Çok acı helikopter faciası Türkiye’de ilginç ama kanımca yanlış bir tartışmaya neden oluyor.

İzleyebildiğim kadarıyla askeriye henüz olay ile ilgili resmi raporunu yayınlamadı ama yine kanımca bu facianın bir saldırı sonucu oluştuğunu ilk bulgulara dayanarak zannetmiyorum. (benimki sadece bir kanı)

Facianın kökeninde, bir korgeneral de yaşamını yitirdiği için, devlet içi bir hesaplaşma, birilerinin önünü kesme ya da birilerinin önünü açma gibi olguların varlığına da pek yakın duramıyorum. (bu da sadece şahsi bir kanı)

Yukarıda belirttiğim her iki nedene de yakın geçmişimizde aşina olduğumuz için bu söylentileri de olağan buluyorum ama kanımca helikopter faciası birilerinin ifadesiyle bir kaza ama bu yazımda kaza kavramının anlamsız olduğunu söylemeye çalışacağım.

Durumda biraz iyileşme var ama, muhtemelen Erdoğan’ın duble yollarının ve otoyolların da bunda katkısı vardır, özellikle bahar ve yaz aylarına rastlayan uzun bayram tatillerinde ülkemizde üç yüz dolayında vatandaş yollardaki kazalarda yaşamını yitiriyordu.

Basında da, bir canavar karikatürü ile, bu durum trafik canavarı diye anlatılırdı.

Mehmet Altan da bu trafik canavarı lafını çok eleştirdi geçtiğimiz senelerde.

İsterseniz ben size canavarı tasvir edeyim.

Trafik canavarı yollarda kabak lastiklerle, bazen biraz alkol alarak, uykusuz ya da dinlenmeden bakımı çok yetersiz arabalarla ve en önemlisi trafik kurallarına hiç ama hiç uymayarak, sinyal vermeyi izin istemek gibi algılayan bir dangalaklıkla, çok yetersiz denetim ve cezalarla dolaşınca her bayramda ortalama üç yüz vatandaşımızı, çoluk çocuk yitirdik ve buna da gerçek bir dangalaklıkla trafik canavarı dedik.

Trafik canavarı demenin dayanılmaz bir kolaylığı var, yollarda pek sorun yok, vatandaş pek hata yapmıyor, denetim düzgün yani bizde pek günah yok ama ah işte o canavar yok mu!

Mehmet Altan’ın yine çok dalga geçtiği bir de enflasyon canavarı var.

Enflasyon canavarı lafı da çok rahatlatıcı bir ifade, siyasi iktidarlar aslında hata yapmıyorlar, Merkez Bankası atamaları çok doğru, para ve maliye politikaları hep hatalardan münezzeh yani özetle devlet zeytinyağı gibi ama işte o enflasyon canavarı denen yaratık işleri hep bozuyor.

Trafik ve enflasyon canavarları yoktur, kurallara uymayan sürücüler, kötü yollar ve denetimsiz araçlar vardır; enflasyon tarafında da yanlış para ve maliye politikaları, popülist siyasetçiler vardır.

Helikopter faciası da iyi araştırma yapılırsa bir kaza değildir, olamaz.

Aklıma gelen ihtimalleri sayayım:

O gün yola çıkma fikri yanlış olabilir.

Helikopter tercihi yanlış olabilir.

Helikopter markası yanlış olabilir.

Helikopterin bakımında bir problem olabilir.

O hava koşullarında yola çıkma kararı yanlış olabilir.

Pilotaj hatası olabilir.

Meteoroloji ile iletişimde eksiklikler olabilir.

Meteoroloji hata yapmış olabilir.

Gerektiği anda bir noktaya inme ya da geri dönme kararının verilmemiş olması hatası olabilir.

Yer bağlantıları ile gerekli iletişimin kurulamamış olması ihtimali var.

Kaza diye bir şeyin olamayacağını biliyorum, mutlaka yapılan bir hata ya da bir ihmal var.

Bu facia için kaza ifadesinin kullanılmasının altında, trafik ve enflasyon canavarı ifadelerinde olduğu gibi, gerçek sorumluları aklama gayreti yatıyor.

Bu tarz çok yanlış ama bizim devlette çok yaygın bir anlayış.

Sadece AKP döneminde değil, yaklaşık her zaman ülke yönetiminde işler kötüye gittiği zaman dışarıdan birilerini, başka ülkeleri, bizim gelişmemizi, büyümemizi istemeyen birilerini suçlama, fail ilan etme çok yaygın ve maalesef müşteri de bulan bir anlayış, bir sahtekârlık.

Ah o dış mihraklar olmasa Türkiye bugün kişi başına düşen geliri kırk bin dolarlık bir ülke olacak idi değil mi?

Aslında trafik ve enflasyon canavarı yok ama illaki de gerçek bir canavar aranıyorsa dangalaklık ve sorumluluktan kaçma canavarları var.

Bu helikopter faciasının altında bir saldırı ya da bir devlet içi hesaplaşma ihtimali düşük, çok daha büyük ihtimalle azgelişmişlik olduğunu düşünüyorum.

Azgelişmişlik de en nihai analizde işini düzgün yapmamak demek.

Ve bu ihtimal kanımca saldırı ya da derin devlet ihtimallerinden çok çok daha vahim.

Dikkatinizi çekerim, bu helikopter faciasının bir saldırı ya da derin devlet marifeti ile gerçekleşmesi ihtimali yine işini kötü yapan birilerini temize çıkaracaktır.

Mesela 2007 Dağlıca faciasında saldırganı lanetlemek normal ve gerekli tabii ama aynı zamanda Karakol’a neden güvenlik güçlerinin zamanında müdahale edemediğini de tartışmalıydık ve bu nedeni hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz değil mi?

Korkarım bu son helikopter faciası da meteoroloji canavarı ile açıklanacak.