MEHMET ALİ ALÇINKAYA: ÖZNESİ OLDUĞUM TARİHE TANIKLIK - TKP Yİ ARIYORUZ (3)

MEHMET ALİ ALÇINKAYA: ÖZNESİ OLDUĞUM TARİHE TANIKLIK - TKP Yİ ARIYORUZ (3)
14.12.2018 - 09:37
928
0

 1 Mayıs 1976 Kutlama Komitesi, Türkiye Maden-İş Sendikası’nda toplanarak,1 Mayıs’a katılımı değerlendirdik. DİSK’e bağlı sendikalar katılımdan memnundular. Erdoğan’la ikimizde 1 Mayıs’a katılımı değerlendirdik. Yaklaşık olarak 70’e yakın inşaat işçisiyle 1 Mayıs’a katılmıştık.

1 Mayıs çalışmaları süresince afişleme,yazılama çalışmalarına katılmanın yanısıra,inşaat işçilerinin 1 Mayıs’a katılımını doğrudan örgütlemiştik.

Türkiye Maden-İş Sendikası’nın yanısıra, Petkim-İş, Genel-İş sendikalarına ve Töb-Der’e gidiyorduk. Nafiz Bostancı, Fransa’dan sendikal seminerden dönmüş. Genel-İş Sendikası’nda toplanmışız. Nafiz Bostancı, bize Fransa’da katıldığı semineri ve izlenimlerini anlattı.

SEKA’da çalışan Abdullah Kolbaşı, Çetin Özavcı’nın yanısıra, Birol Başören ve diğer arkadaşlarla, Petkim-İşSendikası Şube Başkanı Cengiz Altınok, Erdoğan’ın Sanat Enstitüsü’nde arkadaşı İsmail Atmaca, İzmit’e gelmiş, Karayolları’nda Dursun ve diğer Karayol’cularla görüşüyoruz. Politik sohbetler yapıyoruz. Sendikalara ve Töb-Der’e sıksık gidiyoruz.

Artık TKP, bizim için elimizi uzatsak yakalayabileceğimiz kadar yakın.bir yandan Atılım Gazetesi (TKP Merkez Yayın Organı, illegal) okuyoruz,bir yandan TKP’nin Sesi ve Bizim Radyo’yu dinliyoruz. TKP’ye ulaşmaya çalışıyoruz...
1 Mayıs’tan sonra İstanbul’a, dayım Hayrettin Altuncevahir’e misafir gitmiştim. Dayım,çalıştığı Türk Demir Döküm Fabrikası’nın Haziran ayında bakıma gireceğini,işçi alacağını söyleyerek, fabrikaya müracaat etmemi söyledi. Dayımın önerisine çok sevindim.15/16 Haziran’lara,1969 Direnişi’ne öncülük eden Demir Döküm Fabrikası’nda işe girecektim. “Yolumuz işçi sınıfının yoludur” diyen bir genç olarak,sanayi işçisinin içinde çalışacaktım.

Dayımın bu önerisini evde annem-babamla ve Erdoğan’la paylaştım. Evdekiler olumlu yaklaştılar. Artık İstanbul’a gidecektim. Sanayi işçisi olacaktım. İstanbul’a,dayıma gittim. Dayımla birlikte Demir-Döküm’e gidip,form doldurdum. Ve geçici kadroyla işe başladım.

Amcam Celal Alçınkaya, Türkiye Maden-İş Sendikası TİP’liydi. Dayımla birlikte İşyeri Temsilciliği’ne gittik. İşyeri Baş Temsilcisi Turgut Alaağaç, Temsilci’lerden Yaşar Soykal, Fuat, Sarı Mehmet, Laz Mustafa, Lokal Temsilcilerinden Remzi Akbaba, Seyfi, Hasan, Ali Hayali ile tanıştım… Fabrika’nın bakımı bir ay sonra bitti. Temmuz ayından itibaren daimi kadroya geçtim. İşyeri Temsilciliği’ne gidip Sendika’ya üye oldum. Artık Türk Demir Döküm Fabrikası’nda kadrolu işçi, DİSK’e bağlı Türkiye Maden-İş Sendikası’naüyeidim.DİSK’e, Türkiye Maden-İş Sendikası’na üye olmak ayrıcalıktı. Kadrolu işçi olmamda dayım Hayrettin’in ve Kısım Müdürü İsmail Bey’in doğrudan katkıları oldu. Fahrettin Ozan, Süleyman Savaş, Ali Osman Kuşburnu, Özkan Kaplan, aynı dönemlerde işe girmişlerdi.

1976 Haziran ayında Fabrika’da işe başladığımın hemen haftasında, İGD’nin Aksaray’daki Genel Merkezi’ne gidip üye oldum. İGD’ye üye formumu doldururken Baki Göncü, bana referans olmuştu. İGD’ye üye olduğumun akşamı, birlikte kaldığım dayım Hayrettin’e İGD’ye üye olduğumu söyledim.

Dayım Hayrettin, Rabak’ta çalışan İşyeri Temsilcisi Mahmut dayım,serbest ticaret yapan Halit dayım,TİP’liydiler. Demir-Döküm’de çalışan amca oğlum Ziya,Halkın Kurtuluşu’ndandı… Türkiye Maden-İş Sendikası Bölge Temsilcisi amcam Celal Alçınkaya, CHP’liydi. Ama Türkiye İşçi Partisi’ne çok yakındı. DİSK yöneticilerinin de kuruculuğunda yer aldıkları 1. TİP’i çok yakından biliyordu. TKP’ye karşı bir tavrı yoktu.

