• 7.08.2014 00:00
  • (30106)

 Alınan her yeni karar, mahallenin en işlek caddesini dik kesen çıkmaz sokağın köşesinde çökmüş bedenini kaldırır ayağa. O karar yürütür seni.

Kendine verdiğin söz, çöl ortasına düşmüş çiğ tanesi kadar hiç kalabilir ya da en güzel gününü yaşamaya gayretkar bir kertenkeleye can verir.

Her yeni karar, ayakları bedenini kaldıran her çocuğun gururla yaptığı zıplayış kadar toz kaldırır yerden. Bir sonraki hep öncekinden daha kısırdır.

Çizdiğin rota, çölde bir kum tepesinin üzerinden bakmanın verdiği heyecanı yaşatır. Ne tepe sonsuza dek kalır ne de beden ufka varır.

Yalnızsan eğer; silahsızsan ama düşmansız da, sessizsen ama zaten duyacak kimse de yoksa... Yoksa yok... Yoktur.  Zorlama.

Mahallenin sonuna kadar yürü. Vilayeti geç sonra. Aş sınırları. Yüz denizleri. Sen yüz, varsın görünmesin kara.

Ne sonsuza kadar yaşatabilirsin kertenkeleyi ne de çölü yeşile boyayabilecek kadarsın.

Bırak doğa ayaklarının altındaki tozu kaldırsın, yaksın tabanını. Varamasan da ufka, umuduna başka bir kum tepeden bakarsın.