• 23.05.2022 07:50

CHP’nin İstanbul Maltepe’de düzenlediği Milletin Sesi mitingi başarılıydı.

Maltepe gibi Türkiye’nin en büyük meydanlarından birinde miting yapmak başlı başına bir iddiadır. Yüz binlerce kişinin Milletin Sesi mitingine katılması ve bu meydanın doldurması ise önemli bir başarıdır.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun miting meydanında halkın arasında olması, kendisinden önce kürsüde ezilenler ve mağdurlar adına halktan insanların konuşması da hakça ve halkçı bir tutumdu.

Kılıçdaroğlu ve ekibi dev ölçülerde başarılı bir miting yaptı.

CHP Lideri’nin yüz binlere “ülke elden gidiyor” diyerek yaptığı şu birlik çağrısı da tarihi önem taşıyor:

Dindarı, dinsizi, sofusu, sufisi, Türkü, Kürdü, Arabı, çerkezi, solcusu, sağcısı, liberali, milliyetçi; ülke elden gidiyor. Birlikte olmak zorundayız. Tıpkı Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kazanılan Milli Kurtuluş Savaşı’ndaki gibi…

Kılıçdaroğlu bu sözleriyle iktidarı değiştirmek üzere verilecek seçim mücadelesinin Milli Kurtuluş ruhuyla yürütülmesi gerektiğini mesajını verdi.

Toplumun tüm kesimlerine çağrı yapması ise bütün partilerin tabanına yapılan partiler üstü bir çağrıydı.

Kılıçdaroğlu’un aldığı tutum, Türkiye’yi güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçirecek, partisiz, tarafsız cumhurbaşkanı tutumudur.

CHP Lideri’nin konuşması sadece Türkiye’nin en önemli sorunlarını sıralamaktan ibaret değildi. Sorunlarla birlikte çözüm önerilerini de anlatarak umut verdi ve kararsız kitleye “çözüm var, nasıl çözeceğimizi biliyoruz, hazırlıklıyız” mesajı da iletmiş oldu.

Bazı gazeteler, televizyonlar, yazarlar, yorumcular devasa Maltepe mitingini ve Kılıçdaroğlu’nun yaptığı konuşmayı cumhurbaşkanlığı adaylığının ilânı olarak değerlendirdiler.

Buna karşın Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşı çıkan muhalefet mensupları da oldu.

Aday olmaması gerektiğini savunanlar, Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan’a karşı girdiği seçimleri kaybettiğini anımsatanlar oldu.

Şunu söylemek gerekir ki 2019 yerel seçimlerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sandıkta ilk ağır hezimetini yaşatan sürecin mimarı Kılıçdaroğlu’dur.

Seçim öncesinde kurduğu işbirliği modeliyle Erdoğan’ı sandıkta açık bir farkla yenmiştir.

Kılıçdaroğlu bu sürecin başında İYİ Parti’nin seçimlere katılmasını garanti etti. İktidar İYİ Parti’nin seçimlere girmesini istemiyordu.

İsabetli adaylarla İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere 11 büyükşehir belediye başkanlığını Millet İttifakı adaylarının kazanmasını sağladı.

Bugün CHP’nin ve Millet İttifakı’nın başarılı uygulamalarıyla övündüğü Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş ve Tunç Soyer’in adaylıklarında ısrar etti.

Merkez Bankası’nın, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK), Et ve Süt Kurumu’nun kapısına dayanarak farkındalık yarattı.

Elektrik fiyatlarına yapılan anormal zamlarla ikiye, üçe katlanan elektrik faturalarını protesto etmek için faturasını ödemedi, evinde bir hafta karanlıkta kalarak elektriği kesilen vatandaşlar gibi yaşadı hem de konunun gündem olmasını sağladı.

“128 milyar dolar nerede” kampanyasıyla iktidarı köşeye sıkıştırdı.

SADAT’ın kapısına gitti. Seçim güvenliğine dikkat çekti. Seçime gölge düşerse sorumlu tutacağını ilân etti.

Mafyaya “haddinizi bilin” diye seslendi.

Hiçbir gücün kendilerini korkutamayacağını, sandıklara sahip çıkacaklarını ilân etti.

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na on yıl önce attığı mesaj nedeniyle siyasal yasak getirilmesine karşı durdu. Kararı tanımadıklarını açıkladı. Bu karara Maltepe’de dev bir miting düzenleyerek karşılık verdi.

Daha önce iki kez beraatle sonuçlanan Gezi davasının yeniden canlandırılması sonucu ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 18 yıl hapis cezaları verilenlere sahip çıktı. Yakınlarını miting sahnesine ve kürsüsüne çıkardı.

Kılıçdaroğlu bütün bu söylem ve eylemleriyle başarılı bir ana muhalefet partisi liderliği gösteriyor.

Cumhurbaşkanlığı adaylığı henüz resmen ilân edilmedi.

Kılıçdaroğlu, “aday mısınız” sorusuna her defasında “adayı 6’li lider belirleyecek” diye yanıt veriyor.

6’lı masayı özenle koruyor.

Millet İttifakı’nın kuruluşunun, 6’lı masanın oluşmasının öncüsü olan, ana muhalefet partisi lideri olarak etkili, başarı bir muhalefet performansı gösteren Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı adayı olması demokratik siyasetin doğasına uygundur.

Aday olup olmayacağı 6’lı masada belli olacaktır.

Kılıçdaroğlu’nun kararı ise belirleyici önemdedir.