• 19.05.2021 06:45
  • (164)

 ve Akşener, yerli yersiz "erken seçim" çağrısında bulunmaya devam ediyor.  seçimin zamanında yapılacağını sıklıkla açıklasa da muhalefet bu çağrılarında ısrarlı. Bu ısrar, farklı ideolojilere sahip partileri bir arada tutabilmek için sürekli "seçim" gündemi yapma ihtiyacından kaynaklanıyor. Erken seçim istemenin ya da gerçekleşmeyecek tarih vermenin nasıl olsa bir maliyeti yok. Hatırlayalım, Akşener, "Bu haziranda erken seçim olacak" diye çok iddialı konuşmuştu. Sorun değil, yeni tarih verilerek kampanya sürdürülür. Asıl dert, 2023 seçimlerine hangi ittifak kombinasyonu ve cumhurbaşkanı adayı ile gidileceği. Buna ilişkin muhalefet liderlerinden çok sayıda açıklama geliyor. Bütün seçeneklerin çalışabilmesi için uygun bir ortam hazırlanıyor.

SON VERSİYON GENİŞ İTTİFAK MODELİ
İP ya da HDP'nin kuracağı "üçüncü ittifak" ihtimali tartışıldıktan sonra Akşener'in HDP'yi dışarıda tutan 5 partili ittifak (CHP, İP, SP, GP ve DEVA) önerisi geldi. Aynı günlerde Babacan'ın 2018 seçimlerinde 'ün çatı aday olamamasıyla 5 yıl kaybedildiği fikri tartışılıyordu.  milletvekili iken muhalefetin çalışmalarının "tam göbeğinde" olduğunu açıklayan Babacan, "çatı aday" ihtimalini canlı tutmaya çalışıyor. Ancak İstanbul seçimlerinden sonra CHP'nin kazanabilme umudunun arttığı bir ortamda Gül ya da benzeri bir çatı adayı üzerinde anlaşılabilmesi çok zor görünüyor. O halde Babacan'ın açıklaması ile Kılıçdaroğlu'nun muhalefet liderlerini "güçlendirilmiş parlamenter sistem önerisi" etrafında bir araya getirme önerisi aynı yöne bakıyor. Seçim öncesinde başkan yardımcılıklarının veya bakanlıkların muhalefet temsilcilerine dağıtılması şeklindeki bir ittifak senaryosu konuşuluyor. Son günlerde CHP'li isimler "İkinci turda HDP'nin desteğini alabilmek için bu partiden 1-2 isme bakanlık vaadinde bulunulabilir" açıklaması yaparak seçmenlerini HDP ile açık iş birliğine hazırlıyorlar. Aslında bu öneriyi ilk olarak eski HDP eş başkanı Demirtaş dile getirmiş ve pazarlığa girişmişti: "Ortak cumhurbaşkanı adayı ve üç cumhurbaşkanı yardımcısı olacak. Bize bir cumhurbaşkanı yardımcılığı ve üç bakanlık verilecek." Ortak adayın ilk turda mı ikinci turda mı olacağına seçim döneminde anketlere bakılarak karar verilecek.

KILIÇDAROĞLU'NUN ADAYLIĞI PAZARLIK MASASINDA
Yine Kılıçdaroğlu'nun adaylığının da tartıştırılması CHP'nin pazarlık gücünü artırmaya yönelik bir taktik. Ancak CHP'nin bu taktiği İP'i HDP'li ittifak modellerine ikna etme amaçlı. Kılıçdaroğlu'nun adaylığının masadaki seçeneklerden birisi olarak sunulabilmesi için (börek açma dahil) bir miktar kampanya yapılması da gayet normal. Seçim öncesinde parti liderlerine başkan yardımcılığı ya da bakanlık dağıtma formülünün Kılıçdaroğlu'nu ümitlendirmesi de mümkün. Cumhurbaşkanlığı seçiminin birinci turuna muhalefetin her partisi kendi adayı ile girecekse CHP adayının ikinci sırada çıkması beklenir. Kılıçdaroğlu "makam dağıtma formülü" ile ikinci turda bir fırsat yakalayacağını hesap ediyor olabilir. Ben yine de Kılıçdaroğlu'nun adaylığının Akşener'in adaylığını engellemek, HDP'ye ikna etmek ve çatı aday üzerinde uzlaştırmak için öne sürüldüğü görüşündeyim.

MUHALEFETİN KÜÇÜK PARTİLERİ
Seçimler yaklaştıkça DEVA ve GP'nin siyasi hırsını 2023'ten sonraki seçimlere erteleyecek formüllere daha sıcak bakması beklenmeli. Bu partilerin Cumhurbaşkanı Erdoğan sonrasında iktidara gelebileceklerini düşünmeleri realist olmayan bir beklenti. Bu zayıf beklenti için CHP şemsiyesi altında olmayı içlerine sindirme kapasiteleri ortada. Söylemleriyle ve pazarlıklarıyla gösteriyorlar zaten. AK Parti'nin başarılarını kendi hanelerine yazdıkları için böyle bir ortamda tümüyle silineceklerini de bir türlü kabullenemiyorlar. Şimdilik görünen şu: Cumhurbaşkanlığı sistemi ile gidilen 2023 seçimlerine muhalefet karma bir model ile hazırlanıyor. Formül: "Parlamenter sisteme geçiş" önerisi altında başkan yardımcılarını ve bakanları dağıtarak bir başkan seçmek. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın karşısına geniş bir koalisyonla çıkmak.