• 15.04.2022 08:51

İnsanlık tarihi, insanların zorunlu göçleriyle şekillenmiştir.

Çok eski yıllarda, ya kendilerine daha uygun yaşayabilecekleri alanlar aramışlar, ya da açlıktan, savaştan kaçmışlardı. Yeni, ama “yabancı” alanlarda yaşama tutunma çabasıdır bu eylem. 

Bu “tercihin” İlk ve en belirleyici yanı ZORUNLU olmasıdır.

Hiçbir canlı türü, yaşam alanlarını “iş olsun” diye terk etmez.

Biz insanlara dönelim.

İnsanlığın kendi yaşam alanlarını hangi koşullarda, nasıl ve neden terk ettiği üzerine bir araştırma yapmak, tarihçilerin, sosyologların akademik alanına girer. Benim o alana girmek niyetim yok bu yazımda.

Ben yakın tarihimize dönmek istiyorum. Yani Kapitalizm çağına!

Kapitalizm çağı, -birçok sosyal bilim insanının tanım üzerinde anlaştığı gibi- “ulus devletler” çağıdır. O “ulus devletlerin” kurulması pahasına milyonlarca insanın katledildiği, KATLEDİLMEKTEN KURTULANLARIN DÜNYANIN DÖRT BİR YANINA SAVRULDUĞU bir çağdır.

Kendi coğrafyamızdan devam edeyim. Milyondan fazla Ermeni, milyona yakın Pontuslu, sırf ulus devlet için yok edilmiş, geriye kalanlar dünyanın her yanına dağılmıştır.

Birinci ve ikinci Dünya savaşından sonrası ayrı bir dramdır.

Yakın tarihte başka dramlar var. O yıllarda mülteci olarak bir Avrupa ülkesinde olduğumdan, yakından görme, tanıklık etme “şansım” oldu. On binlerce “Yugoslav göçmen” tüm kıtaya yayılmıştı.

O SAVAŞI O GÖÇMENLER ÇIKARMAMIŞTI OYSA.

Ama bedelini onlar ödediler!

Yakın zamanda, burnumuzun dibinde, Suriye’de de bir iç savaş yaşandı.

Milyonlarca insan canını koruyacak bir alan bulabilmek için, evini, yaşadığını alanı terk edip, sığınacak bir yer aradı.

Bizim coğrafyamızdaydılar, bizim “vatandaşı” olduğumuz topraklara sığındılar…

Ukrayna’yı anlatmayacağım…

Yaşadığımız KAPİTALİZM ÇAĞININ nelere GEBE OLDUĞUNU tam olarak bilme şansımız yok…

ASLA MÜLTECİ DÜŞMANI OLMAYIN!

Sakın insanların “keyfe keder” kendi topraklarını terk edeceğini düşünmeyin!

İNSANLIK HALİ!

YA SİZİN DE BAŞINIZA GELİRSE!