• 18.05.2021 06:35
  • (104)

Merkezi Yönetim Bütçesi Nisan ayında -16,9 milyar lira açık verdi. Geçen yıl aynı ayda bütçe açığı -43,2 milyar liraydı. Ocak-Nisan dönemi olarak ise bütçe 5,9 milyar lira fazla verdi. Geçen yıl ise ilk dört aylık bütçe dengesi -72,8 milyar lira çık vermişti.

Faiz giderinin 55,3 milyar liradan 67,5 milyar liraya yükseldiği bütçede ilk dört aylık faiz dışı denge ise 73,4 milyar lira fazlaya döndü. Geçen yıl ilk dört aylık faiz dışı denge ise -17,5 milyar lira açık şeklindeydi.

tablo1.jpg

***

Nisan ayında bütçe açık vermiş olmasına rağmen bütçeden yapılan harcamalar sadece yüzde 2,1 artış gösterdi. Hatta faiz dışı harcama artışı ise yüzde 0,8’de kaldı.

Giderlerin bu kadar kısıldığı bütçede, gelirler tarafı ise (Nisan ayı) yüzde 43,8’lik artışla 93 milyar 791 milyon liraya ulaştı. Vergi gelirlerindeki artış ise yüzde 55,4 ile 76 milyar 332 milyon lira olarak gerçekleşti.

Yılın ilk dört ayında ise toplam bütçe gelirleri yüzde 36,4 artışla 437 milyar 906 milyon liraya ulaştı. Vergi gelirlerindeki artış ise yüzde 47,2 artışla 331 milyar 420 milyon lira olarak gerçekleşti.

tablo2.jpg

***

Bütçe iki temel açıdan paraya doydu. Sadece Nisan ayında yaklaşık 27 milyar lira düzelme yaşanan bütçede, ocak-nisan döneminde de faiz dışı denge 90,9 milyar lira düzelme yaşamış oldu.

Gelirlerde yaşanan muazzam artış ve giderlerde yaşanan çok sıkı duruş bütçe dengesini artıya geçirdi.

Önce gelir tarafına bakalım: Vergi gelirleri ilk dört ayda 225,2 milyar liradan yüzde 47,2 artışla 331,4 milyar liraya çıktı. Burada dikkat çeken önemli artışlar neler?

1- Kurumlar vergisi geliri 28,0 milyar liradan yüzde 53,1 artışla 42,8 milyar liraya yükseldi.

2- İçeride alınan KDV 17,9 milyar liradan 33,5 milyar liraya çıktı.

3- Özel Tüketim Vergisi-ÖTV ise 51,1 milyar liradan 64,2 milyar liraya artış gösterdi.

4- İthalata bağlı toplam vergi geliri ise yüzde 82,0 artışla 44,2 milyar liradan 80,5 milyar liraya muazzam artış yaşadı.

5- Para cezalarında da yüzde 39,5 artışla 6 milyar 785 milyon liralık bir gelir elde edilmiş oldu.

***

Dikkat edilecek olursa, bütçede gelir tarafı özellikle vatandaşın bireysel veya kurumsal ödemelerine bağlı bir artış yaşamıştır. Mesela Merkez Bankası kaynaklarından elde edilen gelir geçen yılın 5 milyar lira daha gerisinde kalmıştır.

Vatandaş parayı ödemiş ve bütçe fazlaya geçmiştir.

128 MİLYAR DOLAR NEDENİ

Bütçe’ye bu kadar çok para toplanırken neden harcama tarafı kısıtlı kalmıştır? Ya da neden bütçe disiplini pandemi yaşanmasına ve esnaf ciddi destek beklemesine rağmen sıkı tutulmuştur?

İlk akla gelen neden çifte açık riski olmaktadır. Cari açık verirken bir de bütçe açığı vermek ülke riskini artırdığından önlem alınmış olabilir. Ama burada dikkat edersek ülkemiz bütün dünyada olduğu gibi bir pandemi yaşamakta ve olağanüstü durumda bulunmaktadır.

Birçok ülke pandemi döneminde bütçe açığı vermeyi göze alarak vatandaşlarına kaynak aktarmaktadır. Mesela kepenk kapatmış olan esnafa cirosunun yüzde 70’ini vermektedir. İşsiz kalanlara ödeme yaptığı gibi, kişi başına da ödemeler yapmaktadır.

