Yusuf Kaplan

Yeni Şafak



Bookmark and Share

15-25 yaş kuşağını kaybedersek, yüzyılı kaybederiz!


11.2.2019 - Bu Yazı 89 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Tarihi, iddiaları olan toplumlar yapar.

Tarihi, iddiaları büyük ve evrensel olan toplumlar yapar. Ama bin yıllık bir yolculuk küçük adımlarla başlar...

Medeniyet iddialarını koruyan, değişen şartlarda yeni bir dinamizmle yenileyebilen toplumlar, insanlığa diriltici bir ruh sunar ve tarihin akışını değiştirir...

İKİ ASIRLIK TRAVMA VE EPİSTEMİK SAVRULMA...

İki yüzyıldır, tarihi biz yapmıyoruz. Her zaman söylediğim gibi, Batılılar yapıyor; bizse tarihte tatil yapıyoruz sadece...

İki yüzyıldır ayağımızı bastığımız toprak sürgit kayıyor ayağımızın altından: O yüzden kaygan zeminlerde patinaj yapıyoruz sadece.

İki yüzyıldır, dünya tarihini sadece Batılılar yapıyor; tarihi sürükleyenler Batılılar.

Bizse, Batılıların yaptığı tarihin önünde sürükleniyoruz... Batılı kavramlarla ve kurumlarla gerçekleştirdiğimiz modernleşme, sekülerleşme yolculuğu, bizi bizden, bizim ruhköklerimizden uzaklaştırıyor; bizi bize yabancılaştırıyor; dahası bizi bize düşman ediyor ama yaşadığımız travmanın ve savrulmanın asıl nedenlerinin burada gizli olduğunu bile göremeyecek kadar zihnî bir felçleşme yaşıyoruz: Tarihte yaşamadığımız bir köleleşme biçimi bu: Epistemik kölelik.

GERÇEKLERLE YÜZLEŞMEDEN ASLÂ!

İki yüzyıllık tarihimiz, travmatik bir tarih. Tanzimat’la yönümüzü, Cumhuriyet’le yörüngemizi yitirdiğimiz bir yokoluşlar tarihi...

Yönünü ve yörüngesini yitiren bir toplum, bırakınız dünya tarihine katkıda bulunabilmeyi, kendi varlığını ve bağımsızlığını bile koruyamaz.

Kaygan zeminlerde patinaj yaptığımız, zihnî felçleşme yaşadığımız, bunun epistemik köleleşme biçimi olduğunu göremediğimiz için sorunlarımızın nedenlerini, kökenlerini, nereden kaynaklandığını da, bu sorunlarımızın üstesinden nasıl gelebileceğimizi de bilemiyoruz, kaçınılmaz olarak.

O yüzden birbirimizle boğuşup duruyoruz farklı toplum kesimleri olarak... Böylelikle enerji ve kan kaybediyoruz sürekli olarak...

Tam bir travma hâli bu.

Bu travmadan çıkmanın yegâne yolu, gerçeklerle, dünyayla ve kendimizle yüzleşmekten geçiyor, öncelikle.

Gerçekleri göremez, gerçeklerle yüzleşemezsek, geleceğe emin adımlarla yürüyemeyiz.

Gerçekleri örtbas edersek, attığımız her adım, bizi bir kez daha yeni ve daha büyük çıkmaz sokakların eşiğine fırlatır sadece.

ENERJİ VE KAN KAYBEDİYORUZ... ZAMANI KAÇIRIYORUZ...

Bu ülke, Tanzimat’la birlikte yönünü, Cumhuriyet’le birlikte yörüngesini yitirdiği için tarihten çekildi, tarihin yapılmasında hiç bir rolü yok; aksine, Batılıların yaptığı tarihin önünde oraya buraya sürüklenip duruyor sadece...

Daha da vahimi, seküleriyle, dindarıyla, bütün kesimleriyle celladına âşık: Komediye dönüşen bir trajedi bu!

O yüzden başkalarının ürünü olan seküler kavramlarla ve kurumlarla bu ülkenin önünü açacağımızı sanıyoruz... Ama bu doğrultuda attığımız her adımda daha da batıyoruz; sonra da birbirimize bağırıp-çağırıp duruyoruz!

Enerji ve kan kaybediyoruz.

