• 18.05.2022 05:10

Son haftalarda fiyatı en fazla artan ürünlerden biri de şeker oldu. Şeker fiyatlarındaki artışı sorgularken karşımıza ilginç veriler geldi.

Dün, Karar gazetesinde “çiftçinin şeker ekmek istediği ama bunun yasak olduğu” haberini verdik.

Konu kısaca şu: Bazı şeker fabrikaları çok eskilerde seçim bölgesi kaygısı ile şekerpancarı ekim alanlarının dışında kurulmuş. Bu fabrikalar ihtiyacı olan üretimi ise, Şeker Kurumundan izin alarak diğer bölgelerde ekim yaptırarak karşılamaya çalışıyor. Yani dezavantajlı durumdalar. Veya ek maliyet ödüyorlar.

Sistem şöyle çalışıyor: Bir fabrika diğer fabrikanın alanına giren bölgede çiftçilerle anlaşarak üretim yaptıramıyor. Bu üretim için izin verilmesi gerekiyor.

Şeker pancarı ekimi ise, çiftçilerle anlaşma yapılarak üretiliyor. Bölgedeki şeker fabrikaları çiftçi şekerpancarı ekimi yapsın diye anlaşma yapıyor ve çiftçiye üretim desteği veriyor. Aksi halde çiftçi daha karlı veya daha az zararlı diye başka ürün ekimine gidebiliyor.

Şimdi bir varsayım üzerinden gidelim:

-A- bölgesindeki şeker fabrikası iyi yönetim gösteremiyor ve çiftçilere yeterli desteği veremiyor. Ya da çiftçileri yeterli derecede memnun edemiyor... Diğer şeker fabrikaları o bölgeye giremediği için rekabet oluşmuyor ve çiftçi ya o fabrika ile anlaşmak zorunda kalıyor ya da başka ürün ekmek durumunda...

Evet, şeker üretimi kota ile yapılıyor ve ülkemizin şeker ihtiyacı karşılanmak durumunda. Bu nedenle her fabrikaya belirli bir üretim kotası veriliyor. İyi ama fabrikalar üretim kotası verildiğinde neden bunun sorumluluğunu üstlenmesinler?

Diyeceğim şudur: Zaten bir fabrika kendisinden uzaktaki bir yerden şekerpancarı satın alırken mesafe maliyetine katlanıyor. Her fabrika kendisine en yakın yerde üretim yapmak ister. Bu doğal rekabet avantajıdır.

Bu doğal rekabet avantajına ek olarak alan sınırlaması da nedir?

Düşünün mesela; A fabrikası iyi yönetiliyor ve çalışıyor. B fabrikasının çok yakınındaki çiftçi ile de anlaşıp üretim yapabilecek durumda. Oysa B fabrikası kötü yönetim ile çiftçileri memnun edemiyor ve üretimi aksatıyor. Ne olacak şimdi?

İşte bu günlerde yaşadığımız şeker zamlarının asıl nedenlerinden bir de bu oldu. Fiyat geç açıklandı, çiftçiye yeterli destek verilmedi ve kriz kapımıza dayandı.

***

Bu zamanda, iletişimin ve bilginin çok hızlı aktığı günlerde alan sınırlaması ne ifade edebilir? Ülkemiz insanının ucuz ve kaliteli şeker tüketme hakkı olmasın mı?

Neden engeller çıkartılıyor ve neden fiyatlar artırılmak zorunda bırakılıyor? Keşke bilebilsek..

BAŞKA DÜNYA...

Anadolu Ajansının tam metnini veriyorum: “Ekonominin son 2 yılda gösterdiği büyük başarının tüm dünya tarafından takdir edildiğini aktaran Nebati, “Mevcut küresel olumsuzluklara rağmen ülkemiz büyümeye devam ediyor. Öncü göstergeler bu yılın ilk çeyreğinde güçlü ve dengeli büyüme eğiliminin sürdüğünü gösteriyor. Sanayi üretimimiz, 2022’nin ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 10,2 oranında artış gösterdi. İhracatta her ay rekor üzerine rekor kırıyoruz."

Dünya bizi takdir ediyormuş... Bir zamanlar çok sık kullanılırdı: Dünya bizi kıskanıyor...

Bu cümleleri duyduğunuzda kendinize bakıp değerinizin ne olduğunu anlayabilirsiniz.

Nasıl mı? Açıklanan bilgilerin doğruluğundan...

Yüzünüze baka baka bazı bilgiler veriliyor. Eğer bu bilgiler gerçeği yansıtmıyorsa demektir ki sizler-bizler çok da önemli görülmüyoruz.

Dünya ekonomi liginde ilk 20’den düşerken “ilk 10’a en yakınız” deniliyorsa kendi değerinize bakın bence.

Türkiye’de enflasyon sebebi olarak Rusya-Ukrayna savaşı söyleniyorsa, savaşan ülkelerde bile yüzde 20’nin altında enflasyon varken bizde neden yüzde 70 diye sorgulayarak değerinizi ortaya çıkartmayın.

Ya da Sayın Nebati’nin dediği gibi... Dünya bizi takdir ediyorsa kredi notlarımızı çöp seviyesine kim düşürdü? Risk primimiz 700’leri aşıyorsa bizi hangi dünya takdir ediyor?

Sakın ama sakın bu dediklerimi sormayın ve sorgulamayın; çünkü kendinize verilen değeri görebilir ve şok yaşayabilirsiniz.

Allah cc korusun...