Al din hurafecisini vur seküler hurafeciye

  • 14.01.2022 11:44

Ankara’da psikolojik sorunları olan kadına çare aranan yer, Kayseri’deki sanayi sitesi.

Telefonla danışılan ve tedavi metodu harfiyen uygulanan kişi, bir kaynakçı.

Kaynakçının uzaktan muayeneyle koyduğu teşhisse kadına cinlerin musallat olduğu şeklinde.

Dedikleri yapılırsa kurtaracağını söyleyerek dikte ettiği reçete, cin kovma duası eşliğinde kadına oklavayla yüz kırbaç vurulup hacamat edilmesi.

Kırbaç seansını ailelerin huzurunda icra eden, 8 aylık koca.

Hacamat icrasının emanet edildiği ehil eller de bir ev kadınına ait.

Hasta rahatladı rahatlıyor, cinler ha çıktı ha çıkıyor derken tedaviye cevap alınamayınca tekrar tekrar görüş sorulan kişi, aynı kaynakçı.

İlave tavsiye, hastanın 23 gün kefaret orucu tutması ve üste kurban kesilmesi. Kadın, oruçluyken götürüldüğü adak yerinde tekrar fenalık geçirince bir tane daha kesilmesi.

Sonuç dün haberlerdeydi; baygın ve bitkin halde hastaneye kaldırılan 30 yaşındaki kadının, doktora yetiştirilemeden ruhunu teslim ettiği görüldü.

Mevtanın vücudunda morluklar ve hacamat kesikleri bulununca şüpheli ölüm soruşturması başlatıldı.

Koca, kocanın anne babası, kayınvalidesi ve cinciyle hacamatçı tutuklandı.

“İçine 3 harfliler kaçmış, Kayseri’de bulunan bir hocanın talimatıyla sopa vurduk, bu şekilde içindeki cini öldürmeye çalıştık” ifadeleri verildi.

Şüpheliler, adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.

İddianame hazırlandı, dava açıldı, yargılanacaklar.

Ama hiçbir ceza, gideni geri getirmeyecek.

İçlerine giren hurafeciliği çıkarmak yerine kullanırsanız, insanlara yaptıramayacağınız kötülük yoktur.

Covid aşısının bir komploya hizmet ettiğine, doktorların bilimsel hurafeler uydurarak halka yalan söylediğine, çip taktırmaya ikna için bütün dünyanın size karşı bir tiyatro çevirdiğine, gözünüzü boyamak maksadıyla büyük oyunlar oynandığına, aşı çalışmalarına milyar dolar bağışlayan Bill Gates’in de bu entrikanın içinde bulunduğuna, aksini söyleyenlerin ya paranoyak ya da komplonun parçası olduğuna inandırmanız işten bile değil.

Ve maalesef bu gaflet uykusundan istifade etmek isteyenler, uyuyanları uyandırmak isteyenlerden daha avantajlı.

Tatlı yalanlarla avutulanlar, acı gerçeklerle aydınlatmaya kalkana önce düşman kesilirler. “Değerlerinize saldırı var” dolduruşlarının da yardımıyla tabii.

Siyasete nasıl aktarıldığına son örnek için, alttaki ikinci yazıya buyurun.

OYSA NE İKTİDAR IŞİD’Çİ NE MUHALEFET PKK’CI

Her akıl dışı menkıbenin, anlatıcısına yetecek kadar cahil alıcısı mevcut. Siz mavalınızı okuyun, mutlaka inanan çıkar, müşterisiz kalmazsınız.

Bu da tribüne oynayan şovmenleri, zahmetsiz geçinmeye alıştırıp kolaycılığa itiyor.

İktidarın muhalefetle siyasi mücadelesini, PKK’yla mücadele gibi göstermekte mi zorlanmazsınız bir tek, hayır!

Muhalefetin iktidarla siyasi mücadelesini, IŞİD’le mücadele gibi anlatan da taraftar toplamakta güçlük çekmez.

Din bezirganları, cehaleti besleyerek istismar ediyor da seküler hokkabazlar geri mi kalıyor, hayır!

Onların da geçim kapısı olan hurafeler var. Nemalanmak için, kendi hurafelerini dayatan çağdaşlık menkıbeleriyle karşı bağnazlığı körüklüyorlar.

Tribün amigolarından biri, cemaat evindeki intihardan bir “irticayla mücadele” fırsatı çıkarmadı diye Kılıçdaroğlu’nu dün şöyle hedefe koyuyordu:

“Kurucu ayarlarından uzaklaşan CHP’yi geri almadan, Türkiye’yi geri alabilmek mümkün görünmüyor.”

CHP’liler, bıraktıkları kavgaya geri döner de daha çok asılırlarsa bu kez AK Parti’ye yaramayacağından emin amigo, ısrarcı da.

Sanki halkı aşağılayarak Cumhuriyeti güya irtica karanlığından kurtarma siyaseti, 19 yıldır girdiği her seçimde kaybetmemiş, hep kazandırmış.

Teklifi, kabaca şu basit önermeye dayanıyor:

“Ülkeyi, fetihçi bir zihniyet ele geçirdi. Bidon ve örümcek kafalı iç düşmandan son kaleyi kurtararak yeniden fethetmek üzere seferberlik çığırtkanlığı yapılsın. Kazanmak için, tehlike çanları çalıp öcüyle korkutmaktan başka hiçbir siyasete gerek yok.”

Neresinden baksanız tutarsızca...

Fakat mantık süzgecinden geçirmesi, ağzından çıkanı kulağının duyması filan gerekmiyor. Talebe göre arz ediyor sloganı. Müşterisi hazır, nabza göre şerbet vermesi yeterli.

Bu kadar körlük, ancak körkütük cehaletle mümkün diyeceksiniz. E amigo da buna güveniyor işte zaten.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (www.marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.