• 14.04.2015 00:00
  • (1978)

  AK Parti'den aday olan kimi gazetecilerle ilgili, ideolojik şaşkınlık ve biad durumu aday olmakla mükafatlandırıldı herhalde!..

Ben o arkadaşlardan beklerdim ki, Balyoz ve Ergenekon Davaları çöpe atılırken en azından "bu kadar da değil" diyebilsinler!..

Beklerdim ki, "1938'e kadar herşey iyi idi 38 den sonra bozuldu" denilerek tarih mühendisliği yapılıp, Kemalistlerle ittifak kurulmaya çalışılırken "durun bakalım bu kadar da değil" diyebilsinler..

Ben isterdim ki,   "biad" kültürüne "kulluk" anlayışına tepki duyabilsinler...

Ve de ben isterdim ki "Kürt Sorunu diye birşey yoktur"denilince "e, o zaman biz hangi sorunu çözmekle uğraşıyoruz ki" diyebilsinler.. Bu konuda en azından bir Arınç kadar hassas olabilsinler..

Ben isterdim ki,'başkanlık sistemine tamam, ama ne olduğu belli olmayan şu "Türk tipi başkanlığı" ortaya atarak gerçekten demokratik bir anayasa tartışmalarının önü kesilmesin'diyebilsinler..

Görmüyor musunuz, artık kimse yeni bir anayasayı tartışmıyor, başkanlık sistemi bile gümbürtüye gidiyor, varsa yoksa bir "Türk tipi" tartışması... Ben isterdim ki, meseleyi Batı-Doğu çatışması haline getirmeye, medeniyetler çatışması haline getirmeye karşı çıkabilsinler, 'yetti artık' diyebilsinler.. Aslında bunların hepsini son iki yıldir yazıp duruyorum, tekrar etmeye gerek var mı bilmiyorum..

Bakın, demokrat duruş; 'doğruya doğru, yanlışa yanlış' diyebilmekle başlar..

10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar esas mesele, Kemalist Devlet Sınıfını iktidardan indirebilmesiyle ilgiliydi ve ben bu noktaya kadar ne olursa olsun Erdogan'ı destekledim.. Oyumu da ona verdim… Şu anda aynı durum söz konusu olsa gene desteklerim..

Ama artık devrimin o aşaması geride kaldı..

Şimdi bambaşka bir Erdoğan var artık ortada; Y. Bulut ideolojisinin gölgesinde,"ben artık devletim" diyerek bambaşka rollere soyunan biri var...

Bu noktada yeni bir süreç işlemeye başlıyor demektir… Ben bunu "devrimin ikinci aşaması" olarak ifade etmeye çalıştım...

Eğer Türkiye eski Türkiye'nin devletine teslim olarak eskinin içinde debelenip kalmayacaksa, eğer, yeni Türkiye'ye doğru bir yolculuk devam edecekse birilerinin de şu an benim yaptığımı yapması lazım.. Bakın bugün artık ben, göğsümü gere gere 7 Haziran seçiminde 'oyumu Erdoğan'a vereceğim' diyemiyorum… HDP 'yi desteklemediğim halde, onların da henüz daha eski Türkiye'nin, "solcu" jönkürt ideolojisinin etki alanından çıkamadığını gördüğüm halde, HDP 'nin baraji aşarak meclise girmesini istiyorum… AK Parti gene iktidar kalsın, ama '329'u aşamasın ki, yeni anayasayı Kürtlerle birlikte yapmak zorunda kalsın' diye düşünüyorum… Başkanlık sisteminin bile ancak bu şekilde demokratik bir yorumla anayasaya girebileceğine inanıyorum..

İki yıldır "bu bir yol ayrımıdır kemerlerinizi iyi bağlayın savrulma tehlikesi var" diye yazıp duruyorum..

Şunu hiç unutmayın, biz niye yola çıktık?

Eğer demokrat duruşumuzu da, günlük siyasete teslim edeceksek daha neyimiz kalır ki geriye..

Ha, son bir nokta, bakın bu konuda ben artık kendi kardeşimle bile tartışır hale geldim..

Bu güzel birşey, yani  tartışmak iyidir, geliştirici, ilerletici olursa tabi..