• 28.06.2021 07:15
  • (196)

Kürt yok Türk var, dedik.
Kürtçe yok Türkçe var, dedik.
Kürdistan yok Türkiye var, dedik.
Ben Kürdüm, diyeni hapse attık.
Türkçe bilmediği için Kürtçe konuşan
ilkokul öğrencisi çocuğa tokatı bastık.
Kamuya açık yerlerde Kürtçeyi yasakladık.
Kasaba pazarında Kürtçe konuşan
köylüyü jandarma karakoluna çektik,
ürününe el koyduk.
Bir başka deyişle:
Anadillerini yasakladık, öğretmedik.
Kültürlerini yok saydık, hatta aşağıladık.
"Ben Kürdüm" demeyi hapislik suç saydık.
"Kürdistan" demeyi hapislik suç saydık.
"Kürdistan" demeyi "vatan hainliği" saydık.
Kürtlere "eşit vatandaşlığı" çok gördük.
Doğdukları büyüdükleri yerlerin,
köylerinin, kasabalarının, şehirlerinin,
yani memleketlerinin isimlerini değiştirdik,
Kürtçe isimleri Türkçeleştirdik.
Evlerini barklarını yakıp yıktık.
Ko?yleri, mezraları devlet tarafından
yakılan Ku?rt köylülerini
kitleler halinde go?c? yollarına du?s?ürdük.
Kendi yurtlarında onlara
derin sürgün acıları yaşattık.
Devleti hukuk dışına çıkardık,
"faili meçhul cinayetler" işledik.
Diyarbakır Askeri Cezaevi gibi
zulümhaneler kurduk,
oralarda bok yedirdik.


Kürtlüklerini özgürce yaşamalarına
izin vermedik.
Kürt kimlikleriyle siyaset yaptırmadık.
Parti kurdular kapattık,
parti kurdular kapattık.
Milletvekili seçildiler, hapse attık.
Belediye başkanı seçildiler, hapse attık.
"1938 Dersim"deki gibi binlercesini
mağaralarda gazlayarak katlettik.
Kürt sorunu böyle doğdu.
"Dağın yolu" böyle açıldı.
Ku?rt sorunuyla silah ve s?iddet arasında
kan ve go?zyas?ıyla yu?klu?
acımasız bag? bo?yle dog?du.
PKK sahneye bo?yle c?ıktı.
Ku?rt genc?leri dag?ın yolunu bo?yle tuttu.
"Kürt sorunu yok, terör sorunu var" dedik.
Kürt sözcüğünden korktuk.
"Kürt sorunu"nu ağzımıza almaktan korktuk.
Böyle yaparsak, Kürt sorunu buharlaşır sandık.
Böyle yaparsak, dağın yolu kapanır sandık.
PKK biter sandık.
Beklentilerimizin hiçbiri gerçekleşmedi.
Sorunlar çözülmedi.
Tersine derinleşti.
Tu?rkiye'yi maddi ve manevi bakımdan
yıllar boyu kanatan,
demokrasi ve hukuk devletini
ikinci sınıflıg?a, üçüncü sınıflığa mahkûm eden,
kalkınma ve ekonomik bu?yu?meyi
köstekleyen, refah c?ıtasının
yu?kselmesini engelleyen,

bir bas?ka deyis?le, bu memleketteki
"sorunların anası" olan Ku?rt meselesini

yıllar geçti çözemedik.
Yaşanan acılardan,
akan gözyaşı ve kandan
hiç ders almadık.
Hâlâ da öyle...
Parti kapatmaya devam ediyoruz.
Hapishaneler Kürt siyasetçilerle,
milletvekilleriyle,
belediye başkanlarıyla dolu.
Şimdi de 6 milyon oyu olan
HDP'yi kapatmaya,
HDP'li yüzlerce siyasetçiye
"siyaset yasağı" koymaya hazırlanıyoruz.
Bu yöntemlerle sorun çözülmez.
Sorun azar, derinleşir.
Barış ve huzur hayal olur.
Hiç mi ders almayacağız?..
Yazıklar olsun!