Gökhan Bacık: İslamcı dış politikanın hazin finali: “Ordu göreve” pankartını kaldırmak

Erken döneminde AKP dış politikası, Cumhuriyet tarihinin en parlak örneklerinden birisiydi.

Gökhan Bacık: İslamcı dış politikanın hazin finali: “Ordu göreve” pankartını kaldırmak
28.06.2015 - 09:57
2043

Erken döneminde AKP dış politikası, Cumhuriyet tarihinin en parlak örneklerinden birisiydi.

Bugün itibari ile gelinen nokta ise “tüm zamanların en kötü durumudur.”

“Mültecilere yardım” dışında AKP’nin Suriye siyaseti A’dan Z’ye bir iflastır. Yıllar boyu televizyon ekranlarında “buraları avucumuzun içi gibi biliriz” diyen İslamcıentelektüeller, istihbarat şefleri,gazeteciler şimdi filmin sonunda gidip askerin kapısını çalıp “savaşmaktan başka çaremiz kalmadı” diyorlarsa elimizdeki “şey” bir iflastır.

İç siyasette bazıları “kurtar bizi ordu” deyince nasıl yadırganıyorsa, sivil dış politik iflasın sonucu “ordu göreve” demek de aynı şekilde ayıplanmalıdır.

Parlak fikirler, kurtarıcı sloganlarla bilinen İslamcı dış politikanın geldiği nokta, “ordu göreve” pankartını kaldırmak olmuştur.

Kendini ümmetin hükümeti sanmak

İslamcılar’ın dış politikada hatası, “dış politikanın ülke çıkarları için yapıldığı basit ilkesini” ihmal etmeleridir.

Gönül isterdi ki dünya ülkeleri insanlık adına ve İslam ülkeleri ümmet adına dış politika yapsın. Ancak öyle bir zemin yok. O nedenle “bütün felsefi itirazlarımıza rağmen” dış politikayı ulusal çıkarlara göre yapmak durumundayız.

Modern dönemdeki ilk İslam devrimini yapan İran bile dış politikasını ulusal çıkarlara göre yapar. Hiçbir dış politik strateji, ulusal çıkarlara zarar veremez. Halbuki İslamcılar, Türk dış politikasını Türkiye merkezli değil “tanımı belirsiz muğlak bir başka referansa göre” yapıyorlar.

Açık yazalım: “Bizim için İstanbul ne ise Halep de odur” gibi cümleler modernuluslararası ilişkiler disiplini açısından, bir fizikçinin kalkıp “dünya düzdür” demesi gibidir. Bu tip laflar bütün entelektüel ve vicdani albenilerine rağmen hiçbir karşılığı olmayan “dış politik gerçekliği” ıskalama tekerlemeleridir.

Modern ulus devlet düzeninde yaşadığımız sürece “önce İstanbul sonra gücümüz yettiğince Halep” demekten başka çaremiz yok.

Mısır’da veya pek çok başka yerde olduğu gibi Türkiye’de de İslamcılık kendiniülkesinin hükümeti görmekten çok “ümmetin hükümeti” görmek illüzyonunakaptırmıştır.

Ortadoğu’yu bilmemekten gelen hayalcilik

Bugün Türkiye’den 40 kişi bir otobüse binip karayolu ile hacca gidemez. Hal böyle iken İslamcılar, “İslam dünyasını birleştirmekten” söz ediyor.

Böyle bir strateji çok uzun yıllar sürecek emek ister. On yıllarca sürecek altyapı, entegrasyon, eğitim süreçleri gerektirir. Bırakın Ortadoğu’yu “en çok kendimize yakın gördüğümüz” Bosna-Hersek’in ekonomik ve başka açılardan Avusturya ile entegrasyonu bizimle olandan beş kat daha fazladır.

Ancak sorun İslamcılık’ta değil. Bütün Türkiye dindarlığı, kökenden beri “İslam dünyasına Türkiye’nin liderlik etmesi gerektiğini ve bütün diğer Müslümanlar’ın da zaten bunu beklediklerine” inanır. Bu “hayale” göre bütün Müslümanlar “ah bir gün Türkler gelse de tekrar bizi yönetse” demektedir.

İkincisi İslami hareket (kişisel istisnalar hariç) sanıldığının aksine “en az Kemalistler kadar” İslam dünyasını bilmemektedir. İslamcıların, Ortadoğu’da Kemalistler’den farkı belki daha dindar olması, namaz kılması, “selamün aleyküm” diyebilmesidir.

Kemalistler’in İslam dünyası konusunda bilgisizliğini eleştirebiliriz ancak temkinleriniküçük görmemek lazım. En azında bilmedikleri alanları kurtarmaya kalkışmadılar.

Hatırlanması gereken tarihsel bir ayrıntı da şudur: Osmanlı ordularına baş komutanlık yapmış, yüz binlerce askeri sevk-ü idare imkanı olan Enver Paşa’nınna’şını, hayatı boyu bu kadar imkana ve askere sahip olmayan Mustafa Kemal’inkurduğu devlet bulunduğu yerden geri getirmiştir.

Acaba şimdi öyle bir şey mi oluyor? Büyük hayalleri olan İslamcılık, Suriye’de yol açtığı cenazenin kaldırılması için Türk ordusunun mu kapısını çalıyor?

 

BUGÜN

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (www.marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar