SON iki gündür Suriye’nin Tel Rifat ve İdlib bölgelerindeki Rus güçlerinin hareketine ilişkin haberler geliyor.

Ağırlıklı olarak da PYD/YPG’nin üs kurduğu Tel Rifat bölgesinden çekildiklerine ilişkin haberler yayılıyor.

Hemen belirteyim öyle bir faaliyet yok…

Evet, Ruslar Tel Rıfat’taki birliğini geri çekti, ama yerine de iki gün içinde yenisini gönderdi.

Bu o bölgedeki görev süresi biten birliklerin değişiminden farklı bir durum değildi.

Daha ilerisi birliğini çekerken, Şam güçlerinden çok daha fazla askeri Tel Rifat’a doldurdu, yeni birlik gelene kadar orada tuttu.

Ne zaman ki yeniden geldi, onları yerlerine yolladı.

Yetmedi, bölgede bugüne kadar pek de hoşnut gözükmediği İran destekli milislere dönük de daha şevkat dolu tutum takındı.

Rusların bölgeden çekilmesi bir şey ifade eder mi?

Bu tartışılır…

Çünkü Tel Rifat tek başına Rusların olduğu bir bölge değil.

Toplam büyüklüğü İstanbul ve Ankara’nın bırakın bir ilçesini bir mahallesinden çok daha küçük olan Tel Rıfat’ta refakat savaşçıları, yabancı terörist savaşçılar ve sahada olan ülkelerin desteğindeki milislerle dolu.

Her ne kadar Rusya baskın güç olsa da bu denli çok milisin bulunması bölgeyi istikrarsızlaştırıyor.

ÇEKİLME DEĞİL ROTASYON

Bölgeyi iyi bilen, çalışmalarını bizzat bölgede gerçekleştirmiş olan iki uzman isme olup biteni sordum.

Doç. Dr. Serhat Erkmen, “Rus birliği rotasyon yaptı, yoksa yeni bir şey yok” tespitinde bulundu.

O sürede Rusya destekli Şam güçlerinin sayısının arttırıldığını, İran’ın ek milis gücünü Tel Rıfat’a gönderdiğini belirtip devam etti:

“Ruslar o bölgeden hiçbir zaman çıkacağız demedi. Çıkmalarının da bu aşamada imkanı yok…”

RUSLAR VE İRANLILAR

Bölge üzerine bizzat sahaya giderek çalışmalarını yürüten ORSAM’dan Oytun Orhan da Rusların çekildiğine ilişkin farklı haberlerin hala servis edilmeye devam ettiğini belirtti.

“Ancak çekilme yok, birliğin görev değişimi var” dedi.

Tel Rıfat bölgesinde YPG’nin yerelden yönetim uygulama yoluna gittiğini, Menbiç gibi nüfusun ağırlıklı bölümü Arap olan bu bölgede ortak yönetim anlayışının hakim kılındığını anımsattı.

Oytun, ortak yönetim uygulamasına Fırat’ın doğusundaki Deyrizor, Rakka gibi bölgelerde de geçildiğini belirtti.

İran’ın da Tel Rıfat bölgesindeki hakimiyetinin yüksekliğine vurgu yapan Orhon, son dönem bölgede yaşanan gelişmelerde ABD’nin etkisinin yükseldiğini de anımsattı.

Türkiye’nin Rusya ile her görüşmesinde Tel Rıfat bölgesindeki YPG güçlerini Menbiç ile birlikte boşaltmalarını talep ettiğini de sözlerine ekledi.

ARAPLAR YAPILANLARI UNUTMUYOR

Bu bölgeden yakın zamanda atılan füzelerin, Afrin bölgesindeki istikrarsızlaşmanın nedeni haline dönüştürdüğüne de işaret etti…

Bu bölgede yaşayan Arap asıllıların Al Bab, Afrin bölgesine sürüldüğünü, YPG’nin bölgeyi Rusya’nın hava savunma desteği ile ele geçirmesinden sonra bölgedeki önde gelen Arapları katledip, araçların kasalarında halkın arasında dolaştırdığını söyledi.

“Oradan kaçıp Al Bab, Afrin bölgesine gelen Araplar o yapılanları hiç unutmuyor” dedi.

Görünen o ki Karadeniz’deki hareketlilik ister istemez bölgeyi de ciddi oranda hareketlendirecek.

Trump’ın çekilme kararı sonrası ABD Başkanlık koltuğuna oturan Biden, küresel güvenlik alanına yeniden döneceğinin güçlü işaretini verdi.

Nitekim dün de ülkesinde bulunan 10 diplomatı ülkesinden sınır dışı etti...

Bir yandan salgın belasıyla boğuşan, aşıya ulaşmak için birbiri ile yarışan dünya, soğuk savaş günlerini bir daha kaldırabilir mi?

Böyle bir durumun çok daha ağır sonuçları olacağı da açık…