İdris Bulut: Ağabeylerim bugünler için öldü

Abdullah Öcalanın iki gün sonra Nevruzda okunacak mektubu ve çözüm sürecinin akıbeti özellikle Güneydoğuda merakla bekleniyor. Çoğu umutlu. Onlardan biri de doksanlı yıllarda iki ağabeyini kaybeden, sürgünde yaşamak zorunda kalan İdris Bulut.

İdris Bulut: Ağabeylerim bugünler için öldü
18.03.2015 - 18:05
2292

Abdullah Öcalan'ın iki gün sonra Nevruz'da okunacak mektubu ve çözüm sürecinin akıbeti özellikle Güneydoğu'da merakla bekleniyor. Çoğu umutlu. Onlardan biri de doksanlı yıllarda iki ağabeyini kaybeden, sürgünde yaşamak zorunda kalan İdris Bulut.

 Kürt sorununa çözüm arayşında 21 Mart önemli dönemeçlerden biri olacak. PKK'nın İmralı'da cezaevinde bulunan lideri Abdullah Öcalan'ın Nevruz'da yeni bir mesajı bekleniyor. Hükümet kanadı ile İmralı ve Kandil arasındaki görüşmeleri yürüten HDP heyetinin 28 Şubat’ta yaptıkları ve on maddelik taslak metni de içeren ortak açıklamadan sonra gözler PKK'da. Öcalan örgüte silah bırakması için olağanüstü kongreyi toplaması çağrısında bulunmuştu.

Çözüm süreci 30 yıldan fazla çatışmaların sürdüğü Güneydoğu’da daha yakından ve ilgiyle takip ediliyor. Çözüm sürecinin ilk kez bu kadar somut bir zemine oturması ve müzakerelere başlamanın tartışılması da heyecan yaratıyor. O heyecanı belki de en çok hisseden kişilerden birisi İdris Bulut.

İdris Bulut’un süreci yakından ve heyecanla takip etmesinin nedeni kendi ifadesiyle ‘çatışmaların evlerinin içerisinde yaşanması.’

Ağabeyi dağa çıktıktan üç ay sonra öldü

Bir kamu kuruluşunda işçi olarak çalışan İdris Bulut evli ve iki çocuk babası. 90'lı yıllarda bölgedeki çatışmalar ve olaylar Bulut ailesinin yaşamını geri dönülemeyecek şekilde değiştirmiş.

“Her gün birileri öldürülüyordu. Dağlarda çatışmalar yaşanırken şehirlerde faili meçhul cinayetler işleniyordu. İşkence ve insan hakları ihlalleriyle sarılıydı dört bir tarafımız. Bunlara kayıtsız kalamıyorsunuz. Ağabeyim Zeki’nin Samet adında çok yakın bir arkadaşı vardı. O günlerde ölüm haberi gelince ağabeyim çok etkilendi. 1992 yılı Mart ayında dağa çıktı. Üç ay sonra 1 Mayıs’ta Silvan’da çıkan bir çatışmada da yaşamını yitirdi.”

‘Çivili sopalarla öldürdüler’

Bu olaydan sonra Bulut ailesinin evleri mütemadiyen polisler tarafından basılır. Her seferinde evlerinin altının üstüne getirildiğini söyleyen İdris Bulut’a göre bunun nedeni huzursuz etmekti.

“Bir, iki yıl hiç değişmedi bu durum. Sabah gün doğmadan kapımız çalar ve çamurlu ayakkabılarıyla içeriye girerlerdi. 1994 yılında diğer ağabeyim Rıdvan Bulut örgüt üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklanıp cezaevine kondu. 24 Eylül 1996 yılında Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’nde çivili sopalarla katledilen 10 kişiden biriydi. Görüş günüydü ve annemle Lokman Abim cezaevinin önünde bekliyorlardı. Cesedini iki günde zor teşhis edebildik. Delik deşikti. O delikleri kapatmak için pamuk tıkamışlardı. O gün sadece abim ölmedi. Annemin ve babamın da öldüğünü hissettim.”

idris-bulut
İdris Bulut oğullarına abilerinin adıyla seslenip onları sever gibi sevdiğini söylüyor.

‘Baskılar arttı’

İdris Bulut o günden sonra annesi ve babasını bir daha gülerken hiç görmediğini anlatıyor. Yaşadıkları dehşetin ve evlatlarını bu şekilde yitirmenin ağırlığını atlatamadıklarını söylüyor. Gördükleri baskı ise bu olaydan sonra daha fazla artmış.

“Rıdvan’ın daha taziyesindeyken yine geldi polisler. Ben son kalan ağabeyim Lokman ve ablama, ‘Buradan gidin, yoksa hepinizi öldüreceğiz’ dediler. Aynı gece bilet alıp otobüsle İstanbul’a gittik. Bir teyzem var, onun yanına sığındık. Bulabildiğimiz işlerde çalışıyorduk. Üç seneden fazla kaldık. Çok sıkıntılı ve zor günlerimizdi. 1999 yılında Abdullah Öcalan’ın yakalanıp Türkiye’ye getirilmesinin ardından Lokman Abim dağa çıkarak örgüte katıldı. Biz de Diyarbakır’a döndük.”

Zor günler

İdris Bulut Diyarbakır’a döndükten sonra gördükleri baskının azalmakla birlikte sürdüğünü söylüyor. Hem çocuklarının ölümü, hem ailelerinin dağılması nedeniyle anne ve babasının yaşadığı üzüntünün de hastalık olarak nüksettiğini anlatıyor.

“Babam kanser oldu. Bağırsak yolu kanseri teşhisi kondu ve bu hastalık sonucu öldü. Annem şeker ve alzheimer sonucu öldü. Ama biz aslında onları öldürenin hastalık değil evlat acısı olduğunu biliyorduk.”

Umutlu günler

Bir ağabeyi hâlâ dağda olan İdris Bulut bugün evli ve iki oğlu var. Onlara ölen ağabeylerinin adıyla seslenip ağabeylerini sever gibi sevdiğini anlatıyor. Bugünlerin kıymetinin büyük olduğunu ve ağabeylerinin bugünlerin gelmesi için öldüklerini ifade eden İdris Bulut, bir arada ve kardeşçe yaşamaktan başka bir şansın olmadığını anlatıyor.

“Ağabeylerimin ve diğer ölenlerin tek bir hayali vardı; Kürtlerin özgürlüğü. Bu da ancak barışla olur. Kürtlerin kendilerini rahatlıkla ifade edebilecekleri bir statülerinin olmasını istiyorum. Ancak sınırlardan bahsetmiyorum, kardeşçe ve bir arada olmalıyız. Bugün taraflar bir süreç yürütüyor ve bu sürecin başarıya ulaşmaktan başka şansı yok. Çünkü ana ve babaların oğul kaybetmeye artık takati yok.”

Kaynak: Al Jazeera

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (www.marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar