Ustamız, bilge, fizolof Çetin ALTAN’ la tanışma onurunu, Türkiye’nin özgürlük sınavı öncesinde sizlerle paylaşmak istiyorum. Can baba (Can YÜCEL) ile tanışma anımı Düzce Yerel Haberde sevgili okuyucularım ile paylaşmıştım. Bu arada Düzce’ de yaşayıp kültür, sanat, siyasete ilgi duyanlar İstanbul, Ankara arasında eşit uzaklıkta olmasını dikkate alarak unutulmayacak isimleri Düzce’deki duyarlı insanlarla buluşturdular. Aziz NESİN (Celil YAĞIZ’ ı sevgi ile anıyorum) Gençlik Merkezinde yazdığı tiyatro oyunu dolayısı ile kitaplarını imzalamaya gelmişti. Bu anımı ayrı bir yazı ile sizlerle paylaşacağım. Doktor Erdal ATABEK, Bülent ULUER, Şenar YURDATAPAN,  Server TANİLLİ, Mustafa EKMEKÇİ, Sadun AREN, Ufuk URAS ve daha pek çok Türkiye’nin ve dünyanın aydınlık yüzlerini Düzce’nin özgürlükçü insanları ile buluşturmaya aracı olmak ile birlikte tanığı olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Esasında her birinin Düzceliler ile buluşmasında çok ilginç engeller antidemokratik uygulamalar (Bülent ULUER’ in gözaltına alınması, panel nedeni ile mahkemelik olma ve ceza alma) yaşadığımız tekçi vesayet sisteminin yansıması.

Evet Çetin ALTAN ile Akşam gazetesindeki ikinci sayfa Taş köşesinde yazıları ile tanışmam 1969 Artvin Öğretmen Okulu öğrenciliğime dayanıyor. Çoruh nehri yakınında Korzul mahallesindeki yeni okul binamıza taşınmıştık. Biz gündüzlü (paralı) çoğunluk yatılı (parasız) öğrenim görüyorduk. TÖS (Türkiye Öğretmenler Sendikası) şb. bşk. Korzul mahallesinde oturuyordu. Kızı okulumuzda öğrenci olduğundan cebinde Akşam gazetesini taşıması ilgimizi çekiyordu. Baktık bizim öğretmenlerimizden de okuyanlar var. İşçi Partisini görmüş, siyasi çalışmalarına özellikle 1969 seçimlerinde gençlik heyecanı ile Balık (Zendidi’) de 17 oy çıkarmıştık. Yıllar sonra Düzce Öğretmen Evinde konuk olduğunu öğrenince tanışma onurunu yaşadık. Özellikle Düzce’ deki farklı dil ve kültür zenginliğini demokrasiye, özgürlüklere katkısını sormuştu. Egemen Türk milliyetçiliğinin ve siyasal islamın etkin olduğunu, Hemşinli, Ermeni ilişkisinin tepki ile karşılandığını söyleyince “gel seni öpeyim ve kalkalım” demişti. Çetin ALTAN ustamızın eserlerinden okumalarımız ile ve de TİP ile tanışmamız çoğulcu ve barışçı, özgürlükçü, eşitlikçi siyaset ile buluşmamızda güncel siyasetimize zenginlik kaynağı oldu. Soğuk savaş dönemi sol, sağ vd. siyasi yapılanmaların devamı olanların kitleler tarafından karşılık görmeyeceği kesin. Yunanistan’ da Syriza, İspanya’ da Podemos, Türkiye’de Halkların Demokratik Partisi büyük buluşmaların güvencesi olma yolunda. Artık küresel dünyada barış ve özgürlük kazanımını elde etmek ulus devlet, emperyalizm şablonlarının dışında küresel dayanışma ile doğrudan demokrasi ile gerçek olacak. 7 Haziran değişiminin sonucunu hazmedemeyen AKP ve sistem siyasetleri (MHP sıkıyönetim istedi, CHP terör tanımı çelişkisinde) küresel kapitalist ekonominin çözümsüzlüğünün bedelini halklara ödetme gayretindeler. Katliamlar insan vicdanını yaralamanın ötesinde “yastayız, isyandayız” tepkisini zorunlu kılıyor. Sarayın, militarizmin savaşına karşı, halkların barışı kazanmak zorunda. AKP benzerleri gibi kaybedecek, yeni yaşam kazanacaktır. Doğanın, insanın, emeğin savunucuları İnadına HDP söylemi ile tünelin sonunu görüyorlar.

            İşte tam da bu yüzden enseyi karatmadan İNADINA HDP İNADINA BARIŞ diyoruz!