• 11.07.2016 00:00
  • (49364)

 Ramazan Bayramı’nın kuşattığı bir haftayı yaşadık. Eskiden bayram gazeteleri çıkardı, habercilik açısından durağan bir dönem yaşanırdı. Şimdilerde hem gazetecilik rekabeti hız kesmiyor hem de ülke gündemi sükunetin hakim olmasına izin vermiyor. ‘Manşeti kurtaracak’ önemli bir olay muhakkak yaşanıyor. Bir yanda trafik canavarı öte yanda terör… Bu şartlarda zevahir gazeteciliği kolay; ancak farklı olmaya ve insan merkezli düşünmeye çalışıyorsanız fazladan çaba gerekiyor.

Yarına Bakış, bayramda da özel haber ağırlıklı gazete hedefinin peşinde oldu. “5 milyon kişiye hastane kapısı kapandı” (İsa Yazar), Türkan Elçi röportajı (İsmail Avcı), “Devletin isyan ettiren kira davası” (İsa Yazar), “ÖSYM kâr etmesine rağmen sınavlara zam yaptı” (Süleyman Kayhan), “Yeni kimlikler güvensiz çıktı” (Haber Merkezi), “Zehir var, fail yok” (İsmail Avcı) gibi özel haberler manşetlerimizde yerini aldı. Ayrıca yine ombudsmanın MEB’i teşvik konusunda uyarması, Sabancı Üniversitesi’nin eğitim raporu, 10 yılda yabancı yatırımcının dip yapması, Boğaz’da gemilere müdahale için alınan botların çürük çıkması, tarım alanlarında 10 milyarlık kayıp gibi birçok özel haber okudunuz. Gazeteciliği sadece bir ideolojik çatışma alanı olarak görmemek, hayatı sayfalara taşımak, okurun faydasını da gözetmek amaçlarımız arasında. Birey adına kamuyu denetlemenin etkili yollarından biri de bu.

Untitled-2Konuları kısır siyasi tartışmaların ötesine taşıma uğraşı içindeyiz. Hayat siyasetin tekeline terk edilmeyecek kadar önemli. Böylesi meselelerden biri de Suriyeli misafirler. Kırmızıçizgi olarak yüz bin rakamını koyduğumuz ama 3 milyon sınırına yaklaşan mecburi konuklarımız… Göçmen statüsü vermekte bile tereddüt ederken bir anda vatandaşlık kapısını araladığımız komşularımız… Siyaset esnafının bir yanı oy deposu kurnazlığı yapıyor. Karşı taraf ise ucuz halk goygoyu ile cevap veriyor. Irkçılık ve faşizme varan nefret dalgasında sörf yapanlar da az değil. Hâlbuki ne büyük devlet halüsinasyonu, ne kardeşlik romantizmi ne de işgal paranoyası gerçeği yansıtıyor. Suriyeliler realitesini bilimin ve sağduyulu müzakerenin zemininde konuşmalıyız. Yazarlarımızın desteği ile doğru ve gerçekçi çerçevenin oluşmasına katkı sunuyoruz. Ali Bulaç ve Aliye Çınar Köysüren, bu hafta yazılarıyla ufuk açıcı eleştiriler getirdi. Arkası gelecek.

İnternet sansürü sürüyor

Aralarında yarinabakis.com’un da bulunduğu haber sitelerine hukuksuz sansür devam ediyor. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın gerekçelendirmekte bile zorlandığı erişim engeline dair mahkemelerden bugünlerde sonuç alabileceğimizi umuyoruz. Ancak TİB öylesine başına buyruk ki nöbetçi mahkemelerden çıkardığımız talep yazılarına cevap dahi vermedi. Bayramla birlikte mazeretler de bitti. Bakalım ülkemizi küçük düşürmekten başka bir işe yaramayan sansürü daha ne kadar devam ettirecekler.

*********

Bayramda gazetemizle ilgili görüş paylaşan okur sayısında azalma oldu. Mükerrer konuları ayıkladıktan sonra birkaç mesajı paylaşabiliyorum ancak. Eleştiri ve önerilerinizi [email protected] adresine bekliyoruz.

“Öncelikle spor sayfanızı çok beğenerek okuyorum, çok ahlaklı ve harika bir bölüm. Bir mizah sayfamız, bir de okurun kendini ifade ettiği bir köşe iyi olur diye düşünüyorum.”
“Gazetede Ali Çolak, Hilmi Yavuz, Esra Yalazan gibi yazarlar var iken neden bir kitap sayfası olmasın?”