1 KASIM ÜZERİNDEN HDP BURAYA DEME ZAMANI

  • 8.01.2015 00:00

 7 Haziran seçim sonuçları üzerinden yapılan genel değerlendirme , “Seçmen koalisyon istiyor.” şeklindeydi. Seçmen koalisyon için oy vermez. Seçmen, koalisyon istemez. Üstelik birinci parti olarak Ak Parti’yi çıkarmasına rağmen, seçmenin koalisyon istediği değerlendirmelerine hiç katılmadım; 1 Kasım seçim sonuçları üzerinden de anket şirketlerinin yanılgısını, bu değerlendirmeye bağlıyorum.

7 Haziranda seçmen, Ak Partiye bir mesaj vermek falan da istemedi.  Sadece alıştığı 12 yıllık  iktidar durumuna, “ her şeye rağmen yine iktidar olur” kolaycılığıyla belki sandığa gitmedi, bu kadar. Yaşadığı 5 aylık deneyim ve ülkenin içine sokulduğu durumda da, tembelliği bırakarak sandığa gitti. Bu belirleme, Ak Parti seçmeni için.

5 ayda yaşanılan olumsuzluklar – gerek muhalefetten, gerek terörden kaynaklı- üzerine de “hayır, dur!” diyen çeşitli kesimlerden de oy aldı AK parti.  Bu, her seçimde her kesimden oy alabilir anlamı taşımıyor. Oy vermeyip, bir kısmı da sahiden ders vermek istedi ve o dersi de alması gerekiyor Ak Parti’nin. Şayet sahiden kitle partisi olacak, sahiden her kesimi kucaklayacak ise, artık her kesim adına bir kitle partisi izlenimi vermelidir.

% 49,5’luk oy oranı ile tek başına yeniden iktidar olan Ak Parti’nin önünde, 4 yıllık bir istikrar süreci ve çözülmesi gereken acil sorunlar olduğu yadsınamaz. Öncelik sivil, demokratik bir anayasadır ki balkon konuşmasında başbakan da ilk önce buna değindi ve tüm muhalefet partilerine çağrı yaptı.   Anayasa değişikliğinde Ak Parti’nin yanında olması gereken tek parti HDP’dir her şeye rağmen. Demokratik vesayetçi partilerden beklenemez bu talep. HDP bu konuda da, terörle arasına mesafe koyma konusunda da dirayetli davranabilirse, şu seçim barajı denen illetten de kurtulabiliriz-  baraj konusunda iktidarın önerilerinin reddedildiğini unutmadan-.

Çözüm sürecinin, kendisi için ne kadar önemli olduğunu fark eden Kürt halkı’nın talepleri, bölgesel yatırımlar aksatılmamalı.

Bölgesel güç olma adına, bir dört yıl daha en verimli biçimde değerlendirilmeli. Bu konuda ABD’ nin gezici medya üzerinden şekillenen algısı ,ne yazık ki “yaşa ve gör” ötesine geçemediği için,  7 Haziran sonrası  ile 1 Kasım sonrası tavır değişikliği de dahil, olanaklar iyi değerlendirilmelidir.

İngiltere, Sisi’yi niçin ülkesine davet etti? Bu benim için şu an soru işareti. Zira her ülke, kerhen Ak Parti’yi kutlasa da, Doğan medyası geri adım atmış görünse de, İngiltere’nin, Sisi’yi daveti, bu geri adım için bir ileri adım gibi görünmüyorsa da bana, bunu da süreç gösterecek olsa da, Ak Parti mazlumların yanında olmaya, Ortadoğu’da borazan olmak için didinen Avrupa , ABD , İngiltere ve Rusya’ya hem diklenmesinden vazgeçmemeli, hem de ticari, siyasi ilişkilerinde özne olduğunu göstermekten vaz geçmemelidir.

CHP bitmiştir veya kendini son beş ayda yenilediği – ki bence takkiyedir bu- yenilediği gibi devam etmeli ama genel başkanını değiştirmelidir.

Bu arada şunu da belirtmem de yarar var, Türkiye, bir Avrupa ülkesi değil, Ortadoğu’nun da bir parçası ve kazanın kaynadığı Ortadoğu’da, Türkiye’nin sadece ekonomiye bakması ile durum düzelmez…Öyle olsa ABD ve koalisyon denilen Avrupa’nın ne işi var Suriye de? Hatta taa Afganistan saldırısı üzerinden kendine Ortadoğu’da  yol açan ABD ve diğer Avrupa ülkeleri petrol üzerinden oradalarsa, sadece üret –sat denerek Türkiye’ye rol biçilemez… Zira Türkiye de hem Ortadoğu’da hem ülkesinde güç olmaya çalışan Ak Parti ile aslında doğru rotada ilerliyor…Üret sat, derken ülkenin “sosyolojik, psikolojik rollerini ihmal et” gibi kolaycı bir yöntemle toplumsal psikolojiyi reddetmiş oluyorsunuz…Reddettiğiniz aynı zamanda Ortadoğu’da at koşturan emperyal güçler oluyor bu durumda…Buna da asla izin verilemez elbette.

Bunu dikkate alarak Suriye’de Rojawa özerk bölgesinin gerçekliği ve şu anda yaşanılan aykırı insanlık durumları da dahil, İran’ın Ortadoğu politikaları ile Rusya’nın politikaları da dikkate alınmadan, ülkemizde Kürt meselesinin doğru çözümü, HDP’nin doğru rotasından geçer…Gerçi HDP bitiktir ama yine de parlamentoda temsil edilen bir güçtür.

Sonuç HDP’nin ne olacağı ile alakalıdır… Ortada bir İmralı ve Kandil vardır ve çözüm süreci de HDP’ siz bunlar üzerinden değil ,İmralı üzerinden yürüyecektir..

 O halde manzara nettir,

HDP’ye daha çok sorumluluk düşmektedir bu andan itibaren.

Ak Parti, sahici bir kitle partisi olarak her kesimi kucaklarken, demokrasiden taviz vermeyecek ve  Ortadoğu’da da kendini ezdireyecek biçimde bir rol üstlenecektir…İşi zordur ama arkasında ona güvenen bir kitle ve ona umut bağlayan bir Ortadoğu vardır…

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (www.marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.