SEZEN AKSU TÜRKİYE'DİR...

  • 19.01.2022 07:58

Adem ile Havva dinlerde „ilk insanlar“ olarak anılırlar… Bu nedenle, onların varoluş ve yaşam  hikayeleri („cehaletleri“ ve bilgelikleriyle) aslında bütün bir insanlığın yaşam hikayesinden başka bir şey değildir. „İnsan, doğanın kendi bilincini yaratmasıdır“, ya da „Tanrı insanı nefsini bilerek kendisini -Rabbini- bilmesi için yaratmıştır“ deyişleri  onun bu varoluş gerekçesini dile getirir…

Biraz açalım:

İnsanın hayvanlık durumundan ayrılarak insanlık durumuna geçişi „önbeyinin“ -„prefrontalercortex“- gelişmesiyle birlikte olur. Onun, "ne, neden, niçin" sorularını sormaya başlarken, bir yandan kendi nefsiyle varolduğunu hissetmesinin, diğer yandan da bilişsel bir kimliğe sahip olur hale gelmesinin  biyolojik alt yapısı budur…

İnsanın  kendi nefsinin farkına varması olayını dinler „Adem ile Havva’nın yasak meyveyi yiyerek cennetten kovulmaları“ şeklinde ifade ederler. Çünkü -her ne kadar   ne, neden, niçin gibi sorular sormaya başlamış olsalar da-  bu aşamada henüz daha insanların  ağır basan kimlikleri  duygusal düzeydedir.  Onlar bu sorulara henüz daha ancak kendi nefislerini temel alan bir koordinat sistemi içinde kalarak cevaplar aramaktadır. Bu nedenle, ilk anda kendi nefsiyle varoluşunu hisseden insan bilişsel anlamda en fazla mefafizik arayışlar içine girerek „totem“ vb gibi  ilkel dinlerin ortaya çıkışına zemin hazırlamış olur…

(Bu fotoğraf ve insanlık durumuna ilişkin hikaye „Hatıralar“dan ve „Herşeyin Teorisi“nden alıntıdır…  „Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete“ deyişini bundan daha güzel anlatmak mümkün müdür?. Buradaki „alamet“ insanın bindiği kendi biyolojik  vücut atı iken, gidilen „kıyamet“ de „nefsini bilerek Rabbini bilmek“ olarak ifade edilen „kendi varlığında yok olmak“ bilincidir… „Sırat Köprüsü“ ise, tam o geçiş anına denk gelen sınırı ifade ediyor!..)

İnsanlık durumunun evrim süreci içinde "Önbeyinin" -Prefrontalercortex- gelişmesiyle birlikte hayvanlık durumundan ayrıldığını söylemiştik; çünkü insan ancak o andan itibaren bilişsel bir kimliğe sahip olarak  bilişsel işlem yapma yeteneğine de sahip oluyor. Bundan sonra bu süreç artık onun „cehaletten“ kurtularak „nefsini bilirken Rabbini bilmesi“ süreci olarak devam edecektir…

Yazı uzuyor, neredeyse size bütün hayat hikayemi anlatmaya başlayacağım (ama bunu zaten „Hatıralar“ da anlattım!!) Çünkü benim bütün çalışmalarımda, kitaplarımda ele almaya, anlatmaya çalıştığım hikayenin özü bundur… Ayrıntıları şu ana kadar yayınlanmış olan kitaplarımda bulabilirsiniz… Ayrıca yeni kitap da yakında matbaadan gelir sanıyorum…

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (www.marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.