Fransız politikacı Bridey: Kürtler Fransa’nın gösterdiği çabaları unutmadı

Fransa Ulusal Meclisi Irak-Fransız Dostluk Komitesi Başkanı Jean-Jacques Bridey, Kürt-Fransız ilişkileri hakkında konuştu.

Fransız politikacı Bridey: Kürtler Fransa’nın gösterdiği çabaları unutmadı
30.08.2021 - 07:43
Haber Merkezi
1148
0

Fransa Ulusal Meclisi Irak-Fransız Dostluk Komitesi Başkanı Jean-Jacques Bridey, IŞİD’le mücadelenin hala sona ermediğini, bu nedenle ülkesinin sonuna kadar Irak ve Kürdistan Bölgesi’nin yanında yer alacağını söyledi.

Bridey, Rûdaw TV’ye verdiği röportaja göre; Kürt-Fransız ilişkilerinin güçlü olduğuna vurgu yapan Bridey, Kürt halkının diktatör Saddam Hüseyin rejiminin saldırılarını durdurmak için Fransa’nın gösterdiği çabaları unutmadığını belirtti.

“Fransa’nın Kürt özerk bölgesi ile dostluğu, Fransız siyasetinin bir devamıdır” diyen Fransız politikacı, Paris’te yönetimde kim olursa olsun bu ilişkilerin olduğu gibi süreceğine dikkat çekti.

Aynı zamanda Fransa Ulusal Meclisi’nde Ulusal Güvenlik ve Silahlı Kuvvetler Komisyonu üyesi olan Bridey, Fransa Cumhurbaşkanı Emman uel Macron ile Irak ve Kürdistan Bölgesi’ni ziyaret eden heyette yer aldı.

Bridey, Rûdaw TV’ye verdiği röportaj şöyle:

"- Özellikle Emmanuel Macron döneminde Fransa Irak ile ilişkilerine büyük önem veriyor. Bunun nedenleri nelerdir?

Jean-Jacques Bridey: Bu Başkan Macron’un bu ülkeye ilk ziyareti değil. Koronavirüs salgınına rağmen üçüncü ziyareti. Bu da son yıllarda iki ülke arasındaki güçlü dostluk ve işbirliğini yansıtıyor. Şimdi bir salgın problemi var ve hem ülkede hem de bölgede güvenlik durumu kötüye gidiyor. Bu nedenle Fransa Cumhurbaşkanı’nın gelip teröre karşı mücadelede Irak halkına desteğini ve tavrını iletmesi çok önemli. Elbette bu ikili bir durum ve aynı zamanda çok yönlü bir durum. Bağdat’taki zirveye birçok taraf katıldı. Zirveye ilişkin ilk işaretler sevindirici ve teşvik edici nitelikte. Bu nedenle ziyarete iyimser ve ciddi yaklaşıyoruz.

- Total şirketi Irak’ta petrol üretimi yarım milyar dolarlık bir yatırım yapma kararı almış. Irak’ın mevcut durumu böyle bir yatırım için uygun mu ya da çalışmalar başlamış mı?

Jean-Jacques Bridey: Prensipte bu çok büyük bir yatırım, 7 milyar Euro küçük bir miktar değil. Total zaten uluslararası büyük bir şirkettir, ancak aslen Fransızdır ve petrol ve doğalgaz sektöründe faaliyet göstermektedir. Bu, Total'in Irak'ın sürdürülebilir bir gelecek inşa etme yeteneğine olan güvenine vurgu yapıyor. Dolayısıyla bu çok önemli ama tabi ki bu yatırımların hızlı yapılmadığını bilmemiz gerekiyor. Bunun da iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri güçlendirmek için bir neden olacağına inanıyorum. Enerji hakkında konuştuk, aynı zamanda ulaşım, gıda endüstrisi, sağlık vb. konulardan da bahsetti. Bu büyük ve küçük Fransız şirketlerin kenti deneyimlerini ülkeye aktarabileceklerini gösteriyor. Ve elbette Fransız hükümeti de bu şirketlere Irak'ta sürekli ve güvenle çalışabilmeleri için ciddi destekler verecek.

