AKP’lilere açık mektup

  • 18.01.2016 00:00

 “AKP’liler” derken bu partiye oy veren seçmenleri değil, medyatik kimlikleriyle öne çıkan ve hükümet kurumunu destekleyen gazeteci, yazar, akademisyen vs. kastediyorum.

Kendi hesabıma sizler için hiçbir zaman “yandaş” deyimini kullanmadım.

Zaten geçmişte yol arkadaşlığı yapmıştık. Şimdi baki kalmasa bile dostluklar yaşadık.

Üstelik bir bölümünüzün hâlâ vicdan ve mantık sahibi olduğuna inanmak istiyorum.

Dolayısıyla, bugüne dek sizlere daima, nötr ve önyargısız bir saptama olan “taraftar” kelimesiyle hitap ettim.

Ancak sizlerin iktidar partisinin ve Erdoğan’ın her dediğini ve her yaptığını kayıtsız şartsız benimsemeniz yukarıdaki “yandaş” sıfatını artık hakikaten yerinde bir tanım kılıyor.

Hele hele, “Akademisyenler” bildirisinden sonra kuşandığınız cellât baltası ve imzacıları hayâsızca ihbar ve infaz eden cadı kazanına taşıdığınız zebani ateşi, asla affedilemez.

***

BİLDİRİNİN içeriğine girecek değilim.

Tabii ki silme doğrusu var. Ama yanlışı olmasa bile kısmi eksiği de var.

Fakat esas noktayı o içerikten ziyade imzacıların siyasi- felsefi kimliği oluşturuyor.

İstisnalar bir yana tabloyu genel hatlarıyla özetleyelim:

Benim de dâhil bulunduğum ve haklı- haksız “liberal” diye adlandırılan yukarıdaki kimlik başta değindiğim gibi, mazide sizlerle “yol arkadaşlığı” yapmış bizlerle özdeşleşiyor.

O bizler ki, sözkonusu “yol arkadaşlığı”nda dün ne kadar dürüst ve tutarlı idiysek, bugünkü “yol ayırımı”nda da aynı ölçüde dürüst ve tutarlıyız.

Fakat siz değilsiniz!

***

DEĞİLSİNİZ ve nitekim Halep oradaysa arşiv buradadır. Artı, söz uçar, yazı kalır.

Recep Tayyip Erdoğan haksız yere zindana atıldığında; 28 Şubat paşaları demokrasiyi süngüyle dürtüklediğinde; Yekta Özden’inden Hikmet Şimşek’ine statüko zaptiyeleri sizleri kastederek “sıkıysa Şeriat’ı getirsinler” yahut “devrim vidası sıkmak gerekiyor” diye kükrediğinde, bizler sizleri sahiplenmek yükümlülüğünü üstlenenlerin ilk siperindeydik.

Cumhuriyet mitingleri”yle (!) kopartılan yaygaraya pabuç bırakmayanlar ve seçilmiş AKP iktidarına karşı yayınlanan 27 Nisan muhtırasına meydan okuyanlar da yine bizlerdik.

Daha önemlisi, “yetmez ama evet” dâhil, demokrasi ve çoğulculuk rotasını sürdürdüğü müddetçe ve tabii ki kayıtsız şartsız olmamak kaydıyla aynı AKP’yi de biz destekledik.

Örnekleri uzatabilirim. Zaten bunlara bir de bizim size kefilliğimizi eklemek gerekiyor.

Hepsi doğruydu! Zaman makinesi geri döndürülse bir defa daha tekrarlamak gerekir.

Yani etik değerlerimize sadık kaldığımız içindir ki bizler ilkesel ve dürüst duruşumuzu hiç değiştirmedik.

Dün neysek, bugün de oyuz ama siz değilsiniz!

***

DEĞİLSİNİZ, çünkü bizlerin sizlerle “yol arkadaşlığı” yaptığı dönemde dün söylemiş, uygulamış ve taahhüt etmiş olduğunuz şeylerin bugün tam tersini yapıyorsunuz.

Yolsuzluk, rüşvet, kayırma türü gayr-ı ahlaki suiistimallere zaten girmiyorum…

Fakat devleti ele geçirdiğinize hükmettiğiniz andan itibaren, bir tek laikçilik hariç, hem eski devlet ideolojisini bütün ceberutluğuyla benimsediniz, hem de onu daha da otoriter mekanizmayla kurumlaştıracak ve Erdoğan için biçilmiş kaftan olacak bir sisteme yöneldiniz.

Üstelik hayat tarzlarına müdahale konusunda o eskisine bile rahmet okutuyorsunuz.

Şoven ve milliyetçi belagati ise öylesine tırmandırdınız ki, dün sizleri kıtır kıtır kesmek isteyen ve en yeminli düşmanınız olan ulusalcıların tarafından dahi baş tacı ediliyorsunuz.

Ve kim ki size muhalif, hattâ eleştirel yaklaşıyor, onların sırtına, bu topraklarda daima en kolay ama en pespaye iftira olmuş olan “vatan hainliği” (!) yaftasını yapıştırıyorsunuz.

Akademisyenler” bildirisi imzacılarına yaptığınız gibi de, etik değerlerinden taviz vermedikleri; yani dürüst, namuslu ve ilkeli kalmaya devam ettikleri için de, sizinle aynı rotaya sapmayan eski “yol arkadaşları”nı o “vatan hainliği” iftirasının başköşesine oturtuyorsunuz.

***

AKP taraftarı gazeteciler, yazarlar, kanaat önderleri!

Eski bir “yol arkadaşı” olarak sizleri, sadece ve sadece vicdanınızla, mantığınızla ve sağduyunuzla baş başa; yukarıda yazdıklarım hakkında ve mümkün mertebe samimi biçimde, kendi kendinize düşünmeye davet ediyorum.

[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (www.marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.