Seçmen yolsuzluk iddialarına duyarsız mı?

Seçmen yolsuzluk iddialarına duyarsız mı?
23.06.2021 - 09:02
Haber Merkezi
1829
0

Bir aydır ülke gündemi yeniden yolsuzluk iddialarıyla çalkalanıyor. Çete lideri Sedat Peker’in sosyal medya yoluyla gerçekleştirdiği suç itiraflarıyla başlayan bu süreç 17 Aralık 2013’ten sonra en ses getiren yolsuzluk skandalı oldu. İtiraf videolarını milyonlar izliyor ve siyaset analistleri gün gün bu skandalın seçmen davranışına etkisini tahmin etmeye çalışıyor. 

Türkiye’de seçmenin yolsuzluk iddialarına tepkilerini inceleyen analistleri öteden beri şaşırtan bir çelişki var.  Genel beklenti, iktidar partisini destekleyen seçmenlerin bu tür iddialara inandıkları takdirde desteklerini geri çekeceği, inanmayanların ise desteklerini sürdüreceği şeklinde. Oysa geçmiş analizler gösteriyor ki iktidar partisi seçmeni iddialara hem inanıyor hem de desteğini, en azından beklenen ölçüde ve hızla çekmiyor. 17 Aralık iddialarıyla ilgili Konda araştırması AKP seçmeninin yarıya yakınının bu iddialara inandığını fakat hâlâ bu partiye destek verdiğini ortaya koyuyordu. Nitekim iddiaların hemen ardından gelen seçimlerde AKP seçmen desteğini koruduğunu göstermişti. Bu ne anlama geliyor? Seçmen yolsuzluğa duyarsız mı?

AKP’nin “3Y” sözü

Bu durumu anlamayı daha da zorlaştıran şöyle bir gerçek de var: Türkiye’de ve tüm dünyada, AKP ve benzer popülist partilerin iktidara gelmesinde bilhassa yolsuzluk ve adaletsizlik rol oynamıştı. Nitekim AKP iktidara gelirken “3Y” ile, yani yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla mücadele sözü veriyor, bu söz seçmeni heyecanlandırıyor, mobilize ediyordu. O halde seçmenin yolsuzluğa duyarsız olduğunu söylemek doğru sayılmaz.

İşte tam bu çelişki, yani yolsuzluğa tepki olarak popülist partilere oy veren seçmenin, devam eden hatta artan yolsuzluk skandalları karşısında oy verdikleri partiyi cezalandırmamaları, desteklerini sürdürmeleri sosyal bilimciler açısından büyük bir bilmece yaratıyor ve bugün pek çok çalışmanın araştırma sorusunu oluşturuyor. 

Bu soruya verilen en özgün cevaplardan biri ise ünlü iktisatçı Daron Acemoğlu ve arkadaşlarından geliyor. Acemoğlu, Robinson, ve Torvik’e göre, seçmen, kurumların zayıf ve yolsuzluğa dirençsiz olduğu durumlarda kendi çıkarları açısından en rasyonel seçeneğin, bu gruplara ve onların manipüle ettiği kurumlara direnebilecek, kurumlar üstü, hatta hukuk üstü güce sahip bir siyasi lider olduğunu düşünüyor.[1]

Yolsuzluk seçmen gözünde “sabit değer”

Bu derece merkezileşmiş bir yapıda yönetenlerin de birtakım siyasi rantlara erişeceğini, hatta bu kez bu erişimin sınırsız olacağını seçmen elbette biliyor. Fakat yaptığı kâr-zarar hesabında, bu siyasi rantları ödenebilecek bir bedel olarak görüyor. Yani, yolsuzluğu “sabit değer” kabul eden seçmen, siyasi otoritenin tek merkez etrafında toplanmasını, bir başka deyişle rantın paylaşımcılarının sayıca azalmasını, “en ekonomik seçenek” olarak görüyor.

Seçmenin beklentisi, iktidarın bu sınırsız gücünü kaybetmemek için, kendini o pozisyona getiren seçmene de ekonomik faydalar sunması. Bu sebeple de iktidara getirdiği partinin bu pozisyondan rant elde etmesi, başlı başına oy pazarlığını değiştirecek bir durum değil. Kendi kazandığı müddetçe siyasetçinin de “kazanması” seçmen için kabul edilebilir bir şey. Bu pazarlığı değiştirecek bir şey var, o da seçmenin artık kazanmamaya başlaması.

