Kime inanacağımı şaşırdığım için haberi ihtiyatla size aktarıyorum: Manileri arasına ‘128 milyar doları’ da katan Ramazan davulcusunu bulmak için seferber olunmuş…

Bulunca ona da ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ davası mı açılacak?

“128 milyar dolar nerede?” yazılı pankartlar asıldıkları yerden indirilmekle yetinilmiyor, onları asan kişi/ler hakkında davalar da açılıyor…

Cumhurbaşkanına hakaret davaları…

Önce dava açılma haberine inanmak istememiştim; fakat hemen her gazetede karşıma çıkınca sonunda doğruluğuna kani oldum.   

Anlamakta zorlandığım nokta şu: Muhalefetin gündemde tutmaya çalıştığı kampanyanın konusu olan 128 milyar dolar ile Cumhurbaşkanı arasında nasıl bir irtibat var ki, konuyu pankartlarla kitlelere duyurmak isteyenler hakkında hakaret davaları açılabiliyor?

Davalarla aslında kolay kolay kurulması mümkün olmayan irtibat akıllara getirilmiş oluyor; bunun farkına varılmıyor mu?

Benim aklımı zorlayan konulardan biri de ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ konusu… Herhangi bir kişi ülkesinin en zirve yöneticisine nasıl olur da hakaret edebilir? Bunu anlamakta zorlanıyorum. 

Söylemlerini veya icraatlarını beğenmeyenler, bu sebeple eleştirenler çıkabilir; ama insanlar bunu yaparken, hakkında söz söylediği, yazı yazdığı, Twit attığı kişinin makamını düşünüp saygıyı elden bırakmaz.

‘Hakaret’ içeren sözlü-yazılı açıklamaları yapanların akıl sağlığından kuşku duyarım.

Bizim hukuk sistemimizde, başka bir çok demokratik ülkeden farklı olarak, bayağı ağır cezalar öngören ‘Cumhurbaşkanına hakareti’ yasaklayan yasal düzenleme var çünkü.

Aklı başında olan insan, ülkesinin yöneticisine hakaret etmez, çok kızmış bile olsa yasak olduğunu bilir ve ceza almamak için hakaretten kaçınır.

Hakaret ediyorsa?

İşte o tiplerin aklından şüphe ederim. 

128 milyar doların muhatabı Merkez Bankası

Ben böyle diyorum ama 2014’den 2019 sonuna kadar 63 binden fazla kişi hakkında ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ davası açılmış ülkemizde.

Haklarında dava açılanlar arasında bilinen isimler de var.

Anlamakta zorlandığım konu, “128 milyar dolar nerede?” sorusu ile Cumhurbaşkanı arasında kurulan irtibat. 

Muhalefetin öğrenmek istediği, doların değerini TL karşısında düşük tutmak için Merkez Bankası (MB) tarafından bozdurulan Hazine’ye ait yabancı paraların akıbeti. İhraç edilen ürünlerden, turistlerin ülkemizde bıraktıkları harcamalardan, yurtdışında çalışan vatandaşların ülkeye taşıdıkları tasarruflarından, şirketlerin başka ülkelerde gerçekleştirdikleri kârlardan oluşan yabancı para girdileri ülkemizin döviz rezervini teşkil ediyor.

Devletin hazinesinde ne kadar fazla yabancı para bulunursa o devlet ekonomik olarak o kadar güçlü kabul ediliyor.

MB’nin muntazaman açıkladığı rakamlar son iki yıl içerisinde rezervlerde ciddi bir azalmaya işaret ediyor. 128 milyar dolar rezervlerin azalan bölümü.

Verilere göre döviz rezervlerimiz eksiye düşmüş.

Yerli kaynak eksiye düştüğü gibi, değişik yöntemlerle yabancı para ihtiyacı karşılanmaya çalışılmış, bunun için de borçlanılmış. 

Hesabı sorulan dolar cinsinden azalma.

Sonunda Hazine ses verdi

İlgili-ilgisiz pek çok kişi ‘açıklama’ imiş gibi bir şeyler söyledikten sonra, dün -nihayet-, konunun doğrudan sorumlusu olan Merkez Bankası durumu açıklığa kavuşturdu. Açıklamadan, Hazine’nin yabancı para stokunun, ülke içi ve dışında meydana gelen gelişmelerin dayattığı zorunluluklar yüzünden yapılan işlemler için kullanıldığı anlaşılıyor.

MB olanı şöyle özetlemekte:

“Bunun sonucunda, finansal istikrarın korunması, ödemeler dengesi finansmanı ve döviz arz-talep dinamikleri kapsamında işlemler gerçekleştirilmiştir.”

Resmi açıklama böyle. MB yapılanın ne işe yaradığını da açıklamasına eklemiş.

Okuyalım:

“Bu sayede ülkemiz ekonomisinin üretim, istihdam ve ihracat kapasitesi korunmuş, reel sektörün, finansal kesimin ve kamu kurumlarının döviz likiditesine erişim ve dış ödemeler noktasında herhangi bir sorunla karşılaşmaması için gerekli tedbirler alınmıştır.”

Güzel. Ancak muhalefet “128 milyar dolar ne için harcandı?” diye sormuyor. O biliniyor zaten: Rezervler TL karşısında doların değerini düşük tutabilmek için kullanıldı. Merak edilen, hangi sebeple yapılmış ve yapıldığında hangi sonuç doğmuş olursa olsun, başlangıçta Hazine’de bulunan 128 milyar doların nereye gittiğidir.

Soru şu: MB’den çıkması uygun görüldüğü için satışa çıkartılan yabancı paralar kimler tarafından satın alındı?

Tabii, satış işlemlerinin hangi kurdan yapıldığı da önemli.

Daha önce sözlerine itibar etmemiz gerekecek kişiler tarafından yapılmış açıklamalardan 1 tek doların bile kaydının tutulduğunu öğrenmiştik; dolayısıyla muhalefetin 128 milyar dolar olduğunu iddia ettiği miktardaki rezervlerin satışıyla ilgili kayıtlar mutlaka vardır.

Son açıklama ile 128 milyarın hangi amaçla elden çıkarıldığı, işlemin neye yaradığı öğrenilmiş oldu. Şimdi sıra, el değiştiren dolarların Hazine’den çıkınca kimlerin eline geçtiğinin öğrenilmesinde…

Görüyorsunuz, bu konunun Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile görünür bir ilişkisi yok.

Ramazan davulcusunun peşine düşmektense esas soruya doğrudan cevap teşkil edecek yeni bir açıklama yapılırsa, eminim, davulcu onu da dolaştığı mahallelerin halkını uyandırmak için yine manisine konu edecektir.