İsminin farklılığı internette tanışmamıza neden olmuştu.Zamanla paylaşımlarımız ve telefon konuşmalarımızla yeni yaşam yolcuları olarak sınırları kaldırdık.Eşitlik,özgürlük,barış ve ekoloji istemiyle sanatın evrensel işlevinde yoldaş olduk.Evet Zürbiye İvdik Almanya’da”bizim kadınlarımız”ın öykülerini eklemeden,çıkarmadan gözlemleriyle birlikte bizlere ulaştırarak”Almanya acı vatan”la bir kere daha tanıştırıyor.Tansu Çiller’li bir Türkiye’de kadın kimliğinden kaynaklı sorunlar karşısında meta(mal) gözüyle bakılan,ayrımcılığa,baskı ve şiddetin ötesinde nerdeyse her gün katledilen kadınlar fotoğrafını gördük,görmeye devam ediyoruz…İşte Zürbiye’nin öyküleştirdiği Merkel’in Almanya’sında durum hiç de farklı değil.Farkı görebildiğim kadarıyla sosyal güvenlikli metalaştırma…Çelişkiler her yerde farklı yansıyor.Yani sınıf çelişkisi gelişmiş ülke olmalarıyla ortadan kalkmıyor. Yaşam dikenlerin üstünde adaletsiz bir şekilde yol alıyor.Bu çelişkiler ve eşitsizlik ortamında insan hakları gibi önemli sorumluluklar üstlenen Zürbiye; gençlere rehberlik görevini de yürütmüş.Bu çalışmalar kültür, sanat dergilerinde,çeşitli yazın türleriyle edebiyat dünyasını renklendiriyor,zenginleştiriyor…Emeğini esirgemeden yönetimlerde paylaşıyor. Dostluğu, dayanışmayı” baş eğmeden, baş eğdirmeden” yaşam serüveni olarak sürdürüyor. Artık o objektif gözlemleri ile,akıcı dili ile gerçeği öykü tadında biz okurlara sevgi dolu mesajini iletiyor.Durmuyor,yetinmiyor romana yöneliyor.Artık romanını sevgi gözüyle, mutluluğun coşkusuyla okuyacağımız günleri beklemek kalıyor…Yani insanlığın aynasını gözlemleyerek,tanımlayarak edebiyat dünyasında yer edinirken öykü başlıklarıyla tanışmanın,bir an önce kitabı temin edip okumanın zamanı diyebiliriz.Ben bir solukta okudum ve yetersiz de olsam bu tür tanıtımı zorunlu gördüm.Daha önceki şiir vb.kitap tanıtımlarımdan cesaret almadım değil…

İlk öykü ”Aşk’lı Musakka”.Ustaca bir  diyalog kurgulanmış.İkincisi LEYLİ.Gelenek,bireyin kendi iç hesaplaşması ve kırılmalar.Çerçeveci Cemile de kültürün değişime uğramadan,uyumu benimseyenlerin sorunlarla,çelişkilerle boğuşmalarını anlatıyor.Gelelim  Kar Furyası’na.Orhan Pamuk gezi ilişkisinde yazar özelinden gerçek saptırılıyor,bireyci yaklaşımla gezi olaylarının toplumsal analizinde yetersizlik görülüyor.Konu ile ilgili yazarın demecine yer verilmiyor.Ve ya demecinin olup olmadığını ben bilmiyorum.Özellikle ”Ermeni-Kürt meselesi gibi çapını aşan olaylarda söyleyecek sözü vardı” aktarımı milliyetçilik değil de nedir?Yazarın çapını Nobel de ölçtüler.

Yazımın başlığına aldığım Mahremin Arka Bahçesi,aynı zamanda kitabımızın ismi.Beklentilerin,aşkın,seksin,farklı renk ve kimlikteki insanlarda yarattığı bilinmezlerle dolu yeni dünya ve göçmen sorunları ile yüzleşiliyor. LİLİ’de paylaşılan öykü, küresel dünyanın yeni yeni tanıştırdığı sorunların artı ve eksileri… Sağır ve Ben’de hayvan hakları,geçmişi anımsama,hayvan insan ilişkileri duygu donanımıyla bizlere aktarılıyor.CÜZDAN;Göçmenlik,mültecilik farklı zamanlarda,farklı yerlerde bireyi olumlu,olumsuz davranış değişikliğine sürüklese de ilkeli bir yaşamı,hak edilmeyen kazancın yarattığı sıkıntı.Vicdan  muhasebesi ve mutlu paylaşım.DİNİ BÜTÜN DİLENCİ;Bizleri insanlık dramının tüm gerçekleri ile yeniden yüzleştiren öyküde emeksiz kazancın dilenci portresi…KOCA İHALESİ;Maalesef yine yoksulluk,alınıp satılan kadın erkek ilişkileri ve muhteşem hayat gözlemleri…

Okuduktan sonra çok çok düşüneceğimiz,yeni kitaplara,yeni dostluklara yolculuk kolay gelsin…Birbirimize ellerimizi daha çok uzatacağımız bu günlerde işte adres,dayanışma sizden…Ödemeli kargo çok yakın…

Favori yayınları.Kenedy cad.No:31/D    Kavaklıdere 06650 Ankara Tlf.312 ) 417 59 01