• 15.01.2021 00:00
  • (2772)

 Ne zamandır aklımdaydı aslında şu akademi dünyasında intihal, hırsızlık ya da kapkaççılık meselesine bir el atmak...

Olmadı bir türlü.

Gündem o kadar yoğun ve sıcak ki...

Bir türlü fırsat bulamadım.

Neyse...

Kısmet bugünmüş.

İyi de oldu aslında çünkü artık bu hırsızlık, ahlaksızlık ciddi ciddi ve resmi olarak soruşturulmaya başlandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunan YÖK (Yüksek Öğretim Kurumu) sonunda; "Akademik dolandırıcılık” olarak tabir edilen suçu işleyenlerin peşine düştü.

Tezini parayla yaptıran ya da başkalarının tezlerini kopyalayıp kendi emeğiymiş gibi kakalayan hırsızlar gözaltında artık!

Tabii YÖK bu adımı özellikle son dönemlerde; ”Tezleriniz, ödevleriniz ücret mukabili itinayla hazırlanır!” diyerek internet üzerinden bas bas bağırarak aleni bir biçimde bu işi ticarete dökenlere dair attı ama duyduğuma göre geriye dönük de bir şeyler olabilir.

Öğrendiklerimi söylüyorum...

Şebeke kurmuşlar.

Bir değil, birkaç tane...

Tembel, asalak ama uyanıklara hizmet ediyorlar.

Tez isteyene tez hazırlıyorlar.

Ödevi olana ödev…

Ve dahası online sınavlarda öğrencinin yerine sınava giriyorlar.

Şaka gibi ama bir de bunun hiç utanmadan, yüksünmeden orada burada duyurusunu yapıyorlar!

Ama artık yapamayacaklar.

En azından bu kadar fütursuz olamayacaklar.

Çünkü YÖK bu hırsız asalakların peşine düşme konusunda kararlı.

İntihalci, kopyacı uyanıklar kara kara düşünsün artık!

Zira yandılar bence.

Yansınlar da çünkü ha birinin parasını çalmış ha tezini...

Ya da kitabını ya da yazısını!

Toplumsal değerlere göre bu insanlar da hem ahlaken hem de hukuken hırsızdır!

Bu arada Türk Ceza Kanunu'nda, bu kapsamda dolandırıcılık suçu işleyenlere 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve adli para cezası, nitelikli dolandırıcılık suçu işleyenlere 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve adli para cezası, suçun işlenmesine yardım eden kişiye suçu işleyene verilen cezanın yarısı kadar hapis cezası öngörüldüğünü de not olarak düşeyim...

Şunu da vurgulayayım; YÖK’ün bu suç duyurusu sadece tez yazdıran kişileri ve şirketleri değil, bu sürece katkı sağlayan akademisyenleri de hedefliyor.

Aldığım kesin bilgiye göre YÖK bu soruşturmaları ile kamu görevini sonlandıracak bir süreci de başlatıyor.

Dilerim geriye dönük de bir şeyler olur.

İnşallah; "Doktorum, doçentim” deyip böbürlene böbürlene ortalıkla gezinen intihalcilere de dokunulur!

Utanç verici gerçekten.

Dünyanın hiçbir yerinde kabul edilmez ama bu ülkede dolandırıcılığı kanıtıyla ortada olan tiplerin üniversite de hocalık yapmasına bile göz yumuluyor.

Bu tiplere gelecek nesillerimizin yüksek öğretimini emanet etmek korkunç bir sorumsuzluk!

Toplum içinde dahi gezmemesi lazım bu tiplerin ama geziyorlar.

Hem de burunları beş karış yukarlarda.

Mesela ismi lazım değil.

Meşhur ama “sözde” bir akademisyenin 2010 tarihli yüksek lisans ve doktora tezindeki analizlerin YÖK’ün veri tabanında bulunan eski bir tezle bire bir aynı olduğu ispatlı...

Yani arkadaşın tezini nereden aşırdığı belli..

Ve bu akademik çevrelerde de çok iyi biliniyor.

Sosyal medyada ha bire yazılıp çiziliyor.

Ama işe bakınız ki...

Akademi dünyasını alenen dolandırmış bu arkadaş zerre-i miskal utanç duymadan, edepsizce ortalıkta gezmeye devam ediyor.

Umarım YÖK’ün attığı son bu adımın bir tanesi de eski dönemlerde akademik hırsızlık yapmış bu arkadaş ve onun gibilerin kariyerlerinin üzerine oturur!

Oturur da en azından gelecek dönemdeki gençler bu aymazlardan kurtulur!