AKP dönemi Cumhuriyet’in lale devri mi?

  • 10.06.2016 00:00

 Bildiğiniz gibi AKP iktidarının ilk beş yılında, yıllık ortalama yüzde 7,5 oranında büyüme hızı tutturuldu. Sağlık hizmetleri tek elde toplanarak sosyalize edildi. Milli gelirden sağlık hizmetlerine daha fazla pay ayırarak hizmet kalitesi yükseltildi. İlaç fiyatlarını düşürüldü. Bütçe dengesi sağlandı. Enflasyon tek haneye geriletildi. Bu arada Türkiye’nin kişi başına geliri 3 bin 492 dolardan 10 bin 822 dolara kadar yükseldi. İşte hızla artan bu kişi başına gelir Mısır, İran, Tunus, Suriye, Irak gibi diğer İslam ülkelerinin dikkatini çekti. Çünkü aynı dönemde onların kişi başına geliri Türkiye’nin yarısında, hattâ dörtte birinde kaldı. İşte bu hızlı ekonomik gelişme Türkiye’yi onlar için model ülke hâline getirdi.

Peki, sonra ne oldu?

Sonra şu oldu; bu hızlı ekonomik büyümeyle ortaya çıkan kaynaklar imalat sanayiine yani dış ticarete konu mal üretimi yerine lüks konut, lüks AVM yapımına ve lüks otomobil ithalatına yöneltildi. Ve şehir merkezlerindeki yeşil alanlar, parklar, tarihî binalar lüks AVM ve lüks rezidans yapımı için buldozerlerle yıkılmaya başlandı. Tabii bu arada AKP’li belediyeler yol kenarlarını ve kentin varoşlarındaki küçük parkları lalelerle donatmaya başladı.

Yeri gelmişken hemen bir tespit yapalım… İşte AKP’li belediyelerin bu lale düşkünlüğü ve yeni zenginlerin lüks yaşamı AKP’nin yeni Osmanlı düşüncesinin 1718-1730’lardaki Lale Devri’ne bir özentisi olarak değerlendiriliyor. Tabii Lale Devri’ni sonlandıran 1730’daki Patrona Halil’in isyanını unutmamak gerekir. Bu isyan lüks yaşam karşısında geçim sıkıntısı çeken alt sınıfın isyanı olarak bilinir.

Gelelim günümüzde yaşanan lale devrine…

Bu defa Cumhuriyet’in lale devrinde farklı bir sınıf olarak küçük burjuvazi ayağa kalktı. Patrona Halil lümpen proleter olarak tanımlanır. Bazılarına göre Beyazıt Hamamı’nda tellaktı. Bazıları ise ikinci el elbise satıcısı olarak bildiriyor Patrona Halil’i. Ama günümüzdeki lale devrine karşı çıkanlar sınıf olarak farklı. Onlar küçük burjuvalar ve şehrin merkezindeki yeşil alanların yok edilmesi, tarihî yapıların ortadan kaldırılması ve şehrin mimari hafızasının silinmesi karşısında rahatsız oldular. Bu arada Gülsuyu ve Başıbüyük gibi varoşların da AKP’nin kenti yağmalarcasına dönüştürdüğü projelere karşı harekete geçtiğini belirtelim.

İşte bu süreci University of California, Berkeley’den Cihan Tuğal yeni çıkan “The Fall of The Turkish Model” kitabında anlatıyor. Ve Cumhuriyet’in lale devrinin Gezi ile sona erdiğini belirtiyor. Bu arada İslami liberalizmin otoriterliğe dönüştüğü, bu model ülkenin, artık İslam dünyasına model olmaktan çıktığını söylüyor.

Peki, niye böyle oldu?

Oldu, çünkü; AKP iktidarı kaynakları lüks konut, lüks AVM ve lüks otomobile yöneltince özellikle yüksek öğrenimli işsizlerin sayısı arttı. Çünkü imalat sanayii uzun süreli istihdam sağlar ve kaliteli emek ister. Kaynaklar lüks tüketime aktarılınca milli gelirin içerisinde imalat sanayiinin payı yüzde 26’dan yüzde 19’a geriledi. İmalat sanayiinde yeterli istihdam yaratılamadı. Bunun yerine lüks tüketimin talep ettiği daha az eğitimli emek iş bulmaya başladı. Eğitimli küçük burjuvalar geçim sıkıntısı çekmeye başladı. Bu arada yanlış kaynak dağılımı büyüme hızını düşürüp ekonomiyi zora sokunca, bu defa ekonomik sorunları çözeceğine yoğunlaşan talepler karşısında, iktidar, otoriterleşmeye başladı.

Tabii otoriterleşme yabancı sermaye girişini durdurdu, döviz girdileri azaldı, dolar 3 lira oldu. Kişi başına gelir 10 bin 822 dolardan 9 bin 261 dolara geriledi. Ve 7 Haziran 2015 seçimlerinde AKP iktidardan düştü. 1 Kasım seçimlerini kazansa da artık kapsayıcı bir hükümet olamadığı için ekonomiyi yönetemiyor. Turizm durdu. İhracat azalıyor. Sanayi üretimi geriliyor. Anlayacağınız uzatmaları oynuyor.

[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (www.marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.