2019’de ne değişti?

Nitekim, meslektaşım Evren Balta ile yaptığımız çalışmada tespit ettiğimiz gibi, 2019 İstanbul seçimlerinde muhalefetin iktidarı yolsuzluk değil “israf”la suçlaması tam da bu sebeple sonuç verici oldu.[2]  İsraf, “fırsat maliyeti” kavramını hatıra getiriyordu, yani seçmenin yararına harcanabilecek bir gelirin sebil olup gittiği mesajını veriyordu ve bu yüzden seçmende geçmiş yolsuzluk suçlamalarından çok başka bir etki yaptı. Yolsuzluk iddialarına çoğu zaman cevap bile vermeyen iktidar da israf suçlamasına çok kuvvetli bir tepki vererek, bir günde tüm şehri “İstanbul’a hizmet israf değildir!” afişleriyle donatmak suretiyle aslında muhalefetin bu kez hedefi tam isabet ettirdiğini göstermiş oldu.

Gelgelim son bir ayki yolsuzluk iddialarına. Peker’in itirafları bence seçmen için şaşırtıcı değil. 

Fakat bu sefer içinden geçtiğimiz sürecin öncekilerden önemli bir farkı var, o da arka plandaki ekonomik tablo. 17 Aralık skandalının gerçekleştiği 2013 senesinde kişi başı milli gelir 12.614 dolar civarıyken 2020’de bu rakam 8.543 dolara düştü, enflasyon %7,4’ten %14,6’ya, işsizlik oranı %8,7 ten %13’e çıktı. İşte bu sebeple bu kez vatandaşın yolsuzluğa toleransı değişebilir. Seçmen, güçlü lider için ödediği bedelin yeterince geri dönüşü olmadığına karar verebilir.

Bu anlamda muhalefete düşen öncelikle yolsuzluğun sabit, sistematik bir sorun değil kötü yönetim demek olduğunu vurgulamak. Çünkü topyekûn ve kronik bir hukuksuzluk algısı toplumu felç edebiliyor, umutsuzluğa sürüklüyor ve neticede popülist liderlerin lehine işleyebiliyor. İkincisi de yolsuzluğun bir maliyeti olduğunu, yani keyfi dağıtılıp heba edilen kamusal kaynakların yaşanan ekonomik darboğazla birebir ilintili olduğunu seçmene anlatmak. Kendini senelerdir “Çukur” dizisindeki bir karakter gibi hisseden ve mahallenin kabadayıları arasında seçim yapmaktan başka şansı olmadığını düşünen seçmeni hukukun erişilmez olmadığına ikna etmek, hukukun işler kanallarına ısrarla sarılmak ve en önemlisi de yaklaşan seçimlere sonuna kadar sahip çıkmak gerekiyor.


[1] Acemoglu, D., J. A. Robinson, & R. Torvik. “Why Do Voters Dismantle Checks and Balances?” The Review of Economic Studies 80:3 (2013): 845–875.

[2] Demiralp, S. & E. Balta. “Defeating Populists: The Case of 2019 Istanbul Elections”, South European Society and Politics (June 2021): https://www.tandfonline.com/doi/abs/10.1080/13608746.2021.1923639.

Doç. Dr. Işık Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (www.marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Zeki ALPTEKİN

Keynes 2.0 ya da Bidenomics'in ekonomi politiği(3) 1

Keynes 2.0 ya da Bidenomics'in ekonomi politiği(3) 1

  • 23 Temmuz 2021 Cuma

Hikmet MUTİ

Baykal    neden   Livaneli'den   daha  ilericidir ....

Baykal neden Livaneli'den daha ilericidir ....

  • 10 Temmuz 2021 Cumartesi

Yazarlar

Erdoğan’ın dediğini yap, yaptığını yapma!
Mehmet TEZKAN

Erdoğan’ın dediğini yap, yaptığını yapma!

  • 26 Temmuz 2021 Pazartesi
Müslümanlar yeryüzüne inmeyi reddederse...
Mehmet Ocaktan

Müslümanlar yeryüzüne inmeyi reddederse...

