Büyük ihtimalle salı akşamından itibaren yeni bir kapanma dönemine gireceğiz. Zaten Cumhurbaşkanı 15 gün önce ramazanla birlikte lokantaların, kafelerin, yiyecek/içecek yerlerinin kapanacağını ilan etmişti.

Önce Bilim Kurulu toplanacak, sonra bakanlar bir araya gelecek. Bilim Kurulu'nun önerilerini değerlendirecekler falan. İşin tiyatro kısmı. Bugüne kadar Bilim Kurulu'nun hangi önerisi hayata geçirildi ki!

Mart başında hızla açılıp saçılma önerisi Bilim Kurulu'ndan çıkmadı herhalde! Bilim Kurulu, tehlike geçti lokantaları da, okulları da açın, mesai saatlerini eskiye çevirin, demedi herhalde!

Yasaklar sürerken yapılan AKP il kongreleri büyük tepkilere neden olunca Cumhurbaşkanı yasakları aynı gün kaldırdı.

AKP ve MHP büyük kongrelerini rahat yapabilsinler diye... Salonu ülkenin dört bir yanından gelen taraftarlarıyla doldursunlar diye kademeli değil, tam açılmaya gidildi.

Otobüslerinde boş koltuk uygulaması bile kaldırıldı.

Ülke bir anda Korona havasından çıkarıldı.

Baş sebep AKP kongreleriydi. Baş sebep Ankara'da yapılacak AKP ve MHP büyük kongreleriydi. Bedeli ağır oldu. Günlük vaka sayısı 55 binin üzerine çıktı, 60 bine merdiven dayadı.

Korona'yla mücadelede çok övünüyorduk ya; Avrupa şöyle perişan, böyle perişan diyorduk. Hastaneleri ağzına kadar dolu, baş edemiyorlar diyorduk.

Şimdi onlar bizim için söylüyor.

Bizi bu hale getiren Saray'da alınan keyfi kararlardır. AKP ve MHP kongrelerini yaz ayına erteleyemez miydi? Statta açık havada sadece delegelerin katılımıyla yapsalar olmaz mıydı?

Bu sayede kademeli açılma yöntemi uygulanır, kimse ağzını açamazdı. Önce okullar açılırdı, 15 günde bunun vaka artışına etkisi ölçülürdü. Sonra lokantalar, kafeler devreye girerdi. 15 - 20 gün onların da etkisi test edilirdi. Daha sonra mesai saatlerinin düzenlemesine geçilirdi. En son şehirlerarası otobüslerdeki boş koltuk uygulaması kaldırılırdı.

Bilim Kurulu üyelerinin bu yöntemi önerdiklerini adım gibi biliyorum.

Böylece turizm sezonuna temkinli girerdik. Vaka sayısı Avrupa rekoru kırmazdı.

Tek suçlu lokantalar, kafelermiş gibi yeniden kapatılacaklar. Kuaför ve spor salonlarının da kapatılması gündemdeymiş.

Esnafa yazık değil mi, orada çalışanlara yazık değil mi? Açılalı bir ay oldu insanların ceplerine üç kuruş para girecek, kimi borcu kapatacak kimi ihtiyacını giderecek.

Yeniden kapat...

İktidarın bilimsel olmayan keyfi uygulamasının bedelini milyonlar ödeyecek.

Ayrıca ramazanda kapatmanın mantığı ne?

Herkes oruç tutar, lokantaya kafeye gitmez, spor yapmaz, tıraş olmaz, evinde oturur mantığı mı?

Büyük çoğunluk oruç tutuyor diyelim.

Daha iyi ya! Lokantalara azınlık gider, mesafe daha rahat kollanır, mesai saatleri de eskisi gibi kademeli yapılırsa toplu taşımada izdihama son verilir. Böylece çalışanlar da işinden olmaz.

İktidar hayır olmaz, kapanacaklar derse bu da keyfi karar olacak.

Hızla açılım nasıl keyfi kararsa, lokantaların ramazan boyunca kapatılması da keyfi karardır!

Bilimsel açıklaması yok. Çünkü iftar saatinde zaten her yer kapalı.

Bırakın açık olsun, insanlar evine ekmek götürebilsin!

Saray'ın keyfi kararlarının bedelini çok ağır ödüyoruz dedim bir örnek daha veriyim. Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal neden bir gece yarısı kovuldu?

Karar keyfi değilse gerekçesini açıklayın.

Gerekçesi açıklanmadığı için karar keyfidir. Çünkü yerine gelen yemin billah ederek izlenen sıkı para politikasından taviz vermeyeceğini söyledi.

Yani faizi indirmeyecek.

Ama bakın, Saray'ın gece yarısı keyfi böyle istedi diye Naci Bey'i kovmasının bedelini bizler ödüyoruz. Daha da ödeyeceğiz.

Naci Bey kovulunca dolar 7.20 liradan (yedinin altına inmesi bekleniyordu) 8.20 liraya çıktı. Önümüzdeki aydan itibaren yüksek kur nedeniyle enflasyon daha da yükselecek. Cüzdanımız daha da hafifleyecek.

Saray'ın keyfi kararı nedeniyle daha da fakirleşeceğiz.

Durduk yerde ağır bedel ödeyeceğiz.

Soru şu: Bu kadar ağır bedel ödeyenler ilk seçimde iktidara bedel ödetir mi?