• 18.02.2022 08:05

Biliyorsunuz bir süre önce işgücü piyasası yazılarımı her ay yerine üç ayda bir yazmaya karar vermiştim. Gerekçemi hatırlatayım: TÜİK işgücü istatistiklerini Ocak 2021'den itibaren aylık yayımlamaya başladı. Önceden bu istatistikleri her ay yayımlıyordu ama rakamlar üç aylık ortalamalardı. 

Aylık rakamlar daha güncel olduklarından caziptiler. Ama zamanla görüldü ki aydan aya bazı göstergelerde, özellikle de sektör istihdamlarında, üç aylık ortalamalara kıyasla ekonomik gidişattan tamamen kopuk aşırı artış ya da azalışlar ortaya çıkıyor. 

Yine zaman içinde görüldü ki 2021'de yayımlanmaya başlayan çeyreklik istatistiklerde bu anormallikler mevcut değil. Ben de aylık istatistiklerin anormallikleri ile uğraşmak yerine Türkiye işgücü piyasasında gidişatı çeyreklik istatistiklerle takip etmeyi tercih ettim. 

Sadede gelmeden önce bu tercihimi haklı çıkaran bir son dakika gelişmesini de paylaşayım. 2021 dördüncü çeyrek işgücü istatistiklerinin yayımlandığı 15 Şubat'ta TÜİK HİA istatistikleri ile ilgili bir duyuru yaptı: Artık sektör istihdam rakamları aylık olarak yayımlanmayacak. TÜİK'in duyurusunda yer alan konu ile ilgili kısmı yazının sonuna ekliyorum.

İyi haber, istihdam artmaya işsizlik de azalmaya devam ediyor

Tablo 1'de 2021'de Temmuz-Ağustos-Eylül ile Ekim-Kasım-Aralık dönemlerinin (3. ve 4. çeyrekler) istihdam ve işsiz sayıları ile işsizlik oranları yer alıyor. Son gelişmeleri değerlendirmek için bu rakamları kullanacağız. Tabloya 2020'nin dördüncü çeyrek rakamlarını da ekledim; son bir yılda nereden nereye gelindiğini görebilmek için.

Tablo 1: 2021 işgücü piyasası genel görünümü (MEA) (000)

Kaynak: TÜİK, HİA 

Pandeminin 2020'de neden olduğu büyük istihdam kayıpları toplamda fazlasıyla telafi edilmiş durumda. Sektörler ayrımında durum farklı. Rakamları tabloya koymadım ama sektör istihdamlarında gelinen noktayı özetleyeyim: 

Sanayi istihdamı 6,5 milyonu buldu. Pandemi öncesine kıyasla 800 bin kadar artıda. Pandemi 2020 baharında sanayiyi sadece iki ay gibi kısa bir süre sarsabilmişti. İki yılda 800 bin ilave istihdam bu sektör için bayağı iyi bir performans.

Hizmetlerde istihdam 16 milyon 700 bin civarına yükseldi. Pandemi öncesine kıyasla 900 bin kadar artıda. Önceki yıllarda istihdam fabrikası olan bu cesametteki bir sektör için iki yılda 900 bin ilave istihdam vasat bir performans ama en azından pandemi şokunun yarattığı kâbus geçmişte kalmış gibi duruyor.

İnşaatta da istihdam pandemi öncesine kıyasla artıda; 300 bin kadar. Ama 2018 başında patlak veren kriz öncesi bu sektörde istihdam 2 milyon 200 bine kadar yükselmişti.  2021'in son üç ayında ancak 1 milyon 800 bine çıkabildi. Yapısal sorunlarını hala atlatabilmiş değil.

İstihdamda yüksek artış sonucu işsizlik oranı da haliyle azaldı. Son üç ayda önceki üç aya kıyasla yüzde 11,7'den 11,2'ye geriledi. Bir yıl önce yüzde 13 seviyesindeydi. 

Tabloda görüldüğü gibi istihdam artışı bir yıl gibi bir sürede 2 milyon 850 bini bulurken işsiz sayısında azalışın 250 bin ile sınırlı kalması dikkatinizi çekmiş olmalı. Nedeni pandemi sırasında işini kaybedip işgücü piyasasını terk eden milyonların ya da iş bulma ümidi olmadığından işgücü piyasasına girişini erteleyen yüzbinlerin geri dönmeye başlaması. Nitekim işgücünde de bir yıllık artış 2 milyon 600 bini buluyor: Normal zamanların neredeyse üç katı. İşgücüne katılım oranı da son bir yılda yüzde 49,3'den 52,6'ya yükselmiş durumda. 

İyi haber bu kadar, sıra şimdi kötü haberde. 

