Afganistan çökerken Türkiye’nin saldırıları yeni bir felakete zemin hazırlıyor

'Türkiye'nin son beş yıldır Sincar'ı düzenli olarak vurduğunu tespit ettik. Türk askeri faaliyeti Sincar’ın toparlanmasının önündeki en büyük engeldir.'

Afganistan çökerken Türkiye’nin saldırıları yeni bir felakete zemin hazırlıyor
31.08.2021 - 06:52
Haber Merkezi
2476
0

“Woodrow Wilson Center for Scholars” merkezinden Amy A. Holmes, The Hill dergisine Türkiye’nin Sincar ve Suriye’ye yönelik hava saldırılarını değerlendiren bir yazı kaleme aldı. Site, Kongre üyeleri ve danışmanları tarafından yakından izleniyor. 

Holmes, makalesinde Türkiye’nin tüm saldırılarını “PKK karşıtı” operasyon olarak takdim ettiğini, ancak yaptığı çalışmaların bu iddiaların doğru olmadığını gösterdiğini belirtiyor:

ABD ve dünyanın geri kalanı Afganistan'a odaklanırken, Türkiye Irak'taki soykırımdan kurtulanları ve IŞİD'e karşı mücadeleye öncülük eden müttefik Suriye Demokratik Güçleri (SDG) üyelerini hedef alan hava saldırıları gerçekleştirdi.

2014 yılının Ağustos ayında İslam Devleti militanları, Irak'ın Sincar kentine büyük bir saldırı başlatarak, kökleri Kuzey Irak, Türkiye’nin güneydoğusu, Kafkasya ve İran’da olan binlerce Ezidi'yi öldürdü. Erkekleri öldürüp, Ezidi kadınları ve çocukları köleleştirdiler. İŞİD daha sonra, 2015’te, Suriye’ye harekat başlatarak Süryani köylerine saldırdı ve Hıristiyanları kaçırdı.

ABD bu vahşeti bir soykırım olarak kabul etti ve yok olma tehdidiyle karşı karşıya olan bu toplulukların iyileşmesine yardımcı olmak için önemli kaynaklara yatırım yaptı. Ancak, Türkiye'nin Irak ve Suriye'de devam eden saldırıları herhangi bir toparlanma sürecini imkansız kılmasa da çok zorlaştırıyor.

Türkiye’ye ait bir insansız hava aracı, 6 Ağustos günü, Ezidi lider Hassan Said’i Sincar’da öldürdü. Hassan Said, o gün Irak Başbakanı Mustafa Khadimi ile görüşecekti. Irak Başbakanı Khadimi’nin ziyareti, Saddam sonrası Sincar’a gerçekleşen ilk ziyaretti.

2014 yılında IŞİD, Sicar’a saldırdığında, Hassan toplumunu terk etmeyi reddetti ve IŞİD'den kaçıp Sincar Dağı'na sığınan Ezidiler’e yardım götürülmesini organize etti. Daha sonra, soykırım sonrasında Sincar'ı savunmak için kurulan yerel bir güvenlik gücü olan Sincar Direniş Birimleri'nin (YBS) kurulmasına yardımcı oldu. Türkiye, YBS'yi IŞİD ile savaşmak için kurulmuş bir yapı olmasına rağmen, ABD ve Avrupa Birliği tarafından terörist olarak tanımlanan Kürdistan İşçi Partisi'nin (PKK) bir uzantısı olarak görüyor.

Bu saldırı, Türkiye'nin yakın tarihte bir Irak vatandaşına yönelik gerçekleştirdiği belki de en yüksek profilli suikasttı. Bir gün sonra Sincar'da bir sağlık kliniği Türk hava saldırılarıyla yerle bir oldu ve sekiz kişi öldü. Kurbanların dördü sağlık çalışanı ve dördü YBS üyesiydi. Türkiye yakın zamanda Suriye'de birden fazla şehri vurdu: Asur Hıristiyan bölgesinin bir parçası olan Kamışlı, Ayn İsa ve Tel Tamer. SDG'nin dört üyesi, Suriye'deki Türk saldırılarında öldürüldü - Kadın Koruma Birlikleri'nin önde gelen Kürt komutanı Sosin Ahmed de dahil.

YBS şu anda Irak'ın Halk Seferberlik Güçlerinin bir kolu olan Aşiret Seferberlik Güçleri’nin bir parçası ve dolayısıyla Irak güvenlik güçlerine entegre edildi. YBS üyelerinin maaşları Bağdat tarafından ödeniyor. Hassan, kuvvetlerdeki 80. Alay’ın komutanıydı ve videolarda PKK'lı olmadığını defalarca vurgulamıştı. Halk Seferberlik Kuvvetleri alayının başında olması, başbakanla görüşmesi planlanmış olması ve evli olması (PKK kadrolarının evlenmesi yasaktır), aslında onun bir YBS komutanı olduğunu ve Türk yetkililerin iddia ettiği gibi PKK üyesi olmadığını gösteriyor.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sincar'daki kliniğin PKK'nın güvenli evi olduğunu söyledi. Ancak Türk hükümetinin iddiaları her zaman güvenilir değildir.

Suriye ve Irak'taki Türk operasyonları üzerine yıllarca süren saha çalışmalarım boyunca, Sincar'daki hava saldırıları, Suriye'deki Türk ateşkes ihlalleri ve Türkiye ve Türk destekli milisler ile Suriye Demokratik Güçleri/Kürt Halkını Koruma Birimleri arasındaki silahlı çatışmalar hakkında veri kümeleri oluşturdum. İşte Türk hükümetinin ihtilafla ilgili iddialarının incelemeye dayanmadığına dair üç örnek.

Birincisi, Türkiye, Suriye'deki 2018 ve 2019 müdahalelerini, güney sınırında SDG/YPG'nin varlığının ciddi bir tehdit oluşturduğunu iddia ederek gerçekleştirdi. Ancak Silahlı Çatışma Yeri ve Olay Verileri Projesi'nden elde ettiğim verilerle ilgili analizim, bunun tam tersinin gerçeğe daha yakın olduğunu gösteriyor. 

Ocak 2017 ile Ağustos 2020 arasında Türkiye ve Türk destekli güçler, SDG/YPG'ye veya sivillere karşı 3.319 saldırı gerçekleştirdi. Buna karşılık, SDG/YPG Türkiye'ye 22 sınır ötesi saldırı gerçekleştirdi. Türk yetkililer, SDG/YPG'ye yönelik saldırılarının kısasa kısas olduğunu iddia ediyor. Ama bu matematiksel olarak imkansız.

İkincisi, Ekim 2019'da Suriye'de ABD'nin aracılık ettiği ateşkes anlaşmasını imzaladıktan sonra Türkiye, sivilleri, dini ve etnik azınlıkları koruma sözü verdi. Ancak Ezidiler, Hıristiyanlar ve Kürtler, Suriye'nin Türk işgali altındaki bölgelerinden toplu halde kaçtı. Analiz ettiğim veriler, Türkiye ve Türkiye destekli milislerin, imzalandıktan sonraki ilk yıl içinde ABD ateşkes anlaşmasını 800'den fazla kez ihlal ettiğini gösterdi. Tel Tamer'in Süryani Hıristiyan bölgesi bu güçler tarafından her ay hedef alındı.

Son olarak, Türk hava saldırılarının Sincar'daki Ezidiler üzerindeki etkisini analiz eden bir araştırma projesine öncülük ettim. Beş farklı kaynaktan veri araştırması yaparak, Türkiye'nin son beş yıldır Sincar'ı düzenli olarak vurduğunu tespit ettik. Türk askeri faaliyeti Sincar’ın toparlanmasının önündeki en büyük engeldir. Sadece Temmuz ayında, hayatlarını yeniden inşa etmek için Sincar'a dönmeye çalışan 472 Ezidi, ülke içinde yerinden edilmiş insanlar için kurulan kamplara geri taşındı.

Kaynak: https://thehill.com/opinion/international/569838-as-afghanistan-crumbles-turkeys-airstrikes-set-up-the-next-disaster


Editör: N. Cingirt

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (www.marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.