TÜİK NE ZAMAN İNANDIRCI OLUR?

  • 11.07.2022 11:01

Türkiye İstatistik Kurumunun(TÜİK) her ayın 3’ünde açıkladığı aylık ve yıllık enflasyon rakamları son beş  yıldır, ülkenin siyasi gündeminin değişmez tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Ana muhalefet partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun TÜİK’in kapısına dayanarak TÜİK’in gerçek enflasyon rakamlarını açıklamadığını ifşa etmesi,toplumun örgütlü ve dar gelirli kesimlerinde ciddi bir kitlesel karşılık buldu..

Emekliler,sivil toplum örgütleri,memur ve işçi sendikaları tarafından,TÜİK’e olan tepkiler dalga dalga yayıldı ve  her ay TÜİK’in önünde protesto  eylemleri yapmaya başladılar.

Nasıl tepki göstermesinler!.

TÜİK’in son 7 yılda 6 defa başkanı şahsım devletin sahibi tarafından değiştirildi..

Değiştirilme gerekçeleri ise Saray’ın istediği gerçek olmayan rakamlara kısmen direnmeleri.

Kim diyor bunu, görevden alınan TÜİK başkanları..

TÜİK’in açıkladığı enflasyon  rakamlarının toplumda hiçbir karşılığı yok ama yapılan zamlarda var.

Geçinemeyen kitlelerin cebinden zorla para çalınıyor.

Çünkü…

13 milyon emeklinin ve 5 milyon kamuda çalışanın alım gücünün TÜİK’in açıkladığı rakamlar belirliyor.

Ama…

TÜİK Açıkladığı enflasyon rakamları ile bağımsız kuruluşların açıkladığı enflasyon rakamları arasında tam bir uçurum var.

TÜİK Haziran ayı enflasyon rakamını 4.94,yıllık enflasyon rakamını da yüzde 78.62 açıklarken..

Enflasyon Araştırma Grubu(ENAG) göre ise Haziran ayı enflasyon rakamı yüzde 8.3,yıllık enflasyon rakamı ise yüzde 175.55 olarak açıkladı.

DİSK ve İstanbul Ticaret Odasının(İTO)  açıkladığı enflasyon verileri de ENAG’ın enflasyon rakamlarına yakın çıkıyor.

Böyle olunca…

TÜİK’in açıkladığı rakamlara da  kimse  inanmıyor…

  Vatandaş için  inanılır veri,  cüzdanında ki  para ile pazarda ve marketteki etiket fiyatları…

Asrın reisi 4 yılda 3 defa Merkez bankasının başkanını değiştirirken, görevden aldığı Merkez Bankası başkanları için laf dinlemiyorlar demişti.

Hazineden  ve maliyeden sorumlu Bakan Nurettin Nebati’nin medyaya düşen bir açıklaması olayın vahametini gösteriyordu; “enflasyonu kontrol altına almak için Merkez Bankasını devre dışı bıraktık” diyordu.

Halbuki Merkez bankasının 4.maddesi, Merkez bankasının aslı görevini şöyle tarif ediyor: “Fiyat istikrarını sağlamak.Gelir dağılımının bozulmasını önlemek, yıllık enflasyon tahmininde bulunmak. Kamuoyuna enflasyonda hedef belirlemek,topluma yön verme konusu  görevleri arasında” demekte…

Merkez bankasının devre dışı kaldığı bir ülke de enflasyonla nasıl baş edecek, fiyat istikrarını nasıl sağlayacaksınız?

Görüldüğü gibi  Erdoğan’ın iki dudağının arasından çıkacak bir sözle kurumlar ve kurallar devre dışı kalıyor.

Kurumlara olan  güvensizliğin  sebebi nereden geliyor?

Hukuktan uzaklaşmaktan.

Hukuktan uzaklaşınca ortaya keyfi uygulama çıkıyor ve anayasa bay pas ediliyor.

Denetim ve saydamlık  yargı ve muhalefet tarafından yapılamayınca..

Devletin bütün kurumları da inandırıcılığını yitiriyor..

Hatta o kurumlar doğru da söylese kimse inanmıyor.

Hukuk bir kurallar silsilesidir.

İktidar hukuktan uzaklaştıkça devletin tüm kurumlarına karşı toplumun her kesiminde çok büyük bir güvensizlik var..

Bu sadece TÜİK’e değil..

Topluma adalet dağıtacak olan yargıya olan güven yüzde 30’larda seyrediyor,bunu Yüksek yargı kurumlarının başında ki kişiler dile getiriyor.

Yargıyı muktedir ve küçük ortağı muhaliflerine karşı sopa olarak kullanıyor.

HSK, Anayasa Mahkemesinin kararlarını uygulamayan 4 hâkimin yargılanmayacağına karar veriyor..

Anayasa Mahkemesinin kararlarına direnen savcı ve hâkimler terfi ettiriliyor.

RTÜK ise iktidar tarafından muhalif medyaya karşı “bir sansür ve baskı aracına” dönüşmüş durumda.

RTÜK, ana muhalefet partisinin konuşmasını haber yaptı diye, muhalif televizyon kanallarına ceza kesmesi, ekran karartması tam bir deli saçması.

RTÜK, muhalif medyanın ensesinde boz pişirirken, yandaş besleme basına bugüne kadar ciddi bir ceza vermemesi, bu kurumun objektif olmadığını ortaya koymuyor mu?

Ya, Yüksek Seçim Kurulunun(YSK) İstanbul büyük şehir Belediye başkanlık seçimlerini iptal etmesi, kurumun saygınlığına gölge düşürürken..

YSK’da iktidarın talimatı ile  milli irade gaspı” yapan bir mahkemeye dönüştü.

Hani sandık demokrasinin namusuydu?

Görüldüğü gibi sadece TÜİK’e değil devletin tüm kurumlarına olan güven yerlerde sürünüyor.

Cumhurbaşkanlığı hükümet modeli denilen “ucube sistem beş yıl içinde  çöktü ve bir tane toplumsal sorunu çözemedi.

Kusura bakmasın partili Cumhurbaşkanı ama bu saatten sonra “ağzı ile kuş tutsa” inandırıcı olamaz.

Tek yapacağı iş, ekonomik krizi ve hukuksuzluğu ortadan kaldıracak topluma güven ve huzur getirecek olan, erken seçim kararını almaktır.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (www.marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.