Ülkemizin içinde bulunduğu zor koşullarda siyaset kurumu çözüm üretemiyor. Savaş ve yıkım görüntüleri, kamplaşma, ötekileştirme, kin ve nefret anti-demokratik uygulamalar, baskılar neredeyse umudu yok ediyor. İşte burada sanatçılar; direnişin özgürlüğe, barışa giden yolunu açmak için, şairler de “yaşam türküsünün” adresini şiirleriyle buluşturmaya çalışıyorlar, emek veriyorlar.

Bu arada şiirle tanışma, okuma ve de mutluluğun dizelerini paylaşıyorsam bu şiirden anlıyorum demek değil. Başta Sevim’den ve okuyuculardan özür dilerim. Amacım sadece “Bahar Senfonisini” okuyucularla sitemiz aracılığı ile buluşturmak. Şiire katkı için “denizde damla” olmak. Şiirin gücünün farkındayım. Sözcükleri ustaca kullananlara, şiir dünyasının kapsamına çeken, okurken olağan üstü zevki tattıran yeryüzü şairlerine teşekkürü geçmeyeyim. Şimdi söylediklerimi örneklemeye geçmeden şairin kendini ve dizelerini kısaca tanımladığı sunuştan bir paragrafı aktarmak istiyorum. “Yaşam türküsünün adresidir şiirler, Boynu büküldüğünde karanfilin isyanıdır şairin. Varoluş çiçekleridir dizeler. Bu coğrafyada kardelene kan damladığı için geçemediğimiz yollar ve giremediğimiz yerlerde Anka’nın Günlüğü olup duygularım dizelerde yaşam buldu. Kitabımı barış için barışa katkıda bulunan güzel insanlara adıyorum.”

Doksan beş şiirden oluşan duygu, isyan ve kadın olmanın ezikliğini kurtuluşa yönlendiren 8 Mart, Kadındılar (Dünya Kadınlar Günü İçin) şiirinin dizelerinden çığlıklar yükseliyor. Aşk ve sevda şiirlerini duyarlılığın, yalnızlığın tepkisel sözcükleri ile toplumsal eleştiri alanına taşıyor. Alaturka sevdam da tam bir maço erkek eleştirisi ve de feminizm yansıması. Antalya ağırlıklı, Bursa yaşanmışlığı ile dizilen sözcükler “yoruldum” başlığı ile alıntılarsak: “anılarını yazıyormuş ya anlatabilecek mi doktor. Parçalanmış vajinaları yeni mezarlıklar olmuş otoyollar. Hakim hırsından kemiriyor sütunları, söyleniyor. Savcı, bu kaçıncı? Düşman olmuş tanrılarla tanrıçalar tez bitse de savaşlar! Babalar kurtulsun toplamaktan otoyoldan kızlarını.” Çocuklara, madencilere yani emekçilere, doğaya, yeşile dokunurcasına yakın sevgi paylaşımı. “ Gitme zamanı gitmeye dair,” şiirlerinde kendini ele veriyor şair. “Direnmek ve Gitmek” arasında ikilem. Kent yaşamının çekilmezliğini “Şehir” şiirinde: “caddeleri yüzlerce köstebek yuvası aman dikkat edin yaşlı amca ve teyze içine düşmeniz an meselesi dizelerinde karamsarlığı umuda çevirip güvercin kanadında “uçar sonsuz maviliklere”. Şiirlerinde “ sen” bireyin özne olduğu, arayışa ve kurtuluşa yöneldiği, çelişkilerin devam ettiğini, zaman ve toplumsallık sürecini vurguluyor. Sonuçta şairin üçüncü şiir çalışmasını şair ruhlu insanlarla şiir tadında buluşturabilirsek ne mutlu. Esinti ve Buğulu Düşler Durağı çalışmalarını da ekleyerek yayın adresini yazarak sonlandıralım. Yeni sözcükler, yeni dizeler, yeni şiirler “umudun fısıltısı” olsun. Bekleyeceğiz. İmza günleri ile yeni yaşamlara…

Alp yayınları şiir dizisi Alattin Bey Mahallesi 634 Sokak Ayaz Plaza Nilifer/Bursa