Türkiye ise IMF’nin raporlarına göre bütçesinden vatandaşına en az yardım yapan son 3 ülke içinde yar almaktadır. GSYH’nın sadece yüzde 1,1’i kadar Merkezi Bütçe’den yardım yapılmıştır.

Türkiye cari açık yanında bir de döviz rezervi çok sorunlu bir ülke durumundadır. Merkez Bankasının olan dövizi satıldığı gibi, swap yolu ile ödünç alınan dövizleri de satılmıştır.

128 milyar doları aşan döviz satışı sonrası eksi rezerve geçilmiş olması, ülkede bütçe açığını kapatma zorunluluğu doğurmuş olabilir. Ama unutmayalım ki, pandemi sürecinde özellikle çalışma gücünü kaybeden insanlar ve esnaf çok zor zamanlar geçirmektedir.

***

Bütçe’ye bu derece para toplanırken, giderler nasıl kısılmıştır?

Geçen yıl ilk dört ayda 393,8 milyar lira olan harcamalar bu yıl sadece yüzde 9,7 artışla 432,0 milyar liraya ulaşmıştır. Hatta faiz dışı harcamalar daha sınırlı bir artışla (%07,7) 338,5 milyar liradan 364,5 milyar liraya çıkmıştır.

Burada fonksiyonel sınıflama tablosundan büyük harcama kalemlerine bakıyoruz.

Genel Kamu Hizmetleri harcamaları 112 milyar liradan 134,2 milyar liraya yükseliyor. Savunma Hizmetleri ise 17 milyar liradan 34 milyar liraya çıkıyor. Kamu Düzeni ve Güvenlik Hizmetleri harcaması da 30,7 milyar liradan 34,1 milyar liraya artıyor. Toplam 432 milyar liralık harcamanın 195 milyar lirasını oluşturan bu 3 ana grupta yüzde 22,1 artış görülüyor.

Geriye kalan yerlerde ise asıl kısılmayı görüyoruz.

Mesela Ekonomik İşler ve Hizmetler harcaması 50,9 milyar liradan 43,6 milyar liraya geriliyor. Burada ise ne büyük iki hizmette kısıntı yapılıyor:

1-Tarım ve Ormancılık Hizmetleri harcaması 17 milyar liradan 13,0 milyar liraya düşüyor. 2- Ulaştırma Hizmetleri harcaması da 24 milyar liradan 17,7 milyar liraya geriliyor.

Karayolu inşaat hizmetleri 13,3 milyar liradan 5,3 milyar liraya gerilerken, demiryolu inşaat hizmetleri de 8,9 milyar liradan 5,2 milyar liraya geriliyor. Kısaca yatırımlar kısılarak bütçe disiplini sağlanmaya çalışılıyor.

Harcama tutarı düşen bir başka alan ise Sosyal Güvenlik ve Sosyal Yardım Hizmetleri kaleminde yaşanıyor. Geçen yıl ilk dört ayda 97,6 milyar lira olarak gerçekleşen bu harcama, bu yıl 92,4 milyar liraya gerilemiştir.

KASADA PARA ÇOK

Pandemi dışında dahi faiz dışı açık veren bütçemiz şu anda pandeminin en zor şartlarında faiz dışı dengesi 73 milyar 373 milyon lira fazla vermiş durumda.

Hem gelir tarafı oluk oluk para aktığını gösteriyor, hem de gider tarafından vatandaşa zırnık verilmediği anlamına geliyor.

Geçen yıl Merkez bütçe hedeflediği gelirin 73 milyar lira fazlası para toplamış ama yine Merkezi Bütçe pandemi yardımı sadece 8 milyar lirada kalmıştı.

Şu anda bütçede faiz dışı fazlanın pandemide kullanılabileceği düşünülse bile sadece ilk dört ayda harcanabilir gelir fazlasının 73,3 milyar liraya ulaştığı görülmektedir.

Neden bu kadar kemer sıkıldığını ve neden vatandaşa yardım yapılmadığını anlamak hayli zor olsa gerek.

Bütçeye para veren vatandaş, bütçeden destek bulamıyor.