• 9.09.2021 06:54

Cadı kazanı gibi kaynıyor…

Neresi?..

Saray iktidarı…

Çöküşü ve bitişi sadece yandaş kalemler görmüyor. Saray içindeki hizipler de kılıçları açıktan çekmeye başladı. Herkes duruma göre pozisyon alma peşinde. Sorular… Sorular… Sorular… MHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Tayyip Erdoğan’da, AKP’nin adayı kim olacak?.. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli son dakika sürprizi yapar, desteğini Erdoğan’dan çeker mi?.. Tayyip Erdoğan, sağlık durumunu sebep gösterip adaylıktan çekilir mi?.. Erdoğan, adaylıktan çekilirse yerine kimi gösterir?. Vs… Vs… Vs…

Saray koridorlarında bir telaş bir telaş sormayın gitsin!.. Kısa ve uzun listeler hazırlanıyor. Kendini en baba AKP’li sayan ve partinin en büyüklerinden biri olduğunu düşünenler, Tayyip Erdoğan sonrası adaylık için adlarını kısa listeye yazdırma telaşı ve heyecanı içinde. Bir de, ne olursa olsun adım bari uzun listede olsun, Cumhurbaşkanı adayı olamasak da partide bir yerde önemli bir koltuk kapalım diyenler, hesap kitap yapanlar var. Bazıları ortaya çıkmaya başladı, bir süre sonra yandaş kalemler vasıtasıyla türlü gerekçeler bahane edilerek diğerlerinin de isimlerini duymaya başlayacaksınız…

Tayyip Erdoğan ve AKP kötü görüntü vermeye başlayınca da saray içindeki iki büyük hizip olan, “Güvenlikçiler” ve “Gürcüler konseyi” kapışmayı daha da açığa çıkardı. “Güvenlikçiler” kendi içlerinde yaptıkları toplantıları (güvenlik üst düzey bürokratları da dahil) ve aldıkları kararları siyasi kulislere şöyle üflüyorlar; “2028’e kadar iktidarı kimseye bırakmayacağız. Süleyman Soylu da hep bizim yanımızda olacak.”

“Gürcüler konseyi”nden kulislerin kulaklarına fısıldananlar şöyle;

“Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Çalışkan (damat Berat Albayrak’ın adamı,  İstanbul eski Emniyet Müdürü) İçişleri Bakanı oluyor. Berat Albayrak tüm ekonomin patronu olacak şekilde Cumhurbaşkanı Yardımcılığı’na getiriliyor. “

Havadisler böyle… Nereden isterseniz oradan yakın!..

???

Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli’nin sağlık durumları ve kabine revizyonu ile yatıp kalkan başkent siyasi kulislerinde hakim olan bir görüş var. O da, Tayyip Erdoğan’ın Süleyman Soylu’nun İçişleri Bakanlığı’nda kesinlikle bir erken seçime gitmeyeceği. Hatta, Jandarma’da yapılan görev değişiklikleri isim isim sayılarak “Süleyman Soylu’nun altını oyma operasyonu” olarak değerlendiriliyor. FETÖ gerekçesiyle görevlerinden alınan Vali Yardımcıları ve kaymakamlarında bu operasyonun parçası olduğu iddia ediliyor.

Erken seçim iddiaları için siyasi kulislerde son dolaşıma sokulan tarih ise “2022 Haziran’ının son haftasından 1 hafta önce”

???

Millet İttifakı cephesine dönelim… Dün kaleme aldığımız, “Millet İttifakı’nda ‘dil’ ve ‘tekil hareket’ sorunu çözüldü” başlıklı yazımızda Meral Akşener ile Kemal Kılıçdaroğlu’nun ikili, baş başa yaptığı görüşmenin içeriğini aktarmıştık. İYİ Parti tarafı, CHP’den kaynaklandığını iddia ettikleri bazı sorunların liderlerin baş başa yaptıkları görüşmede tatlıya bağlanmasından oldukça memnun görünüyor. İYİ Parti kurmayları “maksat hasıl oldu” diyor.

İYİ Parti lideri Meral Akşener’in CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı kritik özel görüşmeden önceki gün yapılan GİK toplantısına aktardıkları ile yeni bilgilere ulaştım.

Meral Akşener, “CHP’nin tekil söylem” ve “tekil hareket”lerinden duydukları rahatsızlıkları dile getirirken Cumhurbaşkanlığı adaylığı, anayasa, seçim kanunu ve iktidar vaatleri dışında başka önemli başlıkları da gündeme getirmiş.

Akşener, Kılıçdaroğlu’na, CHP heyetinin Irak’ın kuzeyine yaptığı ziyaret ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani ile yapılan görüşmeden kendisinin ve partisinin duyduğu rahatsızlığı aktarmış. Akşener, “İzin alma gibi değil ama en azından nezaketen de olsa bize sorulmalıydı” demiş. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’da “Türkmenleri de ziyaret edecektik” diye yanıt vermiş.

İYİ parti liderinin, Kemal Kılıçdaroğlu’na aktardığı bir diğer rahatsızlık konusu ise, HDP ile ilişkiler ve CHP çevrelerinden desteklendiğini düşündüğü “Meral Akşener Kürtlerden oy alamaz” söylemi. Akşener, Kılıçdaroğlu’na, “biz HDP ile kesin bir araya gelmeyiz. Ayrıca, biz Kürtlerle HDP’yi bir görmüyoruz” demiş.

Vee, Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı adaylığı meselesi…

Meral Akşener, yine CHP taraflarınca desteklendiğini düşündüğü “2018’de oyunu Meral Akşener bozdu” söyleminden duyduğu rahatsızlığı da Kemal Kılıçdaroğlu’na açık bir dille anlatmış. İYİ Parti kaynakları Kılıçdaroğlu’nun buna karşılık, “Öyle bir şey yok.  Biz kararları beraber aldık” diye cevap verdiğini söylüyor.

Peki, görüşmede, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu kendi Cumhurbaşkanlığı adaylığında ısrarcı olmuş mu?.. Veya, Abdullah Gül’ün tekrar aday gösterilmesi gündeme gelmiş mi?..

İYİ Parti kurmayları, Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendi adaylığı konusunda herhangi bir ısrarının gündeme gelmediğini kaydediyor, Abdullah Gül’ün tekrar aday gösterilmesi ile ilgili olarak “sıfır ihtimal” diyor.

Buzları eriten görüşme sonrasında sonuca gelince;

İYİ Parti kulislerine göre, “Kemal Kılıçdaroğlu mesajları aldı.”

Ne diyelim?..

Haydi hayırlısı bakalım!..