• 12.01.2021 00:00
  • (886)

 Galiba dualarımız kabul oldu. Hep İsveç, Norveç, Kanada gibi ülkelerin medyasına özenirdik. “Gazete manşetlerine bak...” derdik… “Yağmur yağdı, belediye otobüsü durağa üç dakika geç geldi vs...” Şimdi biz de o günlere ulaştık. Dün neredeyse bütün manşetlerde bir mesajlaşma programının kullanıcı koşullarında yaptığı değişiklik konusu vardı…

Şaka bir yana, memleketteki “WhatsApp’a karşı topyekûn mücadele” havası pek doğal değil. Ama “WhatsApp’a bak” siyaseti işe yarıyor olmalı! Enflasyonla mücadele edemeyince, işsizlikle mücadele edemeyince WhatsApp ile mücadele etmek! Daha doğrusu mücadele ediyormuş gibi görünmek…

Bu arada milletin zaten karışık olan kafası daha da karıştırılıyor… Öyle yayınlar yapılıyor ki vatandaş mesela teyzesinin kızının düğününde göbek atarken çekilen videosunun WhatsApp tarafından komşularına pazarlanacağını veya kendisine karşı şantaj amacıyla falan kullanılacağını zannediyor.

Oysa milletin kafasını kasten karıştıranlar da gayet iyi biliyorlar ki veri ticaretinden para kazanan bir firma WhatsApp. Mesajlarımızı satmıyor, hatta mesajlarımızı bir bütün olarak okuyamıyor bile. Ama mesajlarımızda hangi ürünlerden, hangi markalardan veya genel olarak hangi konulardan hangi sıklıkla söz edildiğine dair ticari değere sahip istatistikler üretip bunları satıyor. Yani sattığı veri “Ahmet Ayşe’ye şunu yazdı/söyledi” bilgisi değil. Bu pek mümkün de değil, yasal da değil. (Amerikan hukuk düzeni çok katı bu konuda.) Öte yandan, buna ihtiyaç da yok. “Ahmet’in Ayşe’ye ne söylediği bilgisine” kim niye para ödesin?

Eğer Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı vs. iseniz kime ne söylediğiniz para edebilir tabii ama bu iş de ticari kuruluşların değil istihbarat örgütlerinin işidir ve devlet yönetme sorumluluğu taşıyorsanız mahrem mesajlaşmalarınızı rastgele mecralar üzerinden yapmazsınız zaten. Mamafih duyuyoruz ki Cumhurbaşkanlığı ve milli savunma bakanlığı başta olmak üzere çok sayıda devlet kurumu WhatsApp’in yeni kullanım koşulları yüzünden bu uygulamayı bırakıp Turkcell’in yerli ve milli BİP uygulamasına geçeceklermiş.

WhatsApp’in yeni kullanım koşulları ne? Elindeki verileri Facebook ile de paylaşacak. (Aslında bunu 2016’dan bu yana yapıyorlar, yasal olarak başları ağrımasın diye kullanıcı onayı eksiğini çözüyorlar şimdi.) Peki, WhatsApp verilerini Facebook’la paylaşma onayı istemeseydi bizim devlet kurumları yazışmalarını aynı mecra üzerinden yapmaya devam mı edeceklerdi? Bu husustaki sakınca yeni kullanım koşullarıyla mı ortaya çıktı?

***

İkincisi, AB ülkeleri yeni kullanım koşullarından muaf tutuluyor ve bazılarımız “İşte Batı’nın çifte standardı!” diye bağırıyor. Halbuki AB kişisel verilerin kullanımı ve paylaşımı konusuna düzenleme getirmek üzere 2016’da bir yasa çıkarttı ve bu çerçevede WhatsApp’in ve diğer şirketlerin bu alandaki faaliyetlerine önceden sınır getirdi. Çifte standart dedikleri bu. Madem bu konuda bizim de bu kadar hassasiyetimiz var benzer bir yasal düzenlemeyi biz de yapsaydık şimdi böyle bir gündemle uğraşmak zorunda kalmazdık, diyeceğim ama bize böyle gündemler gerektiğini ve bulunmazsa icat edileceğini de biliyorum.

