Avrasyacılık Konjonktürel Bir Olgu Kendi İçinde Kırılmaya Açık

Avrasyacılık Konjonktürel Bir Olgu Kendi İçinde Kırılmaya Açık
30.03.2022 - 14:26
Özel Haber
516

Suat Kınıklıoğlu Avrasyacılık üzerine tamamladığı çalışmayı Medyascope’da Ruşen Çakır'a anlattı. Kınıklıoğlu, Avrasyacılığı ulusalcılığın, ulusallık kümesinin alt birimi olarak, Konjonktürel bir etkinliğe sahip olmakla tanımlar. Ancak, ulusalcılar, Avrasyacılar ve diğer farklı gurupları 'Batı değerlerine' karşı birleştiren güçlü argümanlarla da sahip olduğunu söylüyor.

Batı'nın Türkiye karşıtlığı düşüncesi temelinde hareket eden Avrasyacılık sürekli Batı eleştirisi yapar. Batı yalnız ahlaki değerlerde çürüme içinde olmadığı siyasi anlamda da demokrasi, insan hakları, ifade özgürlüğü değerlerinin de reddine önayak ideoloji olup olmadığı tartışılır durum olarak görülmesini ister.

Avrasyacılık monolitik yapıdan ziyade kendi içinde farklılıklar içerir. Bu farklı türleri zaman içinde birleştiren ana kırılma noktası olarak iki olayı anar.

Birinci olay; 2014 yılında Uygur Soykırımın bütün dünyada duyulması, Türkiye‘de soykırım hassasiyetin gelişmesi.

İkincisi de; 2020 Şubat ayında Rus savaş uçaklarının 33 Türk askerini öldürmesi.

2015 Rus uçağının düşürülmesinde Avrasyacı kanadın parçası Perinçek, bu olay sonrası hem 'arabuluculuğa' soyunması, hem de Uygur Soykırımın inkârı yönünde siyasi argümanlar geliştirmesi oldu. Perinçek gurubu, Çin'de Uygurlara yönelik kamplar olmadığını, Türkiye’de Köy Enstitülerine benzer yerlerde Çince öğretildiğini argümanları ileri sürdü.

2015 yılından buyana mevcut siyasete en büyük katkı yine Perinçek gurubunun dış siyasette milliyetçilik, ultra milliyetçilik siyasi hedefleri ana akım nezdinde kabul edilebilir hale getirmesiyle oldu. Avrasyacıların güvenlik bürokrasinde orantısız güç olması, temsil edilmesini sağladı.

Kınıklıoğlü, Avrasyacılığın milliyetçilikle beslendiğini ve tarihsel köklerinin Osmanlı ve yeni Türkiye’nin Batı ile kurduğu şüphecilik bağıyla günümüze taşındığını vurgular. Bölünme korkusu, kimlik ve dini sorunlar Batı'ya karşı güçlü bir damar yaratmıştı. Ancak bu damarı Avrasyacılık tek başına temsil etmez. Kemalizm ve sol da bundan etkilenmiştir.

90'lı yılların başından itibaren ulusalcıların Amerika'nın Ortadoğu üzerinde 'bölünme', 'irtica kaygısı',  'Yeşil Kuşak' projesi gibi komplo teoriler beraberinde 28 Şubat postmodern darbeye kadar bir ayrışmaya neden olsa da, 2016 başarısız darbe girişimi ile farklı kesimlerin bir araya gelmesini sağladı. Bütün bu gelişmeler sağ ve seküler kamuoyunda NATO'yu sorgulatı. Farklı siyasal düşünceleri Avrasyacılık ideolojisi etrafında toplayabildi. Tüm bu farklı gurupların NATO karşıtlığını besledi ve Rusya, Çin merkezine yaklaştırdı.

2015 Haziran seçiminin ardından AKP, Avrasyacılıkla kurduğu ilişki pragmatist temelde geliştiğini tespitinde bulunan Kınıklıoğlu, Rusya'nın Ukrayna işgali sürecinde Avrasyacılığın sorgulanır duruma dönüştüğünü, hatta bu sorgulamanın toplumsal bir karşılığının da yaşandığını ileri sürdü.

 

 

 

 


Editör: M. AKAY

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (www.marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar