Kürdistan'a birkaç adım

  • 8.02.2016 00:00

 Ortadoğu'nun karmaşık güç dengeleri arasında yeni bir durum kuvveden fiile çıkmaya epeyce yaklaştı.

Savaş çığlıkları arasında, Kuzey Irak Kürdistan'ı yöneticileri bağımsız Kürdistan'a çok yaklaşıldığını tekrar ediyorlar.

"Bağımsız Kürdistan" 1946'da İran'da kurulan çok kısa ömürlü Mahabad Kürt Cumhuriyetinden bu yana oldukça uzak bir hayal olarak görüldü.

Kuvvetli bir Türkiye içindeki Kürt siyasetleri en "ileri" noktalar olarak, özerklik ve federasyon gibi hedefler koydular.

Irak'ta merkezi yönetimin yıkılması, Sünni ve Şiilerin kıyasıya birbirlerine girmesiyle birlikte Irak'ın parçalanması kaçınılmaz bir gerçek haline geldiğinden beri, Kuzey Irak'ta bağımsız bir Kürdistan hayal olmaktan çıktı.

Kuzey Irak Kürtleri şu andaki yaygın savaş halinin Kürdistan'ın bağımsızlığı için bugüne kadar görülmüş en uygun koşulları yarattığını düşünüyor.

Kuzey Irak'ın petrolden aldığı payla bugünkü durumuna gelmesi en başta Amerikan desteğiyle, sonra de Avrupa ve Rusya'nın onayıyla gerçekleşmiştir.

Baba Barzani döneminde Kuzey Irak Kürtlerinin o dönemdeki Sovyetler Birliği ile, yakın dönemde oğul Barzani'nin Putin yönetimi ile ilişkilerini hep sıcak tuttuğu hatırlanmalıdır. 

İsrail'in de bütün Araplar karşısında yeni bir denge unsuru olması için bağımsız Kürdistan'dan yana olduğu ifade edilmektedir.

Şu anda tarihin gördüğü en kanlı mezhep savaşlarından birini yürüten radikal Sünniler ile Şiilerin bağımsız bir Kürdistan'ı desteklemeleri ise mümkün görünmemektedir. Bunlar bağımsız Kürdistan'ı "tahkim edilmiş bir Batı kalesi" olarak göreceklerdir.

Radikal Sünnilerin vurucu gücü IŞİD'in, palazlandığı andan itibaren Kürtleri de hedef seçmesi boşuna değildir.

Kuzey Irak'ta bağımsızlık ilanı kağıt üzerinde, sadece üç adım gerektiriyor. Önce Meclis karar alacak, sonra halkoyu bağımsızlığı onaylayacak ve ilan edilecek.

Ankara'nın resmi Kuzey Irak politikası da bellidir ve Kuzey Irak yönetiminin Ankara ile iyi ilişki kurmaya özen göstermesine rağmen Ankara'nın bağımsızlık vizesi vermesi hala kolay görünmemektedir.

Türkiye'nin, Kuzey Irak Kürdistanı nüfusunun iki katından fazla Kürt vatandaşı vardır ve Kuzey Irak politikası kaçınılmaz olarak buna göre şekillenmektedir.

Ankara'nın klasik resmi açısı hep basit olmuştur: Güneyimizde bağımsız bir Kürdistan, bizim Kürt vatandaşlarımızı da etkileyebilir.

Ama şu da gerçek ki, hem Kuzey Irak'ın konumu hem Türkiye'nin içindeki Kürt bugünkü durumu bu yaklaşımı tümüyle anlamsız hale getirmiştir.

Kuzey Irak Kürtlerinin, hiçbir şeyi aceleye getirmeyecek siyaset ve diplomasi tecrübeleri vardır.
 

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (www.marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.