- IŞİD'in Irak'ta saldırıları artıyor. Bir hafta önce Bağdat kenti yakınlarındaki Termiye bölgesine saldırılar düzenlendi. Bir uzman olarak Irak ve bölgedeki güvenlik durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Jean-Jacques Bridey: İslam Devleti'ne ve teröre karşı savaş sona ermedi. Cumhurbaşkanı güçlü işbirliği mesajını iletmek için Musul’a gidecek ve elbette ben de kendisi ile birlikte olacağım. Çünkü Musul IŞİD’e karşı büyük bir zaferin elde edildiği bir yer. Ancak maalesef bu savaş kentin yerle bir edilmesine neden oldu. Artık yavaş yavaş inşa edilen bir yer ve yine bizim daha güçlü bir şekilde terörle savaşa katılmamız gerekiyor. İster kuzey Irak'ta, ister Suriye’de veya isterse teröristlerin hâlâ faaliyet yürüttüğü bölgelere baktığınızda terörün hala devam ettiğini ve hala da mücadele etmemiz gerektiğini görürsünüz. Özellikle de terörün sırtını dayadığı ideolojiye karşı mücadele edilmeli. Ülkedeki gençleri ölüme götüren kültür teröre. Yani fikri bir mücadele olmalı ve Fransa ile Irak birlikte çalışmalı. Güvenlik alanında birlikte çalışmalı, eğitim ve istihbarat alışverişi iyi olmalı ki teröre karşı savaş başarı ile sona ersin. Bu mücadele sürdürülmeli ve Fransa da Irak’ın yanında yer almalı.

- IŞİD, saldırılarını ve üyelerinin sayısını arttırıyor, ancak uluslararası koalisyon geçmişteki kadar aktif görmüyor. Bu, IŞİD’in güç toplamasına neden olmuyor mu?

Jean-Jacques Bridey: Bu günlük bir eylemdir, Fransa ilişkilerinde taahhüdünü ihmal etmemiştir. Bazı ülkeler geri çekilmeyi düşünürse böyle bir ilişki kalmaz, başka bir formülle olur. Askeri açıdan bir işbirliği mevcuttur, askeri teçhizat ve ikmal cephelerde var. Şimdi eğitim ve donatım çalışmaları var, istihbarat alışverişi var, güçlü ve devam eden bir ortaklık var. Böylece ordu ve güvenlik güçleri bizim desteğimizle kademeli olarak terörle bağımsız olarak mücadele edebilir.

- Irak, Suriye ve Rojava’da Kürdistan'da yakalanan Fransız vatandaşı çok sayıda IŞİD’li var. Fransa bu örgüt üyelerinin Irak ve Suriye'de yargılanmasından yana mı?

Jean-Jacques Bridey:  Fransa bu dosya konusunda her zaman net olmuştur. Aslında, teröristlerin yanında savaşmak için Irak ve Suriye'ye gelen Fransızlar var. Kimisi ailesiyle gelmiş, kimisi de burada aile kurmuş. Tüm bu şahıslar Irak'ta, Suriye'de suç işlediyse, Irak'ta, Suriye'de adalete teslim edilmelidir. Suçlu bulunurlarsa, cezalarını suçu işledikleri ülkelerin yasalarına göre tamamlamaları gerekir. Burada (IŞİD mensuplarının) çocukları soruluyor. IŞİD’li ailelerin kamplarda yeni doğan çocukları farklı bir durumdur. Fransa'da aileleri olanlar onları alıp içinde yaşadıkları geçmişi ve hatıraları unutmaları için yeniden eğitim almaları için çalışabilir.

- Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kürdistan Bölgesi'ni ziyaret ediyor. Fransa'nın Kürdistan Bölgesi ile ilişkilerini nasıl görüyorsunuz?

Jean-Jacques Bridey: Kürdistan özerk olmasına rağmen bir bölgedir, ancak Irak devletine bağlı bir bölgesidir. Ancak bir özelliği var; Kürdistan ile Irak devleti arasında siyasi bir özellik var. Bir de Fransa ile Kürdistan arasında özel destek ilişkisi var. Kürtler, dönemin Fransa Cumhurbaşkanı François Mitterrand'ın Saddam Hüseyin'in güçlerini durdurma ve Kürtleri savunmak için attığı adımları, bu sayede diktatör rejim tarafından kimyasal gazla bombalandığında Fransa'nın bunu durdurmak için üstlendiği büyük rolü unutmuyorlar. Diktatörlüğün Kürt halkına uyguladığı baskı sırasında kurulan güçlü ilişki, Fransız ve Kürt halkları arasında devam etti. Fransız ve Kürt şahsiyetler ve dostlar arasında, daha sonra siyasi şahsiyetler ve devlet yetkilileri arasında, şimdi de Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Irak Başbakanı ve Sayın Barzani arasında. Başkan Macron ile Irak Başbakanı arasında da dostane ilişkiler var, yani rekabet yok. Fransa’nın Irak’ta birçok dostu var. İster Iraklı ister Kürt, Sünni veya Şii olsun, Irak'ta birçok dostumuz var. İster Hristiyan olsun, ister Yahudi, hepsi bizim dostumuz, bütün Iraklılar bizim dostumuz.

-  Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani'nin Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron ile sürekli bir ilişkisi var. Şu ana kadar dört resmi görüşme gerçekleştirdiler. Emanuel Macron ve Neçirvan Barzani arasındaki bu güçlü ilişki bölgenin istikrarı ve kalkınması için nasıl işe yarar?