Hayrettin, Halit ve Mahmut dayımlarla sıksık bir araya gelip toplantılar yapardık. Toplantılarda dayımlar tip ve politikalarını anlatırlardı. Kimi zaman toplantılarımıza Türkiye İşçi Partisi’nden arkadaşlarda katılırlardı. Bunlardan hatırladığım Keramik-İş Sendikası’nda Eğitim Uzmanı Nergiz idi...

Bu toplantılarda bende işçi sınıfının partisinin TKP olduğunu, TKP’nin Dünya Komünist Hareketi’nin bir parçası olduğunu,aynı zamanda SBKP (Sovyetler Birliği Komünist Partisi)’nin Türkiye işçi sınıfının partisi olarak TKP’yi kabul ettiğini savunurdum. Dayımlarla kimi zaman tartışmalarımız sert olsadatartışmalar bittikten sonra hiç bir şey olmamış gibi birlikte yaşamı paylaşırdık. Dayım Hayrettin’in evinde ikamet ediyordum.


Hayrettin dayımla TİP Eyüp İlçesi’ne eğitim toplantılarına gidiyordum. Eğitim toplantılarına Can Açıkgöz geliyordu. Hayrettin dayımın vasıtasıyla TİP’li yöneticilerle tanışma şansım oldu. Tanıştığım yönetici TİP’lilerden biriside Cezmi Bey’di. Yanılmıyorsam Cezmi Bey’in Aksaray’daki evine dayımla birlikte gitmiştik. Cezmi Bey,İsmail Bilen ile ilgili birşey söyledi.  Ben İsmail Bilen’i ve TKP’yi savundum. Cezmi Bey, çok nazik bir insandı. Dayım, beni 12 Mart’ta birlikte cezaevinde yattığı arkadaşlarıylada tanıştırdı. Bunlardan Neco,Demir-Döküm Fabrikası’nda işe girmişti.

Hafta sonları İzmit’e gidiyordum. Erdoğan’la, Abdullah Kolbaşı ve Çetin Özavcı ile Atılım Gazetesi okumak için biraraya geliyorduk. SEKA’da Abdullah Kolbaşı ve Birol Başören arasındaki farklı çalışmalardan ve çatışmalardan bizde rahatsızlık duyuyorduk. Neden birlikte çalışmadıkları konusunda her iki tarafada eleştiriler getiriyorduk. İki tarafın biraraya gelerek ortak çalışma yapmalarını istiyorduk. Bu görüşlerimizi Cengiz Altınok’la paylaştık. Ve Birol’la görüşerek,onunlada görüşlerimizi paylaştık. Daha sonra Genel-İş Sendikası’nda Abdullah Kolbaşı, Çetin Özavcı, Birol Başören, Ramiz Biber ve bir kısım SEKA’lı arkadaşın katıldığı birlik toplantısı yaptık. Toplantıya Cengiz Altınok, Nafiz Bostancı, Erdoğan ve ben gözlemci olarak katıldık. Toplantı bittikten sonra Erdoğan ile birlikte toplantıyı değerlendirdik. Birol Başören ve arkadaşlarının açıklamaları bize daha mantıklı geldi. Daha sonraki süreçte Abdullah Kolbaşı ile ilişkilerimiz giderek zayıfladıve süreç içinde bitti.

Kocaeli Devrimciler Birliği’nin yönetimini bizim arkadaşlar almışlardı. Ahmet Alpay,Başkan; Faruk Gencer,Sekreter; Müslim Güler, yönetime gelen arkadaşlardan bir kaçı. Ben,İstanbul’da İGD üyesiydim. Ama KDB (Kocaeli Devrimciler Birliği) toplantılarına katılıyordum.Hafta sonları İzmit’e geldiğimde Karayolları’ndanDursun ve diğer arkadaşlarla görüşüyorum.

Erdoğan,kardeşim Haydar ve kız kardeşim Dilber KDB üyesiydiler. Daha sonra Haydar,KDB’nin Derince Şube Başkanı oldu.

Fabrika’dan işten çıkınca hemen Sendika’ya gidiyorum. İşyerinde sendikal çalışmalara aktif olarak katılıyorum. Fahrettin, Süleyman, Ali Osman, Özkan,İGD üyesi genç işçileriz. Sendikal çalışmaların yanısıra, İGD’nin çalışmalarına da aktif katılıyorum. İGD’de Baki Göncü’nün yanısıra, Ahmet Muhtar Sökücü, Baki Temel Saçlı, Ömer Ağın, Cavit, tanıştığım arkadaşlardı. Genel Merkez’in dışında İGDGazi Osman Paşa Şubesi’nin çalışmalarına katılıyordum.

Şube Başkanı Ertuğrul Sakaoğlu, Şube Sekreteri Fevzi Kuruçay’dı.

Demir-Döküm Fabrikası’nın önünde, Halkın Kurtuluşu ve Aydınlıkçılar(Perinçekçiler) TKP’ye saldırıyorlardı. bize “sosyal faşistler” diyorlardı. Halkın Kurtuluşu ve Aydınlık Dergisi çevresiyle Fabrika önünde tartışarak dergi dağıtmalarını engellemeye çalıştık.

(devam edecek...

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (www.marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.