Kadın işsizliğinin iç karartıcı halleri

Türkiye'de işgücü istatistikleri Uluslararası Çalışma Örgütü'nün standartlarıyla 1989'dan bu yana üretiliyor ve yayımlanıyor. Başlangıçtan itibaren kadın işsizlik oranı erkek işsizlik oranının hep üzerinde oldu. Nedenleri ayrıca tartışılabilir. Ama son yıllarda kadın ve erkek işsizliğindeki bu eşitsizlik vahim boyutlara ulaştı; özellikle belirli eğitim seviyelerinde. 

Pandemi şokunu atlatan İstihdam hızla toparlanıp işsizlik oranları da genelde düşüşteyken acep kadın ve erkek işsizliği ne durumda diye haliyle insan merak ediyor. Genel manzara Tablo 1'den izlenebilir.

Son bir yılda erkek işsizlik oranı 2,4 yüzde puan (yüzde 12,3'ten 9,9'a) azalırken kadın işsizlik oranında azalma 0,4 yüzde puanda kaldı (yüzde 14,4'den 14'e). "Hiç yoktan iyidir, en azından azalmış" denilebilir ama kadın erkek işsizliğinde adaletsizliğin daha da büyüdüğü görmezlikten gelinemez: Bir yıl önce kadın ile erkek işsizlik oranları arasındaki fark 2,1 yüzde puanken şimdi olmuş 4,1 yüzde puan. 

Kadın ve erkek işsizliği eğitim düzeyleri itibariyle irdelendiğinde adaletsizlik daha da iç karartıcı bir hal alıyor. Yazıyı iyice uzatmamak için dört eğitim düzeyinde kadın ve erkek işsizlik oranlarının sadece son durumunu paylaşıyorum (Tablo 2). Eğilimleri ve nedenlerini bir sonraki yazıda tartışırız. 

Lise altı eğitim seviyesinde büyük bir sorun yok; kadın ve erkek işsizlik oranları hem düşük hem birbirine yakın. Bu olgunun başlıca iki nedeni var: Tarımın kadın istihdamında göreli yüksek bir paya sahip olması, bir de son yıllarda hizmet kesiminde düşük eğitimli kadınların istihdamında yüksek artışların gerçekleşmesi.

Genel lise diplomasına sahip kesime geldiğimizde adaletsizlik adeta sırıtıyor: Erkek işsizlik oranı yüzde 10,6 kadın işsizlik oranı yüzde 18,6; neredeyse iki katı. Ama daha beteri var. Meslek ve teknik okul mezunlarında işsizlik oranları yüzde 8,8'e 20,9; bu kesimde kadın işsizliği erkek işsizliğinin iki katından fazla. Her 5 meslek lisesi mezunu beş kadından biri işsiz. Nedenleri mutlaka araştırılmalı.

Tablo 2: Eğitim ve cinsiyet ayrımında işsizlik oranları, 2021 Ç4 (%)

Kaynak: TÜİK, HİA 

Ama bana sorarsanız asıl vahamet lise artı yani yüksekokul ve üniversite mezunları kesiminde. İstatistikler son yıllarda genç kadınların genç erkeklere kıyasla yüksek eğitime hem daha büyük sayıda hem de daha başarılı bir şekilde devam ettiklerini açıkça gösteriyor. 

Bu hiç kuşkusuz Türkiye'nin ekonomik kalkınma uğraşı açısından çok sevindirici bir haber. Ama şu tabloya bir bakar mısınız: Yüksek eğitimli kadınlarda işsizlik oranı yüzde 16,1 erkeklerde yüzde 8,8; eğitimli kadınlarda işsizlik oranı erkeklerin neredeyse iki katı. Bu olgu sadece adaletsizlik açısından değil kaynak israfı bakımından da son derece can sıkıcı. 

Yazı bayağı uzadı. Noktalamadan şunu da ekleyeyim: Yüksek eğitimli kadın ve erkeler arasında işsizlik farkı yaşlı kuşakta namevcut. Orta kuşakta mevcut ve yavaşça artıyor. Ama genç kuşakta işsizlik oranları arasındaki fark baş döndürücü bir hızla büyüyor. Çok yazık!



TÜİK'İN HANEHALKI İŞGÜCÜ ARAŞTIRMASI HAKKINDAKİ DUYURUSUNDAN ALINTI  

Çeyreklik ve yıllık haber bültenlerinde daha detaylı olarak verilen ve verilmeye devam edilecek olan sektöre ilişkin işgücü göstergeleri 10 Mart 2022 tarihindeki İşgücü İstatistikleri Ocak 2022 Haber Bülteninden itibaren aylık olarak yayımlanmayacaktır.