• 22.04.2021 04:51
  • (273)

Şunlar Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan’ın sözleri: “Bazılarının burayı yaşanmaz bulup yurtdışına gitmeyi söylediğini duyuyorum. Türkiye’de yaşamayan hele hele İstanbul’da yaşayamayan biri hiçbir yerde yaşayamaz. Bunların bilet paralarını verip göndermek lazım. Çünkü bunlar ülkemize yük.”

Evet, son zamanlarda özellikle gençler arasında “Bu ülkede yaşanmaz” diyerek yurtdışında bir hayat kurma fikrine kapılan çok fazla kişiye rastlanıyor. Çok üzücü, çok can sıkıcı, çok yürek yakıcı bir durum.

Peki, bu gençler ülkelerini sevmedikleri için mi başka yerlerde kendilerini bekleyen başka hayatların hayalini kuruyorlar?

Bu gençlerin bu ülkede kendileri için mutlu ve huzurlu bir gelecek ümitlerinin olmaması kimin suçu?

Bir ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlenmiş siyasetçilerin o ülkenin gençlerine bir gelecek ümidi verememesi mi problemin kaynağı yoksa gençlerin bir gelecek ümitlerinin olmaması mı? Faiz mi enflasyon mu?

Türkiye’nin yaşanmaz hale geldiğini düşünenleri “kendi vatanlarından nefret eden kişiler” gibi görmek ve göstermek Türkiye’yi daha yaşanılır bir ülke haline getirir mi?

***

Unutmayın ki “Verin yetkiyi görün etkiyi” diye halktan onay alınarak Başkanlık rejimine geçtiğimiz günden bu yana cebimizdeki paranın değeri en az yarı yarıya azaldı. O gün iki ekmek alınabilen parayla bugün ancak bir ekmek alabiliyoruz.

Daha birçok şey azaldı… Hukuk azaldı, adalet azaldı, şeffaflık azaldı… Uluslararası endekslere göre eğitim kalitesi azaldı…

Olumsuzluklar ise aksine arttı. O günden bugüne uyuşturucu kullanımı arttı, cezaevlerindeki hükümlü sayısı arttı, işsizlik arttı, kadın cinayetleri arttı, yolsuzluk puanımız arttı… Siyasette hamaset arttı, toplumda kutuplaşma arttı…

Sonuç olarak, özellikle gençlerde karamsarlık arttı… En kötüsü, bu karanlık tablonun yakın zamanda düzelebileceğine dair bir ümit ışığı göremiyor gençler.

Ve siz gelecek ümidi veremediğiniz bu gençlere kapıyı gösteriyorsunuz.

Böyle bir ülkede yaşamak istemeyen gençler haksız mı?

***

Başkanlık rejimi adı altında kurumların etkisizleştirildiği, kuvvetler ayrılığının ortadan kaldırıldığı, ülkenin ve milletin bütün istikbalinin tek bir kişinin iki dudağı arasından çıkacak bir lafa endeksli hale getirildiği bir ülkede yaşamak istemeyen gençler haksız mı?

Ekonomide, dış politikada, sanayide, tarımda, sağlıkta… aklınıza gelebilecek her alanda ortaya çıkan bütün problemleri, sorumlularının “Dış güçler saldırıyor. Ondan oluyor bunlar...” diyerek izah ettiği bir ülkede yaşamak istemeyen gençler haksız mı?

Dış politika konuları iç politika malzemesi olarak harcandığı için gerektiğinde milli çıkarları koruma yolunda işbirliği yapabileceği -Katar dışında- hiçbir müttefiki kalmayan bir ülkede yaşamak istemeyen gençler haksız mı?

Yatıp kalkıp Türklük ve Müslümanlık nutukları çeken bir iktidarın bütün dünyayı ayağa kaldıran Doğu Türkistan mezalimi karşısında suspus olduğu bir ülkede yaşamak istemeyen gençler haksız mı?

İstanbul’un canına okuyacak devasa bir “lüks konut” projesinin “stratejik hamle” kılıfında pazarlandığı bir ülkede yaşamak istemeyen gençler haksız mı?

Merkez Bankası’nın döviz rezervindeki 128 milyar doların akıbetini sormanın suç sayıldığı bir ülkede yaşamak istemeyen gençler haksız mı?

Belediye seçimini kazanmak uğruna hazinenin 40 milyar liralık ihtiyat akçesi harcanıp bitirildiği için pandemide vatandaşın kendi haline bırakıldığı bir ülkede yaşamak istemeyen gençler haksız mı?

Yine o seçimi kazanmak uğruna “teröristbaşı”na mektup yazdırabilen birilerinin siyasi rakiplerini “terör destekçisi” ilan edebildiği bir ülkede yaşamak istemeyen gençler haksız mı?

Parti tabanının konsolidasyonunu sağlamak uğruna toplumdaki kutuplaşmaların, karşılıklı kuşkuların, öfkelerin ve nihayet düşmanlık duygusunun azdırıldığı bir ülkede yaşamak istemeyen gençler haksız mı?

Ülkenin sorunlarını elbirliğiyle çözmeyi değil, ülkeyi ele geçirmeyi hedefleyen bir bakış açısının her kesimden insanı esir almış olduğu bir ülkede yaşamak istemeyen gençler haksız mı?

***

Yöneticilerin halinden memnun olmayan vatandaşları için “Bunların bilet paralarını verip göndermek lazım” cümlesini kurabildikleri bir ülkede yaşamak istemeyen gençler haksız mı?