Jean-Jacques Bridey: Dostluk ilişkisini tekrar ediyorum; her iki ülkenin dostluğu, Fransa’nın Kürt özerk bölgesi ile dostluğu, Fransız siyasetinin bir devamıdır. Paris'te Cumhurbaşkanı kim olursa ve kim çoğunlukta olursa bu dostluk devam ediyor. Geçmiş on yıl içerisinde Fransa-Irak Dostluk Grubu başkanı olduğum sürece iki parlamento arasında iyi bir ilişkimiz vardı ve bu ilişkilerde başarılı olduk. Bugün dostluk ilişkileri kişiler veya sorumlular değişse bile devam ediyor. Değiştir. Dolayısıyla bu yolda devam etmeliyiz. İlk ziyaretimde bir söz söylemiştim. Siz Iraklılar medeniyeti kurdunuz, biz Fransızlar demokrasiyi yarattık, inanıyorum ki bu iki halk tarihte yaptıkları her şeyden gurur duyabilir.

- Eski Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, IŞİD savaşı sırasında Kürdistan Bölgesi'ni ziyaret etti. 2016 yılında Kürdistan Bölgesi Başkanı Başkan Mesud Barzani Elysée'ye davet etti. Fransa ve Kürdistan Bölgesi arasındaki bu ilişki, özellikle bölgedeki büyük sorunlardan biri olan Kürt meselesinin çözümü ve bölgede barışının inşası ve istikrar için güçlü bir temel sağlayabilir mi?

Jean-Jacques Bridey: Fransa ile özerk Kürdistan Bölgesi ve bu bölgede barışın temelini oluşturan unsurlardan biri olan Kürt halkı arasında çok iyi bir ilişki var. Barışın inşası konusunda herkesin yüzü Kürtlere dönüktür, bu konuda Kürtler olmadan hiçbir şey yapılamaz. Ayrıca Kürtler sorumluluk almadan da hiçbir şey yapılamaz. Başkan Barzani ile birkaç yıl önce, kendisi Kürdistan Bölgesi Başkanıyken görüştüm. Kürdistan’ın bağımsızlığı konusunda görüşlerimi kendisine ilettim. Bağımsızlık yerine daha güçlü bir özerkliği düşünmesi gerektiği şeklindeki düşüncemi dile getirdim. Kürt yetkililerin özerklik veya bağımsızlık için kampanya yürütmesi yine çok önemli. Bugün 21. yüzyılda, istikrarın çok hassas olduğu bir bölgede bağımsızlık yerine özerkliğe odaklanmanın önemli olduğuna inanıyorum. Kürdistan genç bir nüfusa sahip güzel bir bölgedir. Öncelikle kendi halkı için gelişmiş ve kalkınmış bir bölge olmalı, sonra İranlı, Türk, Suriyeli ya da Iraklı olsun, diğerleri için. Bu çok önemli ve Irak Kürdistan'ı bu özelliği ile kilit bir yere sahip olmalıdır.

- Amerika bu yıl güçlerini Irak’tan çekiyor. Bunun, Fransa’nın Irak ve Kürdistan Bölgesi’nde bulunmasının üzerindeki etkisi nedir?

Jean-Jacques Bridey: Büyük bir devletin savaşan güçlerini geri çekmesi hiç olumlu değil. Bugün Afganistan’da meydana gelen gelişmeleri görüyoruz. Fransa, Iraklılar ve Kürtlere bağlı olarak Koalisyon güçlerinin içinde yer alıyor. Amerikan güçlerinin yerini tamamen alamasa da teröre karşı mücadelelerini sürdürsünler diye Fransa her zaman Iraklıların ve Kürtlerin yanındadır.

- Peşmerge IŞİD’le savaşta büyük kayıplar verdi ve büyük bir kahramanlık gösterdi. Fransa, Peşmerge’nin güçlendirilmesi hususunda ne yapabilir?

Jean-Jacques Bridey: Çok şükür ki IŞİD’i Irak ve Suriye’de yenmek için Peşmerge Güçleri vardı. Onlara her anlamda destek sunduk, ihtiyaçlarını giderip donattık ve onları finanse ettik. Şimdi yeni bir döneme girmiş olsak da Fransa bir şekilde Peşmerge’nin yanında olacak. Şüphesiz Peşmerge bahsettiğim barışçıl ve istikrarlı ruha uygun olarak hareket ediyor.

- Fransa’nın Rojava’da askeri güçleri bulunuyor. Önümüzdeki zaman diliminde Fransa, Suriye’deki Kürt bölgesine nasıl bir rol oynayacak?

