TARIM VE GÖÇ SORUNU-2

  • 4.09.2022 22:58

Türkiye’de Tarımda verimsizliğin nedenlerinden biri de ilk yazımda da vurguladığım gibi “Su sıkıntısından” kaynaklanıyor.

Düzensiz kentlere göçün nedeni de susuz toprakların verimsizliğinin sonucudur.

Susuzluk dünyanın her yerinde insanları göçebe toplumu yapıyor.

Birleşmiş milletler Örgütünün verilerine göre;küresel ısınma ve kuraklıktan dolayı her yıl dünyada 10 ile 15 milyon insan, adına da “İklim Mültecileri” denilen, milyonlarca çoluk çocuk,yaşlı ve kadınlar ,doğdukları yerleri terk ederek dünyanın başka ülkelerine sığınıyorlar.

Bilimsel “su politikası” olmayan ülkenin tarım politikasının karşılığı olmaz.

Biz de ”Tarım ve Göç” sorununda bunu yaşamıyor muyuz?

Kırsal kesimlerde yaşayan insanlar keyfinden mi yerini yurdunu terk ettiler.

Su yoktu, mevsimlerde kurak geçince ektikleri toprakta verimsiz olunca,tek çareleri karınlarını doyuracakları yerlere gitmek zorunda kaldılar.

Toprağın verimi de tüm canlıların yaşamı da suya bağlıdır.

Tarım deyince tabii ki akla “toprak ve su gelir.”

Bunu söylemeye bile gerek yok.

Gel gör ki,biz de suyun olduğu yerlerde yeteri kadar ekilebilir arazi yok.

Ekilebilir arazinin olduğu  yerlerde de su yok.

Suyun olmadığı yerde  toprak insanın karnını doyurmaz.

Toplum olarak yaşadığımız ekonomik krizi tetikleyenlerin başında iktidarın ciddi bir “ tarım ve su”  politikalarının olmamasının sonucu değil mi?

Coğrafya bir kader ise yapılması gereken nedir?

Akılcı cevabı bilim veriyor:

“Tarım alanlarında bilimsel tarım ve su politikaları ile su rezervlerini artırmak ve hangi bölge de hangi bitki daha verimli olacağı konusunda araştırmalar yaparak,üretimi artırmak ve suyu tasarruflu kullanmaktan başka da çaremiz yok.”

Bunun yeryüzünde örneği İsrail’dir.

İsrail’in bulunduğu  bölge çöldür, İsrail’in çölde bir  “Vaha”  yaratması bilimsel tarım ve su politikasının sonucudur.

İsrail tarımda ‘vahşi sulamayı, yani salma sulamayı’ yasaklamış.

Damlama sistemi dışında hiçbir sulama yapılamıyor.

İsrail’in “tarım ve su politikasının” sonucu tarım da yarattığı katma değer mucizesi, ayrıca incelenmeyi fazlasıyla hak ediyor.

Türkiye’de ekilebilir arazi ve suyun olduğu illerde yanlış sanayi yatırımlarının yapılması ve ekilebilir arazilerin, imara açılması başka bir büyük sorun.

Gelişmiş kentlere kırsal kesimlerden gelen yoğun ve önlenemeyen göç, tarım ürünleri yetiştirilecek arazileri de daraltıyor.

Türkiye’nin en büyük tarımsal ürünlerini ve hayvansal gıdalarını tüketen ili İstanbul.

İstanbul’un etrafında tarım ürünleri yetiştirecek arazi kalmadı.

İstanbul 39 ilçeden oluşuyor ve yatılı nüfusu 16 milyon, giriş çıkışla nüfus 20 milyonu buluyor.

İstanbul’un 39 ilçelerinden ciddiye alınacak tarım yapılabilen tek ilçesi Silivri.

Böyle olunca…

İstanbul’da yaşayan insanların tükettiği tarımsal ve hayvansal gıdaların neredeyse tamamı kilometrelerce uzak, başka illerden geliyor.

Sebze ve Meyvenin merkezi olarak bilinen Antalya İstanbul’a 695,Mersin ise 936 kilo metre uzaklıkta.

Tarım ürünlerinin fiyatı nakliyeden dolayı artarken,ayrıca meyve ve sebzelerin raf ömrünün kısa olması da israfa neden oluyor.

Birleşmiş Milletler Gıda Örgütü(FAO) araştırmaları gelişmekte olan ülkelerde ”Tarladan tabağa gelene kadar tarım ürünlerinin yüzde 50’sinin israf olduğuna” dikkat çekiyor. 

Marmara bölgesinde İstanbul’dan sonra bazı illerde plansız sanayileşme ve imar politikası, neredeyse tarım arazilerini yok etmiş durumda.

Örneğin,Türkiye’nin 10’cu Büyük Şehri Kocaeli 2 milyon insanın yaşadığı,bir sanayi şehridir.

En verimli tarım alanlarına lastik fabrikaları ve sanayi kuruluşları kurulmuş, etrafı da imara açılarak beton tarlasına dönmüş durumdadır.

Kocaeli’nin 13 ilçesi var,bu ilçelerde neredeyse ciddiye alınacak bir tarım ürünü yetişmiyor.

Doksanlı yılların ortasına kadar Yarımca’da yeni adı Körfez olan ilçe de Kiraz,Değirmendere Beldesinde Fındık,Eşme Beldesinde Ayva,Gölcük’ün  İhsaniye Beldesinde Elma,Kandıra ilçesinde yoğurt festivalleri düzenlenir,değişik sanat ve edebiyat etkinlikleri yapılır, konserler verilirdi.

Plansız sanayileşme ve beton politikalarının sonucu, bu meyveler yetişmeyince festivaller de yok oldu.

Kocaeli halkının tüketeceği tarımsal ürünlerde uzak illerden gelmeye başladı.

Devam edeceğim

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (www.marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.