İlhami Işık: Kürt meselesi bir kesim tarafından çözülebilecek bir mesele değildir

İlhami Işık: Kürt meselesi bir kesim tarafından çözülebilecek bir mesele değildir
27.04.2021 - 00:43
715

PeyamaKurd - Çözüm sürecinin önemli isimlerinden gazeteci ve yazar İlhami Işık, bilindiği üzere Gelecek Partisine katıldı ve Gelecek Partisinin Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun başdanışmanılığı görevini üstlendi.

Işık partisi ve gündem konularına ilişkin PeyamaKurd’e konuşarak Kürt meselesi bir kesim tarafından çözülebilecek bir mesele değildir. Son kırk yıldır çok derin acıların yaşandığı bir meseledir” diyor.

Gelecek Partisi’nde yeni bir görev üstlendiniz. Sizi bu parti ile bir araya getiren bağ neydi?

Şöyle diyeyim; özel bir anlamdan ziyade sayın Davutoğlu’nu yıllardır tanıyorum. Kendisi başbakanken de “Davutoğlucu” olmakla suçlandım. Yaklaşık iki yıl özellikle soysal medyada linçler yedim. Ondan ötürü gazete ve televizyon programlarıma son verildi. Bu suçlamalarla çok yoğun linçler yaşadım. Şöyle diyeyim. Ben bir gazeteciyim ve yıllardır da Kürt meselesiyle ilgili düşüncelerimi yazarak, konuşarak çeşitli medya organlarında dile getirdim. Ve on yedi yaşımdan beri Kürt siyasetiyle ve Türkiye siyasetiyle alakalıyım.

Siyaseti bu anlamda yani politik bir partide siyaset yapma anlamında hiç düşünmedim. Siyasal bir kimlikten ziyade, düşüncenin bir kimlikle ifade edilmesi anlamında Sayın Davutoğlu, danışmanlığı teklif edince düşüncelerimi çok daha rahat ifade edebilme imkanı ortaya çıkacağından ötürü böyle bir şeye evet dedim.

Benim Gelecek Partisiyle böyle bir buluşmam oldu. Daha verimli olabileceğimi düşündüm. Televizyon programlarına çıkmamız ve ulusal gazetelerde yazmamız engelleniyor. Dolayısıyla sadece sosyal medya üzerinden fikirlerin paylaşılması biraz eksik kalıyor. Böyle bir ortamda, sağ olsunlar, bana böyle bir teklif gelince, ben de kabul ettim.

Türkiye’nin en önemli meseleleriniden biri de Kürt meselesi. Partinizin, Kürt meselesi ve Kürtlere ilişkin projeleri nelerdir?

Her siyasi partinin Kürt meselesine bir bakış açısı vardır. Dolayısıyla partilerin Kürt meselesine bakışının olumsuz olması da tartışmaya olanak tanıdığı için anlamlıdır. Bana göre böyle bakmak gerekir. Bana göre Kürt meselesi barışçıl yol ve yöntemlerle ve demokratik adımlarla çözülmesi gerekir. Kürtlerin bu ülkede kendi kimlikleriyle özgür bir şekilde yaşayabilmesi sağlanmalıdır. Şiddet dışında Kürt meselesiyle alakalı her düşüncenin özgürce tartışıldığı ve toplumun önemli bir kesimi tarafından kabul edilebilir, geciktirilmeden hayata geçirilebileceği bir ortamın oluşturulması noktasında Gelecek Partisinin varlığı ve Kürt meselesine bakışı önemlidir.

Çünkü Türkiye genel anlamda muhafazakar bir toplum. Son yirmi yılda özellikle AK Partinin oluşturduğu bir sosyoloji var. Böyle olunca muhafazakar-İslami kimlikli ve demokrat kimlikli bir siyasal partinin Kürt meselesine bakışı Kürtlerin özellikle dil sorununun hukuk ve adaletle ilgili sorunların çözümü konusunda göstermiş olduğu veya göstereceği çaba ya da var olan duruşunu zenginleştirme adımları benim açımdan çok anlamlıdır.

Çünkü Kürt meselesi bir kesim tarafından çözülebilecek bir mesele değildir. Son kırk yıldır çok derin acıların yaşandığı bir meseledir. Türkiye’nin kendi meselesini içe kapatan hem de Türkiye’nin tüm meselelerini içe kapatan daha çok kutuplaşmaların ağırlaşması nedeniyle korunmacı, savunmacı ve devletçi bir yönelişe sevk eden,

kimi zaman da faşizan bir boyuta doğru giden bir durumu yarattığından ötürü bunu tersine çevirecek herkesin düşüncesini özgürce ifade edebileceği şiddet dışında en aykırı taleplerin bile dile getirilebileceği, kimsenin canının yanmadığı yani özgürlük talebinin başkalarını acıtacak talebe dönüşmeyeceği bir ortamı yaratma anlamında gelecek var etsin.

Gelecek Partisinin önümüzdeki süreçte en önemli hedefi nedir?

Doğal olarak her parti iktidarı hedefler. Ama bence Gelecek Partisinin birinci hedefi mevcut durumun daha kötüye gitmemesi için her muhalefetin görevi mücadele etmektir.

Siyasi partilerin elbette birinci hedefi iktidar olmaktır. Bundan daha insani bir duruş da şudur: Mevcut iktidarın yanlışlık yapmasını engelleyebilecek caydırıcı durumlar yaratabilmektir. Yani sadece seçimden seçime gitme anlamında organizasyonlar değildir.

Teorik anlamda da mevcut iktidarların ülkeye zarar vermesini engelleyebilecek somut adımlar atmaktır. Yani böyle anlaşılmalıdır diye düşünüyorum. İktidar partisi açısından da öyledir. Bu ülkenin yönetilemez hale gelmemesi adına somut, kabul edilebilir gerçekçi adımları teşvik etmek onları daha da zenginleştirmek ve kıymetli hale getirmek adına mücadele etmelidir diye düşünüyorum.

Türkiye’de birçok kesimden iktidara sert eleştiriler varken bazı kesimler de muhalefet kanadının somut projeler ortaya koyamadığını şiddetle dile getiriyor. Muhalefet ne yapmalı?

Bu gün Türkiye’de sorun yokluk sorunu değildir. Sorun var olanı yağmalama, çarçur etme sorunudur. Var olan zenginlikleri peşkeş etme sorunudur. Eğer siz bu ülkenin adil, hukuka dayalı, demokrasisi gelişmiş, herkesin kendisini rahatça ifade edebileceği, farklılıkları ya da etnik farklılıkları düşman görmeyen, inanç ve mezhepleri düşman görmeyen bir duruş sergilerseniz, bu ülke sadece seksen dört milyona değil sekiz yüz milyona bile yetecek kadar ekonomik, sosyal, kültürel zenginliğe sahip bir ülkedir. Böyle bakmak gerekiyor.

Topluma da bu mesajı vermek gerekiyor. Ülkenin yeteri kadar kaynağı olmadığı, ülkede yeteri kadar hukuku adaleti sağlayacak insan olmadığı ya da yeteri kadar maddi zenginlikler olmadığı için değildir. Bu sorunları, kötü yönetimler yüzünden git gide daha ağırlaşarak yaşıyoruz.


Editör: N. Cingirt

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (www.marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar (1)

  • Ad Soyad Giriniz...
    Ad Soyad Giriniz...
    10.03.2013 14:22

    Ağırlaştırılmış müebbet alsın çürüsün hücrede!!

Resmi İlanlar