Jean-Jacques Bridey: Suriye de Fransa için dost bir ülke. Fakat bugün Fransa Suriye hükümetiyle çalışamıyor. O yüzden teröristlerin kontolü altında olmayan özgürleştirilmiş bölgelerde ve hükümetin kontrolünün bulunmadığı alanlarda yer alıyoruz. Halkın geri dönüşü ve eğitim ve sağlık gibi alanlarda yardım amaçlı destek sunmak amacıyla oradayız. Bu böyle devam edecek, hükümete bağlı olmayan güçlere destek sunmaya ve gerekli olduğu durumlarda askeri olarak faaliyet göstermeye devam edeceğiz.

- Afganistan’daki gelişmelerin Irak ve Suriye’de de tekrarlanacağını düşünüyor musunuz?

Jean-Jacques Bridey: Bu üç ülkede durum aynı değil. Afganistan’da legal bir hükümet bir grup teröristin saldırısına uğradı. Henüz net olmayan sebepler yüzünden söz konusu hükümet hemen düştü. Ordu kaçtı, Taliban’ın saldırısı karşısında halk tamamıyla savunmasız kaldı. Binlerce insan ülkeyi terk etmek istedi. Binlerce aile, çocuk, kadın ve azınlık mensubu ülkeden kaçıyor.  Eskiden olduğu gibi şimdi de sorumlu davranacağız. Bu ülkeyi tamamen yalnız bırakamayız. Taliban’la iletişim halinde olan uluslararası kuruluşların örgüte yaptıklarının kabul edilemez olduğunu söylemesi gerekiyor. Amerikan ve Avrupa güçleri hâlâ orada bulunuyor ve uluslararası camia Afgan toplumunun yanında olacak.

Suriye ve Irak ile Afganistan arasında bir benzerlik olacak mı diye sordunuz? Hayır, öyle düşünmüyorum. Irak’ın daha yerleşik olduğu düşüncesindeyim. Bütün demokrasilerde zayıflık olur, nitekim 200 yıldır demokrasi ile yönetilen Fransa’da bile hâlâ sorunlar çıkıyor. Suriye ne yazık ki tamamıyla parçalanmış bir durumda. Ülkenin bir yanı hükümetin denetimindeyken büyük bir yanı henüz hükümetin elinde değil. O yüzden Fransa’nın hükümet haricindeki örgütlere organize olmaları için yardım edeceğini ve halka hizmetleri ulaştırmaya çalışacağını söyledim. Elbette Irak bu durumda değil. Büyük bir ülkesiniz, büyük felaketlere uğradınız, bugün sizi destekleyen bir devlet var ve 21. yüzyıla yaraşır genç bir demokrasiye sahip olmanız için size destekte bulunmak gerekir.

- Günümüzde Suriye büyük bir sorun olarak duruyor. Fransa’nın Suriye ile tarihi ilişkileri var. Fransa bugün Suriye sorununun çözülmesi için inisiyatif almayı düşünüyor mu?

Jean-Jacques Bridey: Fransa, Suriye konusunda büyük gayretler gösterdi. Suriye’de felaket 10 yıldır devam ediyor. En başta silahlandırdığımız bazı güçleri hükümet yok etti. Ardından yeni bir strateji geliştirip istihbarat çalışmalarına ağırlık verdik. Demin de ifade ettiğim gibi şu anda hükümet ülkenin sadece belli bir kısmını kontrol ediyor. Kontrol ettiği alan en verimli alan olabilir, fakat ülkenin büyük kesimi hükümetin elinde değil. O yüzden de açıkçası Fransa’nın nasıl bir inisiyatif alabileceğini bilmiyorum. Ayrıca ülkeye barış gelmesinin bir yolu diktatör Beşar Esad’ın gitmesi. Esad gitmeden, ne yazık ki bu ülkeye barışın gelmesini bekleyemeyiz.

- Bugün Macron İslami terörden bahsetti. Macron’un kast ettiği sadece IŞİD mi?

Jean-Jacques Bridey: Fransa’da terör ve İslami kelimelerinin bir arada kullanılmasına yönelik bir eğilim var. Fakat bölgenizde ağırlığın terör üzerinde olması gerekiyor. Müslüman bir ülkesiniz, fakat ülkenizde bazı Hristiyanlar, Yahudiler yaşıyor. Sünnilerle beraber Şiiler de bulunuyor. Nereden gelirse gelsin, Irak’ın bütün bileşenlerinin teröre karşı olması gerekiyor. İslami ya da ideolojik, terör nasıl olursa olsun, tavizsiz ve büyük bir ciddiyetle karısında durulması gerekir. Biz Fransa’da bunu tecrübe ettiğimiz için ona İslami terör diyoruz. Fakat terörle büyük bir ciddiyetle mücadele etmek gerektiğini tekrarlamak istiyorum.


Editör: N. Cingirt

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (www.marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.