• 8.02.2015 00:00
  • (2789)

 Öyle anlaşılıyor ki şimdi bahane bulma sırası AK Partinin jakobenlerinde!...

Diyorlar ki, "görmüyor musunuz nasıl bir cephe oluştu karşımızda. Bu nedenle, şimdi zaman TRT 1 de yayınlanan "Diriliş" dizisindeki Ertuğrul gibi dünyaya meydan okuma zamanıdır, durmak yok ileri"!!..

Bakın arkadaşlar kendinizi aldatmayın, o "cephe" yeni oluşmuş bir cephe değildir! Ben onu ilk farkettiğimde yıl 1973 idi. İstanbul 3.Nolu Sıkıyönetim Mahkemesi’nin kayıtlarında bunlar hep var... O zaman bas bas bağırıyordum ben... Tabii o günlerde olayı tam olarak çözemiyordum, „emperyalizmin-CİA`nın cephesi“ falan diyerek her taşın altında (şimdi sizin yaptığınız gibi) CİA parmağı falan arıyordum, ama bu ayrı bir hikaye!...

Aynı cephe 1960 ta da vardı... Menderes'i kim, nasıl asmıştı dersiniz?...

12 Mart ve 12 Eylülde başka cepheler mi vardı sanıyorsunuz?...

Daha uzakları bir yana bırakalım, 2007`de o Cumhuriyet mitinglerini, tencere tava savaşlarını düşünün!... O Ergenekon, Balyoz Davaları’nı, o Cunta savaşlarını!...

Yani “cephe” her zaman vardı... Ama bu sefer bu cepheye (“her ağacın kurdu kendinden olur” misali)  içerden de katılanlar oldu!...

Erdoğan’ı kutsayarak ona mehdi payesi veren o “danışmanlardan” bahsediyorum!... Bir tanesi, bugün bile hala kendinde,  “seçim sonuçları ne kadar haklı olduğumuzu, halkımızın ne kadar “Türk tipi başkanlık sistemi” istediğini ortaya koyuyor” deme cesaretini buluyor!...  Ben, iki yıldır bas bas bağırıyorum, "yedirmeyeceğiz yedirmeyeceğiz derken siz bu adamı yedireceksiniz" diye de kimse aldırış etmiyor, görüyorsunuz durumu!!..

Ama diyeceksiniz ki o danışmanları oraya getiren kim?.. Siz de haklısınız... Bu mekanizma-mehdi, kurtarıcı yaratma mekanizması-tek yanlı oluşmuyor... Ama ben hep bunu da yazdım, 21. yüzyılda bu türden antika yöntemlerle bir yere varılamaz, aklınızı başınıza toplayın, yoksa tepesi taklak gidersiniz diye hep yazdım... Bunlar  kayıt altında yazılı duruyor...

Sonuç mu? “Her şerden bir hayır doğar” denir ya, aynen öyle!... HDP ‘nin parlamentoya girmesi çok önemlidir... Kürt sorununun çözümünde atılan dev bir adım olmuştur bu. Sayın Erdoğan kendisini feda ederek HDP ‘yi parlamentoya sokmuş görünüyor!!.. Düşünsenize,  başka türlü bu kadar milletvekilini çıkarabilir miydi HDP?.. Erdoğan'a bir teşekkür borçlular sanırım!!...

Türkiye geriye değil ileriye gidiyor... Son derece pragmatik ve gerçekci bir halkımız var...

Şimdi zaman, PKK’nın kongre toplayarak silahlı mücadeleye son verdiğini açıklama zamanıdır!...

Öyle görünüyor ki, top şu an bir süre için  PKK ‘nın elinde!... Ortada, parlamentoya 81 milletvekili sokmuş bir HDP varken PKK artık  halâ eskiden olduğu gibi silahlı mücadelede israr edebilir mi?  Böyle bir körlük hali aynen  ötekiler  gibi onları  da bitirmez mi?...

Düşünsenize, PKK bir açıklama yapıyor ve „demokratik yol açılmıştır, Başkan Apo’nun çağrısına uyarak  silah bırakma kararı alıyoruz“ diyor, ne olurdu!?.. Buna en çok kim şaşırırdı dersiniz!!.. Ve bundan en çok kim kazançlı çıkardı?... Düşünün şöyle bir!...

Ama tabi bunlar henüz daha fantazi!... İdeoloji denilen virüs öyle kolay kolay terketmiyor organizmayı!... Ama siyaset de budur işte, yeri ve zamanı geldiği an gerekli adımı atabilmektir... Tabii, attığınız adımların  21.yüzyıl paradigmasına uygun olması kaydıyla!...

AK Parti açısından şu an  hiç   düşünülmemesi gereken şey, atılan  bu adımdan dolayı halkı cezalandırmak olmalıdır.  Eğer işi, hiçbir uzlaşmaya, özeleştiriye yanaşmadan, borsanın iyice dibe vurmasını, dövizin alıp başını gitmesini bekleyerek,   “ne yapalım bütün bunların sorumlusu sizsiniz” demeye getirip, erken seçim takvimi açıklayarak, “ya bize oy verirsiniz, ya da siz bilirsiniz” diyerek  halkı tehdit etmeye vardırırlarsa  o zaman böyle birşey  strateji onları iyice bitirir…

Yapılacak iş, biz nerede hata yaptık diyerek bir durum değerlendirmesi yapmaktır… Bu konuda benim son iki yıldır yazdıklarıma bir göz atmak da belki  yararlı olabilir diye düşünüyorum...