Zamanı kaçıyoruz...

GENÇ KUŞAĞA RUH KAZANDIRAMAZSAK, YÜZYILI KAYBEDERİZ!

Gerçekler bunlar. Acı, travmatik ama görmek istemediğimiz, sürgit örtbas etmeye çalıştığımız yıkıcı gerçekler!

Türkiye, geldiğimiz noktada, toplum olarak ürpertici, her şeyimizi tefessüh ettiren, bin küsûr yıllık çileyle inşa ettiğimiz anlam haritalarımızı, değerlerimizi yerle bir eden ürpertici bir sekülerleşme biçimi yaşıyor...

Sadece sürükleniyor...

Bu çürüme ve sürüklenmeden en olumsuz etkilenenler genç kuşaklar...

İddiaları, idealleri, hayalleri olmayan, hız, haz ve ayartının kölesine dönüştürülen genç kuşaklar...

Aileler, çocuklarını koruyamıyor; medyada, özellikle de dijital medyada virüs gibi hızla yayılan çözücü, sığ, banal postmodern, nihilist kültürün yıkıcı etkilerinden nasıl koruyabileceklerini bile bilmiyorlar!

Bir yandan aile kurumu fenâ hâlde çatırdıyor; ruhsuz ve köksüz yapılaşma biçimleri nedeniyle mahalle kavramı ve olgusu can çekiyor, komşuluk ilişkileri yerle bir oluyor...

Öte yandan da, ailenin çatırdadığı, mahallenin çöktüğü, komşuluk ilişkilerinin yokolduğu acımasız ve ruhsuz bir dünyada ilgisiz ve sevgisiz kalan genç kuşaklar, dijital dünyanın ontolojik şiddet yüklü, tekno-pagan dünyasına kaçıyorlar; çareyi dijital dünyada kaybolmakta buluyorlar...

Türkiye’nin nüfusunun omurgasını 15-25 yaş arası genç kuşaklar oluşturuyor. Aslında, gelecek açısından müthiş bir dinamizm kaynağı bu.

Ama aile ilgisi ve sevgisinden yoksun, ruhköklerini, ideallerini, hayallerini yitiren genç kuşaklar, başkalarının iddialarının, ideallerinin ve hayallerinin kölesine dönüşüyorlar ve gözümüzün içine baka baka yok oluyorlar...

Şunu görelim artık: Eğer 15-25 yaş kuşağını kaybedersek, yüzyılı kaybederiz.

O yüzden başta eğitim kurumu olmak üzere, medyayı, kültür ve sanat hayatını kendi medeniyet ideallerimiz ve iddialarımız çerçevesinde silbaştan inşa edemezsek, varlığımızı ve bağımsızlığımızı bile koruyamayız.

Bu yazı çığlıktır.

Umarım bu çığlığı duyan olur.

Vesselâm.