  • 26 Temmuz 2021 Pazartesi
Yarım doktor ‘can’dan, yarım hoca ‘din’den eder
Abdurrahman Dilipak

Yarım doktor ‘can’dan, yarım hoca ‘din’den ed

  • 26 Temmuz 2021 Pazartesi
Turnusol kâğıdı
Vahap COŞKUN

Turnusol kâğıdı

  • 26 Temmuz 2021 Pazartesi
Senaryolar (1): Erdoğan ve hedefleri
Ali BAYRAMOĞLU

Senaryolar (1): Erdoğan ve hedefleri

  • 26 Temmuz 2021 Pazartesi
Lozan tartışmaları
Taha Akyol

Lozan tartışmaları

  • 26 Temmuz 2021 Pazartesi
Yedi düvele ders veren açıklamalar üzerinden
Aydın Selcen

Yedi düvele ders veren açıklamalar üzerinden

  • 26 Temmuz 2021 Pazartesi
Geçti üç, kaldı iki yıl
Mustafa Karaalioğlu

Geçti üç, kaldı iki yıl

  • 26 Temmuz 2021 Pazartesi
‘Yandaş’ milli eksendir. ‘İç İşgalciler’e dikkat! Ruşen Çakır ve diğerleri hangi amaçla fonlanıyor?
İbrahim Karagül

‘Yandaş’ milli eksendir. ‘İç İşgalciler’e dik

  • 26 Temmuz 2021 Pazartesi
Kürtler (6) - Ağrı İsyanı'ndan Zilan Katliamı'na!
Ümit KARDAŞ

Kürtler (6) - Ağrı İsyanı'ndan Zilan Katliamı

  • 26 Temmuz 2021 Pazartesi
Bayramın hüznü, itibar suikastı ve aşı karşıtlığı
Berrin Sönmez

Bayramın hüznü, itibar suikastı ve aşı karşıt

  • 26 Temmuz 2021 Pazartesi
Taliban’ın inancıyla ters olma arzusu
Yasin AKTAY

Taliban’ın inancıyla ters olma arzusu

  • 26 Temmuz 2021 Pazartesi
Elvan top çeviriyor ve görevden alınacağı günü mü bekliyor?
Barış Soydan

Elvan top çeviriyor ve görevden alınacağı gün

  • 26 Temmuz 2021 Pazartesi
Türkiye hiç bu kadar aşağılanmamış idi
Eser KARAKAŞ

Türkiye hiç bu kadar aşağılanmamış idi

  • 26 Temmuz 2021 Pazartesi
Korona vakaları neden tırmanışa geçti? Aşılar işe yaramıyor mu?
Mehmet Acet

Korona vakaları neden tırmanışa geçti? Aşılar

  • 26 Temmuz 2021 Pazartesi
Yine 65+ kaygısı…
Muharrem Sarıkaya

Yine 65+ kaygısı…

  • 26 Temmuz 2021 Pazartesi
Türkiye yapısal çöküşte!
İbrahim Kahveci

Türkiye yapısal çöküşte!

  • 26 Temmuz 2021 Pazartesi
En meraklılar bizim bölgedeki ülkeler.. Merak sayesinde kazanan İsrail ama…
Fehmi KORU

En meraklılar bizim bölgedeki ülkeler.. Merak

  • 26 Temmuz 2021 Pazartesi
2023’e doğru Türkiye
Süleyman Seyfi Öğün

2023’e doğru Türkiye

  • 26 Temmuz 2021 Pazartesi
Bütün bunlar için Teksaslı bir aileyi suçlayabilir miyiz?
Yıldıray OĞUR

Bütün bunlar için Teksaslı bir aileyi suçlaya

  • 26 Temmuz 2021 Pazartesi
İktidara bir de 'baş ihbarcı' lazım
Akif BEKİ

İktidara bir de 'baş ihbarcı' lazım

  • 23 Temmuz 2021 Cuma
Ağırlaştırılmış müebbetlik yazı
Mehmet ALTAN

Ağırlaştırılmış müebbetlik yazı

  • 23 Temmuz 2021 Cuma
Gübre kokusu
Ümit KIVANÇ

Gübre kokusu

  • 23 Temmuz 2021 Cuma
Tecrübe
Halil BERKTAY

Tecrübe

  • 23 Temmuz 2021 Cuma
Memleketten bir kovid hikâyesi: Sıradan bir köy düğününden sonra olanlar
Tuncer KÖSEOĞLU

Memleketten bir kovid hikâyesi: Sıradan bir k

  • 23 Temmuz 2021 Cuma
Tüm Yazarlar

Resmi İlanlar