• 3.04.2022 11:59

Oya ile Aydın saygı duyduğum, kendime çok yakın hissettiğim,çok sevdiğim,  kendilerinden çok şey öğrendiğim arkadaşlarım.Maalesef Aydın'ı kaybettik.Acısı yüreğimde...

    www.manaliposta.blogspot.com

    Aydın bana anlatıyor:

    İstanbul hukuk ikinci sınıftayken okulu bıraktım,tiyatroculuğa başladım. Babam terzi Sadık bunu duyunca çok kızmış “ Ben  bu oğlanın avukat, hakim olmasını istiyordum, bu salak soytarı olmuş”  demiş. Benim harçlığımı kesti.Sıkıntı çektim, ama sonra iş buldum. Babamla barışmak için Ödemiş- İstanbul otobüsünün şöförünü buldum.Ona bilet parasını verip “ Terzi Sadık'ı söför mahalline oturtup benim Aksaray'da kaldığım  Altıntaş Oteline getirteceksin” dedim. Ertesi gün babam bir karış suratla otele geldi.Babamı benimle barışsın diye boğazda iyi bir restorana götürdüm.O zaman meze tepsisi yeni çıkmıştı. Masayı mezelerle doldurttum.Ben mezelere yumuldum, babam hem rakıyı çok ağır içiyor, hem sadece biraz beyaz peynir yiyor,diğer mezelere hiç dokunmuyordu.

    Sonra lüfer söyledim. Babam balıktan da çok az aldı. Hiç sohbet etmeden otele döndük. “Baba mezeleri neden hiç beğenmedin?” “ Görgüsüz pisboğaz , sen annenin evde kurduğu güzel rakı sofralarını hiç görmedin mi? “Peki baba,lüferi neden beğenmedin? “ Adalet hanım serviste lüferi taze maydonosla süslerdi, ora da o da yoktu.”

    Pisboğazlar

    Ben Kopenhag'da, Aydın'la Oya Münih'te siyasi göçmeniz.Münih'e  arkadaşlarımı ziyarete gittim.Eski bir evde kiracılar, eşyalar  ikinci el, gelirleri çok sınırlı.Oya “Ben İstanbul Ermenisi bir mezeci buldum.Akşama çilingir sofrası kuracağım.Dışarıda atıştırmayın” dedi.evden çıktı.

    Biz de oğulları Ekim'le birlikte Oktobr Feste gittik.Alan tıklım tıklım doluydu.Genç kızlar ellerinde beşer tane litrelik bira şişeleri ile satış yapıyorlar. Mangallarda değişik boyda sosisler.Ekim bol bol sosis yedi.Biz hem bol sosis yedik,hem bol bol bira içtik.Akşam eve geldiğimizde Oya çilingir sofrasını hazırlamıştı.Ama bizim bir şey yiyecek halimiz yoktu. Oya “ Neden bir şey almıyorsunuz,dışarıda ne  halt  yediniz?” Ekim “Halt yemedik anne, ben çok güzel sosisler yedim,babamla Hasan amca hem çok sosis yediler hem çok bira içtiler.”

    Siyasi Göçmenlik

   80 faşist darbesi sonrası dört yıl çok zor kaçaklık döneminden sonra Kopenhag'a gittik.Henüz siyasi göçmenlik başvurumuz kabul edilmemişti.Göçmenlik bürosu bizi bir otele yerleştirdi.Türkiye'den arandığımıza dair belge istiyor.Aydın ve Oya bizi ziyarete geldiler.Aydın Türkiye'den aranmamıza dair belgeleri getirtti.Bu belgeler sayesinde göçmenlik müracatımız kabul edildi