• 23.07.2021 10:04
  • (276)

Böyle olmuyor...

Eskiden bir avukat Kemal Kerinçsiz vardı.

Ankara’daki ‘yasakçı vesayet’le didişen yazarları, siyasetçileri bir koşu savcılara ihbar ederdi. Savcılar da icabına bakardı.

Kerinçsiz’in, ifade özgürlüğüyle sıkı mücadelesi dillere destandı.

Bizi bölmeye çalışan dış güçlere ve içerideki işbirlikçilerine karşı daima tetikteydi.

‘Satılmış hainler’e göz açtırmaz, aman vermezdi.

AK Parti, Kerinçsiz’in temsil ettiği zihniyeti dış destek de alarak yendi.

Ama bunun için askeri vesayeti, antidemokratik müdahaleleri, yasakları, hak ve özgürlük standartlarındaki kötüleşmeleri dünyaya her fırsatta şikayet etmesi gerekti.

Perinçek ve Kerinçsiz takımı ise o dönemki CHP’nin de katıldığı kampanyalarla demokratikleşme reformlarına karşı durdu.

AK Parti’yi, ülkesini dünyaya kötülemekle, karalamakla ve dış güçlerden medet ummakla suçladılar.

Dünyayla, AB ve ABD’yle demokratik dayanışma sayesinde o vesayetçi direnişi aşamasaydı, bugünleri göremezdi AK Parti.

Sonra roller değişti.

Vaktiyle AK Parti’ye ‘Amerikan Projesi’ diyen, “Haçlı İrtica” kitabını yazan Perinçek, şimdi AK Parti savunucusu. “Onlar bizim çizgimize geldi, biz değişmedik” diyor.

Perinçek’le iktidar propagandası el ele verdi. Birlikte Kılıçdaroğlu CHP’si ve diğer muhalefeti, Türkiye’yi dünyaya şikayet etmekle, AB ve ABD’den medet ummakla suçluyorlar.

Perinçek, Çin menfaatlerinin Türkiye sözcülüğünü sürdürürken artık Tahran’daki “İslami Uyanış Kurultayı”na da Türkiye’yi temsilen katılabiliyor.

Yeni değil aslında, 2017’de bile şu başlıkla yazmıştım: “Fikirleri iktidarda, Kerinçsiz nerede!”

Zihniyetinin bütün oyuncuları tam kadro sahnede yerlerini aldı. Fakat hala ortada Kerinçsiz gibi bir baş ihbarcı yok. O kadro boş, hakkıyla doldurulamadı.

Boşluğu, İletişim Başkanı Fahrettin Altun da fark etmiş olmalı ki şöyle bir açıklama yaptı:

“Bazı yabancı liderlerin Türk siyasetini dizayn etme niyet ve gayretlerini açıkça ifade ettiği bir ortamda, hiçbir yabancı devlet ve kuruluşun medya sektörüne çeşitli fonlar sağlamasını söz konusu çıkar ve hedeflerden bağımsız yorumlayamayız.

Kimsenin şüphesi olmasın ki, ne basın özgürlüğü ne de bir başka bahaneyle demokrasimizi kimsenin masasına meze yaptırmayız. Yeni kisveler altında beşinci kol faaliyetlerine müsaade etmeyiz.”

Altun, yabancı fonlardan yararlanan medyaya karşı en kısa sürede tedbir alınacağını söylüyor.

Bu hiddet ve celalin nedenini biliyorsunuz.

Medyascope, Serbestiyet, P24, 140Journos gibi siteler, Amerikan Chrest Vakfının fonlarından yararlanıyormuş.

Alan da veren de saklamadığı halde sanki gizliymiş, el altından para alıyorlarmış ve yeni ortaya çıkmış gibi hedef gösterildiler.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mart başında açıkladığı İnsan Hakları Eylem Planı, AB ve Avrupa Konseyi’nin paralarıyla hazırlanmamış dersiniz. Bu projenin ortağı ve ana yararlanıcısı, Adalet Bakanlığı değilmiş gibi.

Diğer yararlanıcıları arasında yargıdan İçişleri’ne, STK’lardan gazetecilere pek çok paydaşın olduğu, resmi kaynaklarda belirtilmiyor sanki.

Milli Savunma ve Milli Eğitim dahil, AB fonlarından faydalanmayan bakanlık mı var!

SETA, 2018’de İslamofobiyle mücadele raporunu AB fonuyla hazırlamadı mı?

İktidar ve taraftarları, projelerine dışarıdan hibe alınca beşinci kol faaliyeti, ajanlık filan olmuyor da eleştirel mecralar yapınca mı oluyor?

E o zaman bir baş muhbir de yakışır, hatta şart artık iktidara. Böyle yandan ispiyonlatmakla zor yürüyor.

Raif Abi yetim kaldı

Tiyatrocu Turgay Yıldız’ı çok erken kaybettik.

Karar TV YouTube kanalında Hande Kumru’ya konuk gelmişti. Ayrıldıktan sonra o gün rahatsızlanmış, hastaneye yattı.

Arkadaşlarla yakın takibimizdeydi. İyiye gidiyordu, atlattı atlatacak derken acı haber geldi.

Kısa süre öncesinde yine Karar’daydı. Öğle yemeğine kalmıştı. Uzun uzadıya laflamıştık. O günden, aramızda Hande’yle bu gördüğünüz fotoğraf hatıra kaldı.

01-001.jpg

Mizahi skeçleri sosyal medyada merakla bekleniyor, beğeniliyor, giderek daha çok ilgi görüyordu.

Telefonun öbür ucundaki Raif Abi’yi, yüzünü hiç göstermeden, sesini hiç duyurmadan kalabalıklara tanıtıp sevdirmeyi başarmıştı.

Canlandırdığı unutulmaz tiplemeler, yetim kaldı. Hep güldürürdü, vakitsiz gidişiyle bu kez hepimizi kedere boğdu.

Parlak bir oyuncuyu ve siyasi hiciv ustasını yitirdik. Ailesinin, dostlarının, sevenlerinin başı sağ olsun. Allah’tan rahmet diliyorum.