Kar taneleri

  • 5.02.2016 00:00

 Yılın son günü… Hücrede, cam kenarında, titreyen bedenime, dondurucu soğuğa inat, dışarıda yağan kar taneleri arasında, ruhumu özgürlüğün boşluğuna bırakıyorum.

Hayaller, umutlar… Gökyüzünde bir kar tanesi gibi yarınlara kanat çırpıyorum.

Hücre soğuk, hücreler buz, hücreler dondurucu…

Karanlık bir yıla inat, giydiği beyaz gelinliğiyle, kar taneleri içimizi ısıtıyor.

Masumiyetin, temizliğin, kirlenmemişliğin simgesi…

Demir ve beton yığını arasında, toprağı göremesek de toprak ve karın, iki sevgilinin buluştuğunu hissediyoruz.

Vuslata şahitlik ediyoruz.

Bir “hiç” olmak için erimek. Eridikçe çoğalmak. Sevdiğine ab-ı hayat olabilmek.

Ruhların, bedenlerin yeniden dirilişi. Tıpkı kar taneleri gibi… Eridikçe çoğalmak.

Bir beden olarak girilen hücrede, binler beden olmak.

Kar taneleri…

Bakabilene, görebilene, düşünene çok şey anlatıyor.

Bir kitapta okumuş, kar tanelerinin resimlerini görmüştüm. Her kar tanesinin farklı bir şekli varmış. Gökyüzünden, yeryüzüne vuslat yolculuğunda, birbirlerine çarpmadan, birbirinin haklarına tecavüz etmeden, bir düzen içinde hareket ettikleri yazıyordu kitapta.

Milyarların yolculuğu, özgürlüğün, sınırların hattını, kırmızıçizgisini bizlere haykırıyordu. Her biri farklı şekilde, her biri ayrı dünyaların, ayrı ideolojilerin, farklı mahallelerin temsilcisi.

Tüm bu ayrılığa rağmen, gökyüzünde bir olmanın “tek” olabilmenin resmi, hakikati…

Farklılıkların gökyüzünden süzülürken, birbirinin hakkına tecavüz etmemesi.

Demokrasinin, hukukun, adaletin, resmi… Kar taneleri. Düşünene, bakabilene çok şey anlatıyor.

Onlara uzaktan bakınca, ne kadar da birbirlerine benzediği görünüyor. Laboratuar ortamında farklılıkları ayırt edilebiliyor. Farklılık için yakından bakmak da yetmiyor. Teknolojiye ihtiyaç hissediliyor.

Oysa her biri farklı olsa da, farklılıkta birleşip, farklılıkta bir olmayı başarabiliyorlar. Tek armoni, tek ses… Bütünlük içindeki muhteşem görüntü.

İnsanoğlunun yüzyıllardır yapamadığını, kar taneleri yapıyor.

Farklılıkta biraraya gelebilme, birleşme, bütünleşme…

Bir kar tanesi bedeninize dokunduğunda eriyip, güçsüzlüğünü size haykırıyor. Yüzlercesinin biraraya gelmesi ise buz etkisi yapıyor.

2015… Kapkara bir yıl…

Özgürlüklere, bedenlere prangalar vurulduğu yıl. Hapishanelerin, hücrelerin tıka basa doldurulduğu, sokaklarda ölümün kol gezdiği, kurşunun adres sormadığı yıl.

Ötekini yok etmenin, yok ederken aslında adım adım kendini yokluğa sürüklediğini anlayamamanın yılı. 2015, gökten inen kar tanelerinin, bize haykırdığını duyamama yılı.

Ülkenin karanlığına, kirlenmişliğine inat, dışarıda bembeyaz kar yağıyor.

Onlar temizliğin simgesi…

Beyaz günlerin habercisi…

Düşünene, bakabilene, görebilene çok şey anlatıyor.

BİR NEFES, BİNLERCE TEŞEKKÜR

Gönderdikleri mektuplar, kitaplar ve hediyelerle hücrede yalnız olmadığımızı hissettiren tanıdık, tanımadık herkese çok teşekkürler.

Umut ve demokrasi nöbetinde” bizlere ses olan herkese çok teşekkürler.

Demir parmaklıklar ardındaki gazeteci arkadaşlarıma hiç değilse bir kitap okuma süresince azıcık hava aldırabilmek istedim. Yeni yılı canınızın istediği yerde geçirebilmenizi ve insanca, özgür ortamlarda mesleğimizi yürütebilmeyi umarak” sözleri ile iyi seneler dileğinde bulunan Ümit Kıvanç’a, gönderdiği kitapla azıcık hava almamızı sağladığı için teşekkür ediyorum.

(Yüksek Güvenlikli Silivri Cezaevi)

[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (www.marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.