‘Beşli çetenin yatırımlarını kamulaştıracağız’

‘Beşli çetenin yatırımlarını kamulaştıracağız’
8.12.2020 - 08:27
1173

 CHP lideri Kılıçdaroğlu bütçe görüşmelerinde sert konuştu: "Allah’ın izniyle iktidar olacağız, bu soygun düzenine son vereceğiz. Beşli çetenin bizim torunlarımızı dahi sömürecek olan yatırımlarını kamulaştıracağız ve alacağız.”

 CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM’deki bütçe görüşmelerinde konuştu.

Kılıçdardoğlu’nun gündeminde Katar’a yapılan satışlar, tank palet fabrikası ile ilgili iddialar vardı.

Konuşmadan öne çıkan başlıklar şöyle:

Varlık Fonu neden denetlenmiyor?

“Değerli milletvekilleri oy verdiniz, ikinci bir bütçe oluşturdular. Türkiye Varlık Fonu. Yani Türkiye’nin varlıklarının bir kısmı orda. Peki sizin bilginiz var mı? Hayır. Siz denetliyor musunuz? Hayır. Milli iradenin tecelligâhı olan bu meclis denetliyor mu? Hayır. Niçin? Denetlenmesi lazım. 177 milyar liralık bir değer var orda.”

“Beşli çetenin yatırımlarını kamulaştıracağız”

“Beşli çete diyoruz. Bunlara sadece dolar vermiyorsunuz. Bunlara Türk lirası eridikçe kur farkı veriyorsunuz. 2012-2019 arası kaç lira kur farkı ödendi? 61 milyar TL kur farkı ödendi. Çiftçiye ne verdiniz? Esnafa dükkanı kapat dediniz. Borç verdiniz borç. Ama buradan bu kürsüden bütün vatandaşlarıma söylüyorum. Allahın izniyle iktidar olacağız, bu soygun düzenine son vereceğiz. Beşli çetenin bizim torunlarımızı dahi sömürecek olan yatırımlarını kamulaştıracağız ve alacağız.”

“Fettah Tamince’ye dokunulmaz, çünkü avukatları Erdoğan’ın avukatı”

“Katarlılara Borsa İstanbul satışında masada kim vardı? Hiç merak ettiniz mi, masada bir işadamı vardı. O işadamı 17/25’ten sonra Pensilvanya’ya gitti. 17/25’ten sonra Zaman gazetesinin yüzde 10’unu satın aldı. O işadamı Bank Asya’ya para yatırdı.  Bank Asya’nın önünden geçen adamları hapse attınız da bu adam nasıl oluyor da o protokol masasında oturuyor? Askeri öğrencileri yakalayıp hapse attınız, nasıl oluyor da bu adamı başınızın üzerinde taşıyorsunuz? MİT’in raporlarını görmediniz mi? MASAK’ın raporlarını görmediniz mi? Bu FETÖ iddianamesi. Çatı iddianamesi, orada da geçiyor. Kimse dokunamaz. Neden? Avukatları, Sayın Erdoğan’ın avukatları.”

“Bakın Antalya Bilim Üniversitesi. Hepsini kapattılar, bunu kapatmadılar. Başkanı kim? Fettah Tamince. Başkan vekili kim? Ahmet Özer. Cumhurbaşkanının avukatı. Üye, cumhurbaşkanının avukatı Ahmet Kürşat Köhle. Mustafa Doğan İnal. Tevfik Günal. Cumhurbaşkanının avukatları bunlar. Devlet protokolünde yer alıyor bu. Neden dokunamıyorlar buna?  Kimse dokunamaz.”

“Hakimleri çağırıp Fransız şirketle görüşme yaptılar”

“Burayı iyi dinlemenizi isterim. Bir Fransız şirketi Türkiye’de. Bizim vatandaşlardan alacakları var. Dâvâ açılıyor ve kazanıyorlar. Ama bütün alacaklılar dâvâ açsa şirket zor duruma düşecek. İlk yaptıkları iş ne? Cumhurbaşkanının avukatlarını bulmak. Buluyorlar. Oturuyorlar. İki hakimi de çağırıyorlar. Mahkemede değil, dışarıda. Fransız yetkili, avukatı, cumhurbaşkanı avukatı, ayrıca iki kişi. Cumhurbaşkanının avukatı karşısındaki hakime şöyle diyor: Gerekçeli karar yayınlanmadan görelim, gerekirse düzeltelim. Mahkemede demiyor bunu. Yalanlama değil, ses kaydı var. Sizin dünyadan haberiniz yok. Sizin gözleriniz görmüyor gerçekleri. Adalet kurumunun içini çürüttünüz.”

