• 12.05.2021 07:13
  • (87)

Malum her ayın 10'unda TÜİK işgücü istatistiklerini açıklar. Biz de Betam'da her ayın 10'unda başka işleri bir yana bırakır bilgisayar başında İşgücü Piyasası Görünümü notumuzu öğleye kadar yetiştirmek için rakamları bekliyor oluruz. Geçtiğimiz pazartesi işgücü piyasası rakamları açıklandığında açıkçası büyük bir şaşkınlık yaşadık. Şubatta yüzde 13,2 olan işsizlik oranı martta yüzde 13,1'e gerilemişti. Şaşırtıcı değildi. İstihdam artışı 550 bindi. Beklenenden daha yüksekti ama olmayacak iş değildi.

Doğal olarak kendimize sorduğumuz ikinci soru istihdamda bu kadar yüksek artış varken işsizlik oranının neden hemen hemen yerinde saydığıydı. İşsiz sayısına baktık, 4 milyon 177 binden 4 milyon 239 bine yükselerek 59 bin artmıştı. Normal zamanlarda istihdam bu kadar artarken işsiz sayısının azalması gerekirdi ama anormal zamanlarda yaşadığımızdan bu da şaşırtıcı sayılmazdı. Şubat ayında olduğu gibi sayıları milyonları bulan potansiyel işsizler yavaş yavaş iş aramaya koyulmuşlardı; işsizlik oranında çok sınırlı bir azalmanın nedeni belliydi.

Nutkumuz tutuldu

Peki, bu yüksek istihdam artışı acaba hangi sektörlerden kaynaklanmıştı? İşte tam bu noktada tabiri caiz ise nutkumuz tutuldu. 550 binlik istihdam artışının tam 480 bini sanayide gerçekleşmişti. Sanayi istihdamı bir ay içinde 5 milyon 697 binden 6 milyon 177 bine yükselmişti. Artış oranı da dudak uçuklatacak düzeydeydi: Yüzde 8,4. Bir önemi yok ama hem adet yerini bulsun hem de belki merak edersiniz diye diğer sektörlerdeki gelişmeleri not düşeyim: İnşaatta ve tarımda istihdam 89 bin ve 15 bin artmış, hizmetlerde ise 27 bin azalmış.

Sanayide bir ayda bu kadar yüksek bir artış daha önce görülmüş bir şey değildi. Son üç yılda zaman zaman yüksek artışlar gerçekleşmişti ama tarihi rekor mayıs 2019'da 254 bin ile kırılmıştı. İkinci en yüksek artış ise geçen aralıktaki 220 binlik artıştı. Mart 2021'in 480 binlik artışı tam bir muammaydı.

Tabi akla ilk gelen mart ayında sanayi üretiminde çok yüksek bir artışın gerçekleşmiş olmasıydı. Ancak TÜİK Sanayi Üretim Endeksini ertesi günü yani salı günü açıklayacaktı. Hiç verimlik artışı olmasa bile bu muazzam istihdam artışı nereden baksanız en az yüzde 8 gibi bir üretim artışı gerektiriyordu.

Böyle bir artış hiç gerçekçi değildi ama yine de sanayi büyümesini beklerken İşgücü Piyasası Görünümü notuna bu konuda ne yazabilirdik? Barış Soydan'ın dünkü yazısında (TÜİK verisi tartışma yarattı) aktardığı gibi "Sermaye yoğun bir sektör olan sanayide bu boyutta bir artış oldukça şaşırtıcıdır. 11 Mayıs 2021 tarihinde yayınlanacak olan Sanayi Üretim Endeksi verileri takip edilerek istihdam artışının üretimdeki artışı izleyip izlemediği takip edilmelidir" uyarısını yapma gereğini duyduk.

Dün sabah TÜİK sanayi istatistiklerini açıklayınca şaşkınlığımız daha da arttı, istihdam muamması ise katmerleşti. Martta aylık sanayi üretim artışı topu topu yüzde 0,7 olmuştu. Sektörlerde istihdam değişimleri ile üretim değişimleri arasındaki bağı aylık olarak gözlemlemek mümkün olmayabilir, bunu biliyoruz. Ama el insaf: Bu iki gösterge arasında böylesine devasa bir fark da olamaz. En azından ben böyle düşünüyorum.

Bundan sonra söylenecekleri Barış Soydan dünkü yazısında söylemiş. Özellikle bir meslektaşımıza (Orhan Karaca) "Acaba rakamlarla oynanmış olabilir mi?" mealinde bir soru yöneltmiş. Karaca'nın yanıtını aynen aktarmak istiyorum: "Bu verileri birileri masa başında üretmiş olsa, şüphe çekmemek için, istihdamdaki artışın sektörel ve cinsiyet dağılımına dikkat ederdi. Yani böyle garip bir dağılım değil tam tersine dengeli bir dağılım görürdük."

Barış Soydan bu soruyu bana sormuş olsaydı aynı yanıtı verirdim. Yani muamma olduğu yerde duruyor. Bir ihtimal, TÜİK'in iki rakamdan birini ya da ikisini birden revize etmemesi. Ama muammayı ortadan kaldıracak ölçüde bir revizyon doğrusu benim hayal gücünü aşıyor.

Kadın işsizliği artmaya devam ediyor

Yazıyı biraz uzatma pahasına bir diğer ilginç gelişmeye daha değinmek istiyorum. Mart ayında sonuç olarak işsizlik oranının sadece 0,1 yüzde puan azaldığını biliyoruz. Ama kadın erkek ayrımında durum çok farklı. Kadın işsizlik oranı yüzde 15,7'den 16,5'e yükselirken erkek işsizlik oranı yüzde 12'den 11,5'e gerilemiş bulunuyor. Matematik açıklaması kolay: Kadın istihdamı 36 bin azalıp işsiz sayısı 93 artarken, erkek istihdamı 586 bin artıp işsiz sayısı 34 bin azalmış. Sanayiye baktığınızda ise erkek istihdamının 494 bin arttığını kadın istihdamının ise 12 bin azaldığını görüyorsunuz.

Bu da oldukça tuhaf bir gelişme. Muhtemeldir ki sanayide faaliyet kolları düzeyinde çok farklı gelişmeler yaşandı: Erkek çalışanların yoğun olduğu kimi faaliyet kollarında büyük bir canlanma meydan gelirken, kadın çalışanların yoğun olduğu faaliyetler durağanlaşmış olabilir. Ama sonuçta olan yine kadınlara olmuş oluyor. Kadın işsizlik oranı son üç ayda yüzde 14'ten 16,5'e yükseldi. İşgücüne katılım oranı da (yüzde 31,7) hâlâ mart 2019'daki rekor seviyesinin (yüzde 34,9) bir hayli altında.

Bir ipucu: Kayıt dışı istihdamda ciddi artış

Sonuç olarak mart 2021 muamması ile bir süre uğraşmak zorundayız. Aylık işgücü istatistikleri yeterince ayrıntılı değil. Örneğin, işteki durum (ücretli, kendi hesabına vb) ile eğitim gibi ayrıntılar örneklem yetersizliği nedeniyle verilemiyor. Bunun için çeyreklik işgücü istatistiklerini beklememiz gerekiyor.

Sadece tarım ve tarım dışı kayıt dışılık oranı aylık veride mevcut. Tarım dışı istihdamda kayıt dışılık oranı şubattan marta yüzde 16,7'den yüzde 17,8'e yükselmiş. Ciddi bir artış. Toplam tarım dışı İstihdam rakamları üzerinden yaptığım hesaba göre kayıt dışı çalışanların sayısı bir ayda 5 milyon 460 binden 5 milyon 914 bine 454 bin artmış. Kısacası devasa istihdam artışının kahir ekseriyetinin kayıt dışı çalışanlardan oluştuğu anlaşılıyor. Muammayı çözme uğraşında bir ipucu olabilir.