• 8.02.2015 00:00
  • (2868)

 Sayın Erdoğan, "Kürt sorunu yoktur", "Dolmabahçe uzlaşması yanlıştır" dediği an halkımız  bunu;

1-Çözüm sürecine başından beri karşı çıkan MHP'nin haklı olduğunun ilanı olarak yorumlamıştır...

2-Çözüm sürecini başlattığı, bu konuda çok emek verdiği halde bu yeni politikayla Sayın Erdoğan  HDP yi de haklı-mazlum, hakkı yenmiş konumuna sokmuştur...  „Kürt sorunu yoksa, Dolmabahçe uzlaşması yanlışsa“  o zaman sen iki yıldır hangi sorunu çözmeye çalışıyordun!!  Demek ki, MHP nin haklı olduğunu görerek  masadan kalkan sensin diyerek halkımız  HDP yi çözümün tek savunucusu olarak görmeye başlamıştır...

Yani bu kadar olur,  ne olduğu belli olmayan bir „Türk tipi Başkanlık“ dayatması uğruna sen tut kendi elinle HDP yi ve MHP yi öne çıkar, onlara haketmedikleri bir konum sağla!..  

3-Tam seçim öncesinde bu türden bir duruşla sayın Erdoğan Hükümetin manevi sahsiyetini de sıfıra indirmiştir...

4-Sayın Erdoğan Türk tipi başkanlık sistemi dayatmasıyla yeni demokratik bir anayasa talebinin önünü kesmiştir ki, bu da başından beri AK Partiyi destekleyen demoktat kamu oyunu tereddüde yöneltmiştir...

5-Erdoğan, mücadeleyi 21.yy kulvarından 20.yy kulvarına taşımakla ipleri Y.Bulut tipi danışmanlara kaptırmakla kendisini seçimin tek mağlubu haline getirmiştir.  HDP nin başarısının altında yatan tek neden sayın Erdoğan’ın izlediği yanlış politikadır... Bu politika "seni başkan seçtirmeyeceğizden" başka birşey söylemeyen HDP yi bütün tepki oylarının yöneldiği merkez haline getirmiştir...

Yani, secimin galibi HDP değildir... Seçimin mağlubu sayın Erdoğan’ın izlediği politikadır...HDP bunu görerek tepki oylarını kendisine kanalize etme başarısını göstermiştir o kadar...

Sürekli gerilim, sürekli tırmanış, sürekli kavga havasının yaratılması halkın tepkisini toplamıştır... Yok efendim bütün dünya bize savaş açmışta, küresel güçlerle savaşıyormuşuz, ikinci kurtuluş savaşı veriyormuşuz ruh hali halkın tekpisini toplamış, HDP de bu tepki oylarını kendisine kanalize etmeyi başarmıştır. Bu kadar açık!!..

21.Yüzyıl  Türkiye’sinde kimse Türkiye’yi küresel süreçlerin dışına taşıyamaz. Öyle antika „kurtarıcılara“-mehdilere ihtiyacı yok Türkiye’nin. AK parti bir an önce ilk on yıldaki politikalarına geri dönmelidir…

Ben herşeye rağmen HDP barajı aşarken AK Partinin de gene tek başına iktidar olmasını istiyordum, böyle de tahmin etmiştim; ama demek ki halkımız olayı biraz daha radikal bir şekilde değerlendirmiş ve ona göre de Erdoğan’a daha ağır bir fatura kesmiş... HDP nin herşeye rağmen parlamentoya girmesi ise iyi olmuştur inşallah seçim öncesi uç çıkışları kaybolur ve çözüm sürecinde kararlı bir şekilde devam ederler... 
En iyi çözüm, AK Parti HDP ittifakı olur tabi, yeni bir anayasa da buna bağlı...Ama bakalım AK Parti kendi içindeki milliyetçi uçları aşabilecek mi, bakalım HDP bu sonuçları nasıl yorumlayacak!.. Eğer onlar da  rotayı  öteki tarafa çevirerek çözümü Devletçi cephe içinde aramaya başlarlarsa iş biraz daha uzar tabi…
İlk izlenimler böyle!!..