Facebook Yorumları

reklam
11.2.2019
15-25 yaş kuşağını kaybedersek, yüzyılı kaybederiz!
3.2.2019
Hatırladıkça özgürleşir insan...
25.1.2019
Türkiye’nin “cinsiyet”le imtihanı
11.1.2019
Türkiye’yi kuşatma ve yalnızlaştırma stratejisi hız kazanırken...
6.1.2019
Ne oluyor?
28.12.2018
Siyasî kölelikten sonra epistemik kölelik: Hadislerden sonra sıra Kur’ân’da!
21.12.2018
Trump’ın “Suriye’den çekileceğiz” açıklaması ne anlam ifade ediyor?
14.12.2018
İbrahim Emiroğlu Hoca’ya sahip çıkılmalı, itibarı iade edilmeli!
26.11.2018
Özgürlük tutsaklığı, kulluğun öz-ü-gürleştirici gücü
23.11.2018
Bu dünya böyle gitmez!
19.11.2018
Türkiye’nin Kemalizm’le imtihanı
16.11.2018
Hava, kurşun gibi ağır! Basîret şimdi lazım bize!
12.11.2018
Dikkat! Türkiye’nin sosyolojisi metamorfoz geçiriyor!
11.11.2018
Kültüre ve gençliğe sahip çıkamazsak, yok oluruz!
9.11.2018
Ölçü siyaset değil hakikattir
5.11.2018
Eğitimde, ava giderken avlanmak...
4.11.2018
“Göçebe toplum”dan, İslâm’a gebe “sanal göçebe insan”a...
2.11.2018
İnsanlık, nereye sürükleniyor?
29.10.2018
Kazana kazana kaybediyoruz...
26.10.2018
Müslüman’san Türk’sün, yoksa mankurtsun!
22.10.2018
İkinci Danıştay Vak’ası: Vesayet rejimini hortlatma çabası!
15.10.2018
Mezhepsiz din ayakta duramaz, çağ kuramaz
14.10.2018
Çağdaş hurafeler çöplüğüne dönüşen bir zihinle İslâm’ı tarumar ederiz sadece!
12.10.2018
Din’e uyacağız, din’i kendimize uydurmayacağız...
8.10.2018
İslâm dünyasının püsküllü belâsı: Suudlar
7.10.2018
Yanlış’a ‘yanlış’ diyemeyen doğru’nun kıymetini bilemez
5.10.2018
Türkiye’yi geri alıyoruz, vermeyeceğiz aslâ!
1.10.2018
Dünya da, Müslümanlar da İslâm’ın evrensel kozmopolis’ine gebe..
28.9.2018
Zihin açıcı “aforizmalar”
21.9.2018
Yayıncılık can çekişiyor; âcil önlem alınmalı!
17.9.2018
Üniversitenin krizi
16.9.2018
Bir umut ve ufuk yürüyüşü: Beytülmakdis Sempozyumu
14.9.2018
Eğitim ve kültür meselesi, terörden de, ekonomik krizlerden de önemli!
10.9.2018
Suriye sorununda kör noktalara dikkat!
9.9.2018
İnsan araçları kullanacağına, araçlar insanı kullandığı için dünyanın çivisi çıktı!
7.9.2018
Mesele İdlib değil, Türkiye’nin kuşatılması!
3.9.2018
Asıl hedef Türkiye’dir! Peki, Türkiye ne yapmalı?
2.9.2018
Tarık Buğra diye bir usta yaşamadı değil mi? Biz yaşıyor muyuz peki?
31.8.2018
Macron’un “laiklik uyarısı” ne demek oluyor şimdi?
27.8.2018
Malazgirt ruhu: Selçuklu ufku ve insanlığın umudu
26.8.2018
Dünyayı cehenneme çeviren vahşî Leviathan düzeni bizden korksun!
24.8.2018
Osmanlı Arşivleri kapatılmamalı, aksine büyütülmeli!
20.8.2018
Şizofreni’nin resmi: Bayram telâşı ve tatil kaçışı
19.8.2018
Türkiye’yi bize vermek istemiyorlar! Alabilecek miyiz, peki?
13.8.2018
Dalga-kuramazsak yok oluruz!
12.8.2018
Hiç kimse Türkiye’nin haydutlara boyun eğmesini beklemesin!
10.8.2018
Akılla bilirsin, kalple bulursun, ruhla olursun
5.8.2018
Emperyalist her yerde: İstikametin üzerinde titre! (1)
3.8.2018
Amerikan jeo-politiğinin İslâm’ın teo-politiğiyle savaşı
30.7.2018
Eğitimde devrim yapabilirsek tarihi biz yapmaya başlayabiliriz yeniden...
29.7.2018
Asya çağı’na doğru: Batı ekseni için sonun başlangıcı