Yalnızca AB vatandaşları değil, yine 2016’da WhatsApp’in kullanıcılara gönderdiği sözleşme güncellemesini kabul etmeyenlerin de kişisel verileri Facebook ile paylaşılamıyor. Ama sözleşme değişikliğini reddetmemiş olanların ve platforma 2016’dan sonra katılan kullanıcıların verileri o tarihten beri grup şirketiyle paylaşılıyor. (Konu hakkında ayrıntılı bilgi evrimagaci.org sitesindeki ilgili makalede var.)

Unutmamak lazım ki internet evreninde faaliyet gösteren şirketler sevabına hizmet vermiyorlar bize. Tamam, Whatsapp’ın yerine önerilen Signal uygulaması gerçekten de “sevabına” verilen bir hizmet. Çünkü kâr amacı gütmeyen bir vakıf var arkasında. Ama mesele yalnızca mesajlaşma uygulamasıyla bitmiyor ki! En basitinden, internet sitelerinin çoğu “cookies” (çerez) kullanıyor. Bu sistemin bize bazı faydaları var ama ayını zamanda hangi sitelere girip hangi ürünlere baktığımıza ilişkin bilgiler de çerez olarak kaydedilip ilgi alanlarımıza uygun reklamlar görmemiz sağlanıyor.

Yalnızca internet siteleri veya mesajlaşma programları değil, nerdeyse online dünyadaki her enstrüman bu işi yapıyor.

***

Çoğumuzun kullandığı en başarılı navigasyon uygulamasını Ruslar geliştirdi, biliyorsunuz. Hem de beş kuruş para almadan ve reklam da göstermeden hizmetimize sundular bu çok pahalı sistemi. Sevabına mı yapıyorlar bunu? Hayır, onlar da veri toplayıp işleyerek satıyorlar. Yandex Navigasyon uygulamasında yazışma yok, konuşma yok, nasıl veri topluyorlar peki? Bunun sayısız yolu var. Bilgisayarınıza veya cep telefonunuza yüklediğiniz her program sizden veri toplayabilir. Mikrofon aktifse konuşmalarınızdan da çıkıyor bu veriler.

Ama bu konuşmanız kayda alınıyor demek değil, sözgelimi “Bu ay içinde şu kadar sayıda kullanıcı diş macunlarından söz etti” gibi istatistikler oluşturulurken kullanılıyor size ait veriler. Orada adınız, soyadınız olmuyor, çünkü bu bilgiye ihtiyaçları yok. Cinsiyetinizi, mesleğinizi, gelirinizi, eğitim seviyenizi vs. bilmeye ihtiyaçları var ki bunlardan yola çıkarak tüketici davranışları ve beklentileri hakkında yeterli hazırlığa ve donanıma sahip olabilsinler. 

Yani size şantaj yapmak veya banka hesaplarınızı boşaltmak amacıyla falan toplamıyorlar kişisel verilerinizi.

Peki ama size ait bilgilerin -milyonlarca kullanıcının bilgileriyle beraber- ticari amaçlı bir “data bank” içinde toplanıp kullanılması da yeterince rahatsız edici değil mi? Elbette rahatsız edici ama bundan kurtulmak için yalnızca sosyal medya ve mesajlaşma uygulamalarından değil ücretsiz yararlandığımız bütün programlardan vaz geçmemiz gerekir. Hatta belki cep telefonundan ve internetten de.

Bunu yapmak hiç kolay olmadığına göre bütün dünyada internetteki veri ticaretinin tamamen yasaklanması seçeneği kalıyor geriye. Kapitalizmin egemen ekonomi düzeni olduğu bir dünyada bu da pek mümkün ve muhtemel olmasa gerek.