• 19.07.2021 08:39
  • (142)

Adalet Bakanı, malum, Abdülhamit Gül.

Erol Bulut da, malum, Fenerbahçe’nin bu sezon ortasında Ali Koç’un teşekkür edip görevden aldığı teknik direktörü.

Geçerken (bir satranç tabiri) şunu da söyleyeyim, şaşkınım, Ali Koç’un Erol Bulut’u sezon ortasında, tüm başarısızlığına ve yetersizliğine rağmen, görevden alması fazla amatörce, yanlış bir karardı, Fenerbahçe gibi bir kurum sezon ortasında yüz kızartıcı suç işlemeyen bir teknik direktörü görevden almamalı; hadi aldı, Mart ayında önümüzdeki sezon görev yapacak teknik direktörü yeni transferler için hemen göreve getirmeli idi, Emre ile geçici bir çalışma tamamen manasızdı.

Peki, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ile FB eski teknik direktörü arasında ne fark, ya da ne ilişki var?

Benim meseleye bakışım açısından aslında bir fark pek yok.

Fenerbahçe Aziz Yıldırım’a, Ali Koç’a rağmen çok büyük bir kurumdur, Lefter’i, Can’ı kurumun tarihinden silemediğiniz müddetçe de, yöneticilerin çapsızlığına rağmen büyük kurum kalacaktır.

Türkiye de büyük bir ülkedir, Erdoğan’a, Abdülhamit Gül’e rağmen büyük bir ülkedir.

Erol Bulut başarısız olmuştur, gönderilmesi, zamanlaması hariç, normaldir, gereklidir; Bulut’un gönderilme nedeni sportif-aritmetik bir nedendir, sezon sonuna yaklaşırken puan durumu, mağlubiyet sayısı, diğer büyüklerle yapılan maçlarda alınan sonuçlar ve en önemlisi de o tarihte Süper Lig’de Fenerbahçe’nin yeri.

***

Gelelim Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e.

Geçen hafta bağımsız bir kurum, World Justice Project, ana ilgi alanı hukuk devleti kavramı ve   ülkelerin bu alanda geldiği aşamalar, 2020 senesi için 128 ülke için bir hukuk devleti endeksi ve sıralaması yayınladı.

Türkiye bu endekse girebilen 128 ülke içinde 107. sıradadır.

Hukuk devleti alanında adeta mutlak, çok büyük bir başarısızlıktır bu.

Yeni çıkacak OHAL düzenlemesi ile çok muhtemelen seneye, daha öbür seneye durumumuz daha da kötüye gidecektir yani 107. sıradan da yukarı çıkılacak, mesela yüz yirminci sıraya gelinecektir.

Bir ihtimal daha da vardır, daha da kötüsü, World Justice Project bir ihtimalle önümüzdeki senelerde incelemeye, sıralamaya konu olan ülkeler grubundan da (128 ülke) Türkiye’yi çıkarabilecektir.

Fenerbahçe Süper Lig’de çok kötü bir sıralamaya geldi, Ali Koç da Erol Bulut’u gönderdi; tekraren söylüyorum, zamanlaması hariç, karar doğru idi.

Peki hukuk devleti alanında durumumuz bu kadar korkunç iken bu sıralamanın birinci dereceden sorumlu bakanı, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, nasıl koltuğunda kalabilmektedir?

Bu doğru soruya sorunun sahibi ben bile yanlış, olmaması gereken bir cevap verebilirim.

Tüm yöneticilik başarısızlığına rağmen Ali Koç tartışmasız bir biçimde Fenerbahçe’nin Lig’de birinci yani şampiyon olmasını istemektedir.

Ancak, Abdülhamit Gül ve onu atayan Cumhurbaşkanı acaba Türkiye’nin hukuk devleti endeksinde birinci yani şampiyon olmasını istemekte midirler?

Kesinlikle hayır.

Çünkü, hukuk devleti endeksinde şampiyon Türkiye’de öncelikle mevcut Cumhurbaşkanı ve mevcut cumhurbaşkanlığı hükümeti sistemi yer amazlar.

Neden mi?

Hukuk devleti şampiyonu bir Türkiye’de mevcut Cumhurbaşkanı ve bakanların büyük bölümü yargılanırlar da ondan.

İkinci bir neden de hukuk devleti şampiyonu Türkiye’yi böyle yönetemezler de ondan.

Yazımı bitirirken Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e naif bir soru da yöneltebilirim.

World Justice Project’in bu sıralamasındaki yeri (107/128) sizi rahatsız etmiyor mu, bu sonuçtan sonra en azından onurlu bir şahsi kararla istifa etmeyi hiç düşünmüyor musunuz?

Ekranlarda kulaklarımla işittim, ülkemizde gazetelerde, ekranlarda yer bulabilen bazı dangalaklar bu sıralamaların Türkiye düşmanları (???) tarafından sırf Türkiye’yi kötülemek için düzenlendiğini bile söyleyebiliyorlar.

Yoksa Abdülhamit Gül de bu ihtimale inanıyor mu?

Valla bu kadarı da olamaz diye de temennide bulunuyorum.

Ve gerçekten de zannetmiyorum.