23.7.2018
Cemaatler, Ehl-i Sünnet omurga ve geleceğimiz
22.7.2018
Batılıların yüzyıllık stratejisi:
20.7.2018
Tekvînî ve tenzîlî âyetler, dînî ve din-dışı “cemaatler”
16.7.2018
Zihniyet ve maarif devrimi olmadan aslâ!
15.7.2018
15 Temmuz direnişi, diriliş ruhuna dönüştürülmeli
14.7.2018
Socrates’i öldürmeliyiz; yoksa metafiziksiz bilim, yok oluşa sürükleyecek hepimizi...
9.7.2018
Topçu’nun düşüncesi: İrade metafiziği ve postmodern krizi öngörmesi
6.7.2018
Eğitim, kültür ve medyada büyük atılımın beş şartı
24.6.2018
Tarihin nasıl yapılacağına karar vereceğiz...
18.6.2018
Çağ körleşmesi ve ruh üşümesi: Sûr’a üfleme vakti şimdi... (2)
17.6.2018
Çağ körleşmesi, ruh üşümesi ve ruh’un diriltici “sûr” üflemesi... (1)
15.6.2018
Ramazan, ümmîleşme seyrüseferi; bayram, ümmetleşme zaferi
11.6.2018
Hakikat neresi, siyaset nereye düşer?
8.6.2018
TİKA’ya ve Arifan’a saldırmanın dayanılmaz hafifliği!
4.6.2018
Süleymaniye, Sinan’ın ibadeti; senin ibadetin ne, peki?
3.6.2018
Şehir, oruç tutar mı? Hem de nasıl!
1.6.2018
Bin yıllık omurga: Ortak tarih şuuru ve medeniyet tasavvuru
28.5.2018
Ruh atılımı olmadan aslâ!
25.5.2018
Askerî darbe girişiminden sonra şimdi de ekonomik darbe...
21.5.2018
İngilizlerle Yahudileri çözmeden bir mesafe katedemeyiz!
18.5.2018
Yahudiler dünyayı esir aldılar: Dünyanın bir Yahudi Sorunu var
14.5.2018
Köklü sorunlara köklü çözümler gerekir...
11.5.2018
Batılılar, yüzyıllık hesaplarını Türkiye üzerinden yapıyorlar!
6.5.2018
Anadolu’da fırtınaya direnen ve yeşeren tohumlar...
4.5.2018
Bir medeniyet meselesi olarak sinema
30.4.2018
Osmanlı ruhu ve modeli: İnsanlığın geleceği
29.4.2018
Hakikat şarkısı bitmesin diye uykuyu kendilerine haram edenler var olduğu sürece...
27.4.2018
Neden kader seçimi?
23.4.2018
Suud ve İran: İki püsküllü belâ!
20.4.2018
Kader seçimi
16.4.2018
Asıl hedef Türkiye!
15.4.2018
Suriye vuruluyor ama hedef Türkiye kuşatılmasıdır!
13.4.2018
İsrâ ve Mirac: “Lâ”dan “illâ”ya... İki “gece yolculuğu”…
9.4.2018
Deizmin kökleri ve nasıl önlenebileceği...
9.4.2018
İki büyük tehlike: Deizm ve ateizm dalgası
6.4.2018
Türkiye, yeni bir eksen oluşturamadığı sürece...
2.4.2018
Maddî bakımdan büyürken, İslâmî bakımdan kan kaybetmemizin önüne nasıl geçebiliriz?
1.4.2018
Yürüdüğün yol kadar değil, aldığın mesafe kadarsın...
30.3.2018
Hedef Mısır değil, İhvan!
26.3.2018
Gençlerini ihmal edenler, geleceklerini imha ederler!
25.3.2018
İşte bir maarif inkılabı taslağı...
23.3.2018
Üç Aylar’da bütün yollar yürek ülkesi’ne çıkar...
19.3.2018
Kur’ân’ın kuşatıcılığını, aklın sınırlayıcılığına hapsetmek!
16.3.2018
Hem çağ’ı tanıma! Hem de tefessüh etmiş bir çağa göre Kur’ân’ı yorumla! Felâket, bu!
12.3.2018
Müslümanların direniş, diriliş ve varoluş yolculuğu...
9.3.2018
İnsan yetiştirmeden ve dünyasını inşa etmeden aslâ (1)
5.3.2018
Arapça Kitap ve Kültür Günleri: Sessiz bir devrimin ayak sesleri...
2.3.2018
Bütün darbeler İslâm’a karşı yapılmıştır
26.2.2018
Türkiye’nin ve coğrafyamızın istiklâl ve istikbal mücadelesi...
25.2.2018
Yaşadıklarımız, büyük doğum’un sancılardır...
23.2.2018
Üç Turgut Cansever: Düşünür, Mimar, Bilge
19.2.2018
Direniş ve diriliş ruhuyla donanmadan aslâ!
16.2.2018
Afrin Harekâtı: Türkiye’nin kendini bulma ve tarih yapma yolculuğu...
12.2.2018
Suriye’de kurtlarla dansımız başladı...
11.2.2018
Üç Abdülhamid: Mü’min, Mürîd, Sultan
9.2.2018
Suriye ve Mısır’la ilişkiler gözden geçirilmeli vakit geç olmadan...
5.2.2018
Türkiye’nin yanında mısın, karşısında mı?
4.2.2018
Bu ülkeyi herkes için güven adası yapmak zorundayız...
2.2.2018
Çanlar, Amerika için çalıyor...
29.1.2018
Amerikan hegemonyasının yani Yahudi gücü’nün sonuna doğru...
28.1.2018
“Türk askeri İslâmlaşıyor!” diye şikâyet eden celladına âşık tasmalı çekirgeler var bu ülkede!
22.1.2018
Afrin operasyonu: Dönüm noktası...
15.1.2018
Sorun üreten değil sorun çözen âdil bir hukuk sistemi şart!
8.1.2018
Durduğunuz yer, bakışınızı da, akışınızı da belirler...
5.1.2018
İran’la ortaklaşa oynanan asırlık tehlikeli oyun!
25.12.2017
Tarih fânîdir, hafıza bâkî...
24.12.2017
Dünyanın, “Tanrı’yı kıyamete zorlayan” bir 'Yahudi sorunu' var
22.12.2017
28 Şubat darbesi ve yıkımı...
18.12.2017
Hakikatin şifreleri: Hayatı okuma ve dokuma hamleleri...
15.12.2017
Tarihî kriz ve krizi aşmanın yolları...
8.12.2017
Küresel bir İntifada başlatılmalı!
3.12.2017
Türkiye’ye diz çöktürmek için “engizisyon mahkemesi” kurdular!
27.11.2017
Diyanet için üç büyük atılım önerisi
26.11.2017
Balkanlar’ın umudu: Köklü bir gelecek tasavvuru
24.11.2017
Suudlar ateşle oynuyor!
20.11.2017
Önümüzü açacak bir eğitim sistemi önerisi
17.11.2017
Sistemi dönüştürmek mi, sistem tarafından dönüştürülmek mi?
13.11.2017
Gazâlî yıkıcı mı, kurucu mu?
12.11.2017
İslâm, tek vazgeçilemezimiz olmadığı sürece...
10.11.2017
Suudlara biçilen tehlikeli roller!
3.11.2017
“Şoför” müyüz, “taşıt” mı?
30.10.2017
Diyanet büyük düşünmeli, kendisini yıpratmamalı ve yıpratılmamalı
27.10.2017
Medine’den Medeniyet’e, İstiklâl’den İstikbal’e...
23.10.2017
İlerleme putu ve zihnî felçleşme
16.10.2017
Kervan’ın yolu niçin kesildi?
15.10.2017
Erdoğan’dan Saddam icat etmek istiyorlar!
13.10.2017
Türkiye’nin tam bağımsızlık yürüyüşü engellenemeyecek...
9.10.2017
İslâm, nasıl yeniden geleceğimiz olabilir?
2.10.2017
Eğitim, kültür ve medyada devrim yapmadan aslâ!
29.9.2017
Dünyanın üzerinde bir Avrupa hayaleti dolaşıyor...
22.9.2017
Hicret Ruhu: Diriliş umudu ve ufku
18.9.2017
Tarih, gücün değil, hakikatin kanatlarında yükselir…
17.9.2017
Çember daralıyor ama Türkiye herkesi şaşırtacak..
15.9.2017
Dünyayı çölleştiren, insanı tehdit eden tekno-paganizm çağına hoşgeldiniz!
11.9.2017
İnsansız şehir, şehirsiz insan…
8.9.2017
Gönül coğrafyamız, fokur fokur kaynıyor, bizi bekliyor…
3.9.2017
Kurban’ın öğrettiği hakikat: Ölüm gerçeği’nden ölümsüzlük fikri’ne ulaşmak…
1.9.2017
Kevser ve ebter: Nahr günleri ve “intihar” günleri
28.8.2017
Dünya bizi bekliyor… İyi hazırlanmalıyız…
25.8.2017
Yarın, çok geç olabilir…
21.8.2017
Laiklik dogması ve sopası…
14.8.2017
Dikkat! ABD, Türkiye’nin altını oyuyor adım adım…
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Düzce Satılık ve Kiralık Emlaklar Emlak8.net