• 11.07.2014 00:00
  • (51771)

 İşte zor zamanlardan bir kesit daha... Koca çınar devrildi, büyük insan sonsuzluğa uğurlandı. Tanıdığım ve saygı duyduğum insanlardan önce Hasan Öztürk sonra Numan Dönmez ve şimdi de Burhanettin Çetinkaya bu dünyadan çekip gittiler... Deyim yerinde ise beni de öksüz ve yetim bıraktılar. Bu konuda acım gerçekten sonsuz... Burhanettin, benim yoldaşımdı... Ağabeyim ve her şeyim, babam çok önceleri öldüğü için yeni babamdı da...

Çetinkaya’yı ben ilk 1973’de tanıdım. O günden sonra hiç ilişkimiz kopmadı hep ileriye gitti. Çeşitli derneklerde birlikte çalışmıştık. Tarihsel TKP’nin atılım yaptığı yıllarda, 1977-1978-1979 yıllarında, yılmak bilmeyen o yol gösterici sevecen güleç şakacı halleri hala canlı, aklımdan hiç silinmeyecek.

Daha sonraları TKP operasyonlarındaki o dik duruşu, yoldaşlarına örnek davranışlar sergilemesi, hele Emniyet’teki kara günlerde “Korkmayın yoldaşlar, bu kara günler de geçer. Biz yine mücadelemize devam ederiz. İşkenceciler, tarihin karanlık sayfalarına gömülüp gider ama bizi tarih, parlak harflerle yazacaktır. Çünkü biz halktan yanayız, halk için mücadele ediyoruz.” Derdi. Yoldaşlarının moral kaynağı idi. Hiç boyun eğmedi ama hiç aşırı hareketleri de olmadı. Aklını kullandı, duygusallığa meyil etmedi...

Cezaevi yıllarındaki tutumuyla, tüm yoldaşlarının da tanık olduğu gibi, örnek insandı. Midesinden önemli derecede rahatsız olmasına karşın o zor koşullarda hiç bahane etmedi, cezaevindeki hiçbir etkinliği aksatmadı. İçimizde en yaşlımız olduğu halde hiç dert etmedi...

Daha sonra Bandırma’daki yaşantısında sarsılmaz bir biçimde insanlığın iyiliği için çarptı hep yüreği...

Onu görmediğim zamanlar, hep kendimde bir eksiklik hissettim. Şüphesiz onun benden de çok görüştüğü başka arkadaşları ve yoldaşları da vardır, ama bu bendeki sevgiyi azaltmadı, tam tersine beni kendisine daha çok bağladı ve onun için başta da söylediğim gibi ona baba gözü ile de baktım. Canım Burhanettin Ağabeyim, yoldaşım, babam, huzur içinde uyu... Hasretini şimdiden çekmeye başladım...