Gökhan Bacık: Küresel siyasette Şiilik, Sünniliğin yerine mi geçiyor?

1979 yılında Ayetullah Humeyni, İran’da “İslam Devrimi”ni gerçekleştirdi. Devrimden sonra ABD, “büyük şeytan” olarak ilan edildi.

Gökhan Bacık: Küresel siyasette Şiilik, Sünniliğin yerine mi geçiyor?
19.07.2015 - 09:34
1834

 1979 yılında Ayetullah Humeyni, İran’da “İslam Devrimi”ni gerçekleştirdi. Devrimden sonra ABD, “büyük şeytan” olarak ilan edildi.


Humeyni’nin takipçisi olan bir grup öğrenci Tahran’daki ABD Büyükelçiliği’ni basarak içerideki ABD vatandaşlarını 400 gündenfazla rehin tuttu.

1979 yılından önce ABD ve Batı için İran “önemli bir dost ülkeydi.” ABD başkanları Tahran’ı ziyaret etmekteydi, Fransa İran’ın nükleer programını teknik olarak desteklemekteydi.

Ancak 1979 sonrası İran, “dünya düzeninin adil olmadığını” ilan ederek bir devrimci ülke olarak ortaya çıkınca, başta ABD olmak üzere Batı ile ilişkileri koptu.

İran’ın Batı için risk haline gelmesiyle Batı-İslam ilişkilerinde Şiilik kanadı çöktü ve onun yerine Sünnilik geçti. 1979’dan yakın zamana kadar Batı, Şii dünyayı İran nedeni ile “bir tehdit alanı” olarak gördü.
 
Sünni dünyanın krizi
 
ABD’nin bir tür “yanlışlar serisine” dönmüş Irak siyaseti, 11 Eylül, Afganistan gelişmeleri gibi pek çok olay Sünni dünyayı bir “savaş alanına” çevirdi.

Sünni dünyanın krizinde iki temel dinamik söz konusu: Birincisi, başta ABD olmak üzere Batılı güçlerin Irak gibi önemli ülkelerin istikrarını yanlış politikalar ile yok etmesi.

İkincisi, Sünni toplumun politik ve ahlaki krizi. Bu kriz içinden IŞİD gibi şiddeti meşru gören yapılar çıkardığı gibi “dünyaya ilgisiz sadece günlük ihtiyaçlarını gidermek için yaşayan” büyük bir Sünni kitle üretti.

Malezya’dan Türkiye’ye Sünniler, siyaset ve toplumda “yolsuzluk, adamsendecilik, adaletsizlik” ile iç içe yaşamayı içlerine sindirdi.

Bugün geniş olarak Sünni dünya Orta Asya stepleri dahil “tarihinin en durağan ve ahlaki olarak kokuşmuş dönemlerinden geçiyor.”

Özellikle IŞİD ve benzeri yapıların büyük tehdit olarak ortaya çıkması, 1979 yılından beri “dünya sistemi ve İslam” arasındaki algıda yerleşik olan “Şiiliğin risk-Sünniliğin güvenilir” olduğu düşüncesini altüst etti.
 
Şiiliğin canlanması
 
Şii siyaset kendi açısından son on yılda başarılı bir yol takip etti. “Nükleer krizin” bir anlaşma ile sona ermesi İran’a tekrar dünya sistemine dönme fırsatı veriyor.

1979 yılında “lanetlenen ve dışlanan” İran için artık kapılar açılabilir.

Sünni dünya otoriterleşme, siyasi ahlaksızlar ve IŞİD gibi yapılar ile boğuşurken, İran merkezli olarak Şiiliğin önüne bir fırsat alanı doğuyor.

İran bunu nasıl başarıyor? Burada pek çok şey söylenebilir ancak iki konunun üzerinde durmak gerekir: İlk olarak, Şii siyasetçilerin kaliteli bir kuşağı oluştu. Bugünkü İran hükümetinde “ABD’de doktora yapanların” sayısı Obama hükümetinden bile fazla!

Bazı Sünni ülkelerde “yoldan geçen niteliksiz insanlar” bakan olmuşa benzerken İran’da –tıpkı Çin gibi- nitelikli devlet adamı geleneği oluştu.

Türkiye’de “en iyi yetişmiş bakan” dediğiniz kişiye bağlı kamu bankalarının hali ve yaptıkları ortada...

İkincisi, Şii din adamları (tutucular da yenilikçiler de) Sünni din adamlarına göredaha jeopolitik düşünüyor.

Sünni ulemanın içler acısı durumuna bakın ki Türkiye’nin Arap dostu neredeyse kalmadığı halde Türkiye merkezli bir siyasi birliğin faydalarını kürsüden anlatmaya devam ediyor. İstisnalar hariç “kürsüdeki Sünni din adamı bir hayal dünyasında yüzüyor.”

Sokak ağzı ile konuşursak “ortalama Şii molla, Sünni cami imamını döver!”
 
Küresel sonuçlar
 
Sünni dünya, iç sorunlarını çözemez ve İran küresel meşruiyetini artırırsa, uluslararası siyaset açısından önemli sonuçlar doğacak gelişmeler ortaya çıkabilir.

“Dünya-İslam ilişkileri” küresel siyasi boyutta, Soğuk Savaş sonrası uzun bir süreSünnilik üzerinden gerçekleşti.

Şiilik bir adım öne geçebilir. O zaman dünya siyaseti, “İslam dünyasının ajandasını”Şiiler’le konuşmaya başlayabilir.

Alternatifimiz ne? Yolsuzluk yapmış Malezya idarecileri mi? Katar mı?

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (www.marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar