‘Sessiz istila’ kısa filmi ve mülteci sorununda burjuva ikiyüzlülük!

Mülteci sorununda baştan sona ırkçı hezeyanlar üzerine kurulu film, aynı zamanda sorunun ırkçı-milliyetçi çevreler tarafından istismarının tipik bir örneğini de veriyor.

‘Sessiz istila’ kısa filmi ve mülteci sorununda burjuva ikiyüzlülük!
5.05.2022 - 10:07
Güncelleme 5.05.2022 - 10:21
Haber Merkezi
254

Yusuf Karadaş Evrensel gazetesinde, göçmen karşıtı Ümit Özdağ'ın finansor olduğu 'Sessiz İstila' kısa filmi sınıfsal açıdan analiz ediyor:

Mültecileri ülkedeki sorunların kaynağı olarak gösteren ve mülteci düşmanlığı üzerine kurulu olan ‘Sessiz İstila’ adlı kısa filmin gördüğü ilgi, sorunun ülkede nasıl giderek kök saldığını çarpıcı bir biçimde gözler önüne seriyor. Mülteci sorununda baştan sona ırkçı hezeyanlar üzerine kurulu film, aynı zamanda sorunun ırkçı-milliyetçi çevreler tarafından istismarının tipik bir örneğini de veriyor.

Film, 2011’de doğacak olan Göktuğ’un tıp fakültesini kazanıp babaannesini gururlandırması hayaliyle başlıyor. Sonra 2043’e gidiyoruz ve Suriyelilerin istilası nedeniyle İstanbul sokaklarında yürüyemez hale gelen Göktuğ’u görüyoruz. Haberlerde ‘İstanbul Eyalet Başkanı Ahmed Bin Veli’ karşımıza çıkıyor-ki, ‘eyalet’ vurgusu üzerinden Kürt sorunu karşısındaki milliyetçi hassasiyetler kaşınmaya çalışılıyor. Sonra beyin cerrahı olması hayal edilen Göktuğ’un Türkçe konuşmanın yasak olduğu Zeynel Bey’in hastanesinde temizlikçi olduğunu ve ayrıca Türklerin büyük çoğunluğunun işsiz olduğunu öğreniyoruz. Ardından da “Keşke 2020’lere dönebilsek” denilerek bugünden “istilaya karşı çıkılması” mesajı veriliyor.

Film, Göktuğ’un okuyamamasının, Türklerin iş bulamamasının nedeni olarak mültecileri göstermekle kalmıyor, Türkçe’nin yasaklanmasına yaptığı vurgu ile aslında Türkçe dışındaki dillerin yasaklanması gerektiğine dair ırkçı bir mesaj da veriyor.

Bu yazı yazılırken izlenme sayısı 2 milyona yaklaşan filmin yapımcısı Hande Karacasu gözaltına alınıp bırakılırken, son dönemlerde mülteci sorununda ırkçı söylemleri ile öne çıkan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, filmin masraflarını kendisinin karşıladığını açıkladı.

Sessiz İstila filmi ve Ümit Özdağ’ın “Arapların Türk yurdunu istilası” üzerine kurulu ve mülteci düşmanlığına dayanan söylemleri, bugün toplumdaki uç bir eğilimi temsil ediyor olabilir. Ancak iktidarın politikalarına ve burjuva muhalefetin merkezinde yer alan millet ittifakının tutumuna bakıldığında bu uç eğilimin nereden beslendiği görülüyor. Dahası aslında iktidarı ve muhalefetiyle burjuva siyasetin merkezi ile bu ‘uç’ eğilim arasında bir Çin seddi olmadığı da ortaya çıkıyor.


Editör: M. AKAY

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (www.marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar (1)

  • kardeşlik
    kardeşlik
    29.04.2013 11:21

    oynanan oyunun farkına varamadınız mı hala...! kardeşi kardeşe vurduran türkiye düşmanlarını tanımadınız mı hala ..! pkk sorunu biterse türkiye süper güç olacak korkusu sadece iranda mı var sanıyorsunuz.. suriye israil ırak yunanistan rusya ve hatta abd hiçbiri bu sorunun çözülmesini doğal olarak istemezler birazcık aklınız varsa çözüm sürecine destek verin ister kürt ister türk olsun bu defada çözülmez ise ömür boyu çözülmez ... ve bundan sonrada ölen bir Allah-ın kulunada rahmet dilemem yeter artık....kimse ölmesin diyorum saygılar

Resmi İlanlar