“Maç yayın ihalesini alan Katarlı firmaya kur sabitlendi”

“Maçların yayınlanma hakkını, Katar firması girdi, 500 milyar liraya ben yayınlayacağım dedi, aldı. Dolar aldı başını gitti. Ben, dedi, anlaşmaya uymuyorum, parayı da ödemiyorum. Arkamda Saray var, ödemeyeceğim diyor. Bakan 90 milyon dolar indirdi. Bir kişiye 90 milyon dolar veriyorsunuz. Vermesi gereken bir kişiye. Bir şey daha yaptılar. Katar firması, dolar artıyor nereye gideceği belli değil, bunu Türk lirasını çevirin ve sabitleyin dedi. Yaptılar. 5.80 üzerinden sabitlediler ve Türk lirasına çevirdiler. Bu mudur adalet?”

“Nerede bu tank, faturaları bende açıklayın”

“Dünyanın hangi ülkesi, bir tank palet fabrikasını başka bir ülkenin ordusuna teslim etmiştir?  Katar tank yapsa, diyeceğim ki Katar tank yapıyor, biz de ondan yararlanacağız. Ethem Sancak’ın hangi tank yapma işi var ya? Allah aşkına bana söyler misiniz? Bedava verildi oraya. O yüzden peşkeş çekildi diyoruz. Erdoğan, özelleştirme değildir diyor.  Dört beş yerde özelleştirme geçiyor, imzaladığı kararnameyi okumamış. Katar sevdası, gözlerini karartıyor. 2018 9 Kasım. Savunma Sanayii Başkanlığı bir tweet atıyor. İlk Altay tankı 18 ay sonra Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim edilecektir diyor. Nerede tank? Bedava verdin, fabrika gitti, bir de tank yok. 25 yıllığına bedava verdiler. Ethem Sancak, dükkanlardan mal topluyor, yüzde 25 zam koyuyor,  bunu ödeyeceksiniz diyor. Açıklasınlar, ben faturaları biliyorum, gördüm, bir örneği de bende. Dışarıdan mal alıyor. Üretim yapmıyor daha. Yüzde 25 zam koyuyor. Ben bununla tank yapacağım diyor. Bana bunu açıklayın. Nerede bu tank?”

“Bu kadar işsizlik varken üç maaş alanları vicdanınız kabul ediyor mu?”

“Çiftçinin geçinebileceği mallara da el koydunuz. Esnaf, çiftçi bu durumda, çöplerden kağıt toplayan vatandaşlar var. Ama sizlerden bazıları. Ama onların bazıları ve bazı adamları, bir maaş değil, iki maaş değil, üç değil, beş maaş alıyorlar. Bu kadar işsizlik varken bir kişinin beş maaş almasını vicdanınız kabul ediyor mu? Ahlâk, vicdan kabul eder mi bunu?”

“Rüşvetçilerin büyükelçi olarak atanması ağrıma gidiyor”

“Benim malvarlığımla beni tehdit edenlerin arkasında selâm durmadım. Ankara’yı parsel parsel satan adama hesap sordunuz mu?  Arkasında duruyorsunuz, nasıl olur bu? Hangi ahlâk, hangi din, hangi iman? Daha ayıbı var. Türkiye Cumhuriyeti devleti, Milli Kurtuluş Savaşı’nı veren bir devlettir. Türkiye Cumhuriyeti devletine rüşvet alan bir kişinin büyükelçi olarak atanması yakışır mı? İki kişi ya. Birinin rüşvet aldığı belli, çikolata kutularında. Öbürünün de rüşvet belgesini mahkemedeki dosyadan çıkarıp açıkladım. Büyükelçi atadınız. Arabasında Türk bayrağı taşıyacak bu adam. Benim ağrıma gidiyor, sizin ağrınıza gitmiyor mu? Sizin içinizde son derece değerli insanlar var. Bu insanlar varken neden rüşvetçiler büyükelçi olarak atanıyor?”

“Aday ol” seslerine cevap verdi

Kılıçdaroğlu, konuşması sırasında  AK Parti sıralarından “Aday ol aday” diye laf atılması üzerine şu yanıtı verdi:

“Benim aday olamayacağımı size kim söyledi? Kim söyledi? Ben ne istiyorum? Ben tek adam rejimi istemiyorum. Ben ülkesinde esnafın ensesinde boza pişiren bir yönetim istemiyorum. Ben parlamenter sistem istiyorum. Demokratik, halkçı parlamenter sistem istiyorum. Ben her kuruşun hesabını veren bir siyaset anlayışı istiyorum. Ben tehdit edildiğim zaman mal varlığımla, ‘aramazsanız, incelemezseniz şerefsizsiniz’ diyen bir siyaset anlayışı istiyorum. Ben siyaseti zenginleşme aracı olarak gören bir kültürden gelmiyorum. Ben siyaseti, halkına ve hakka hizmet eden bir anlayıştan geliyorum. Ben hiçbir zaman hiçbir yerde haram lokmaya el uzatmadım. Kimsenin hakkını hukukunu çiğnemedim. Her zaman ve her yerde adaletten yana oldum. Adaleti her yerde savundum. Hiçbir zaman benim mal varlığımla beni tehdit edenlerin arkasında selâm durmadım.”

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (www.marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar