Yusuf Kaplan

Yeni Şafak



Bookmark and Share

15 Temmuz direnişi, diriliş ruhuna dönüştürülmeli


15.7.2018 - Bu Yazı 34 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 15 Temmuz, NATO’nun FETÖ eliyle gerçekleştirdiği bir darbe ve işgal girişimiydi.

Bin yıl adalet, hakkaniyet ve kardeşliğin yeryüzünde hâkim olması için mücahede eden, mücadele veren bu toprakların çilekeş insanlarının nihâî olarak tarihe gömülme saldırısıydı.

Ama bu toplum, bu saldırıyı, destansı bir direnişle püskürttü ve tarih yazdı.

Bize düşen, 15 Temmuz gecesi tankların önünde dimdik durarak yazdığımız destansı tarihi, ortaya koyduğumuz tarihî direnişi, bir diriliş ruhuna dönüştürerek tarih yapmaktır.

15 TEMMUZ DESTANININ İÇİNİN BOŞALTILMASINA İZİN VERİLMEMELİ!

15 Temmuz darbe ve işgal girişimi başarıya ulaşsaydı, bu ülkenin nasıl paramparça edileceği, bize bel bağlayan, dua eden mazlumların umudunun nasıl söndürüleceği, 15 Temmuz gecesi, ortaya koyduğumuz direnişin, tarihin akışını değiştiren nasıl büyük bir hâdise olduğu bilinciyle hareket etmemiz gerekiyor.

15 Temmuz direnişini, diriliş ruhuna dönüştürmemiz gerekiyor.

Bu nedenle, 15 Temmuz destanını anarken, bu ruhla hareket etmemiz gerekiyor.

15 Temmuz Destanı, şehitlerimizin ruhunu rencide edecek pespaye konserlerle, içi boş, anlamsız nutuklarla, ruhsuz etkinliklerle kutlanırsa 15 Temmuz Ruhu katledilir.

Bu ruhu diri tutacak, yarınları kuracak bir ruhla anılmalı, hatırlanmalı, canlı tutulmalı 15 Temmuz direniş destanı. Ve sadece bu toprakların değil, bütün mazlum coğrafyaların direnişinin miladı olan bu destan, uzun soluklu bir diriliş ruhuna, diriliş hamlesine dönüştürülmeli.

Unutmayalım:

15 Temmuz, İslâm dünyasının kan gölüne dönüştürüldüğü, medeniyet-kurucu şehirlerimizin harabeye çevrildiği, işgallerin, katliamların, gözyaşının arş-ı âlâyı titrettiği, bütün umutların söndüğü bir kış mevsiminde, dünyanın bütün mazlumlarının gözlerini, bin yıl adaletin, hakkaniyetin, sulhün ve selâmetin bayrağını üç kıtaya yayan bu toprakların çilekeş insanlarına, Anadolu kıtası büyüklüğünde bir coğrafyaya çevirdikleri bir zaman diliminde, İslâm dünyasının ve bütün mazlumların umudunu yeşerten bu toplumun bütün emperyalistlere karşı topyekûn direniş ve mazlumlara umut oluş destanıdır.

15 TEMMUZ SALDIRISI, İKİ ASIR SÜREN HESAPLAŞMANIN SON PERDESİYDİ!

15 Temmuz saldırısı, iki asır süren hesaplaşmanın, saldırılar dizisinin son perdesiydi.

İki asır önce, Mithat Paşa’lar, Âlî Paşa’lar ve Fuat Paşa’lar gibi İngilizlere çalışan ihanet çeteleriyle Osmanlı içerden ele geçirilmeye ve çökertilmeye çalışıldı.

1908’de komitacılar devleti ele geçirdiler.

İngilizlerin İslâm dünyası üzerinde uygulamak üzere geliştirdikleri iki büyük projesi vardı.

Birincisi, tarih yapan bir aktör olarak İslâm’ı tarihten uzaklaştırmak: Osmanlı’yı durdurarak, Müslüman Hindistan’ı paramparça ederek bu birinci projeyi başardılar.

İngilizlerin ikinci projesi, Müslüman toplumları İslâm’dan uzaklaştırma projesiydi.

İslâm’ı hayattan uzaklaştırarak, mümkünse Budizm, Hinduizm, Taoizm gibi fosilleştirmekti bu.

Bunun için İslâm dünyasında iki paralel din icat ettiler: Arap dünyasında Vehhabilik, Hint dünyasında Kadıyanilik.

Vehhabilik üzerinden selefsizlik / köksüzlük demek olan neo-selefilik ve terör örgütlerini icat ederek İslâm’ı terörle özdeşleştirmeye çalıştılar. Bunu da büyük ölçüde başardılar.

Bu projeyle birlikte İslâm’ı protestanlaştırmak, hayattan uzaklaştırmak amacıyla iki asır önce Kadiyaniliği icat ettiler.

FETÖ ile Kadiyaniliği karşılaştırın, FETÖ’nün nasıl bir İslâm’ı protestanlaştırma projesi olduğunu görecek, benzerliklerden ötürü küçük dilinizi yutacaksınız.

15 TEMMUZ DİRENİŞİNİ DİRİLİŞ RUHUNA DÖNÜŞTÜRMELİYİZ...

Şunu aslâ unutmayalım: İslâm, bu toplumun yegâne omurgası ve tarih-yapıcı ruhudur.

İslâm’ı kaybedersek, hiç bir şeyi kazanamayız: Bu ülkeyi, emperyalistlere, leş kargalarına dekor yapmış oluruz. Emperyalistlerin emellerini gerçekleştirmelerinin önünü sonuna kadar açmış oluruz.

Ki, bu, bu toplumun intiharı demektir.

Yine bu, emperyalistlerin dünya üzerinde mutlak hegemonya kurmalarının önündeki en büyük engelin kaldırılması -yani medeniyet iddialarıyla kuşanacak müslüman bir Türkiye’nin tarihten silinmesi- demektir.

15 Temmuz direnişi, bir milattır: Emperyalistlere ve uşaklarına verilmiş tarihî ve destansı bir cevaptır.

15 Temmuz direnişi, iki asırdır, sürüklendiğimiz cendereden çıkmamız, devleti ele geçirerek bu toplumun ruhköklerini yok etmeye çalışan şebekelerin elinden devleti kurtarmamız ve devletle milletin aynı hedeflerde buluşmasını sağlayarak tarihî bir yürüyüşü başlatmamız demektir.

O yüzden 15 Temmuz direnişini, bir diriliş ruhuna dönüştürmek zorundayız. Vesselâm.

Facebook Yorumları

reklam
15.7.2018
15 Temmuz direnişi, diriliş ruhuna dönüştürülmeli
14.7.2018
Socrates’i öldürmeliyiz; yoksa metafiziksiz bilim, yok oluşa sürükleyecek hepimizi...
9.7.2018
Topçu’nun düşüncesi: İrade metafiziği ve postmodern krizi öngörmesi
6.7.2018
Eğitim, kültür ve medyada büyük atılımın beş şartı
24.6.2018
Tarihin nasıl yapılacağına karar vereceğiz...
18.6.2018
Çağ körleşmesi ve ruh üşümesi: Sûr’a üfleme vakti şimdi... (2)
17.6.2018
Çağ körleşmesi, ruh üşümesi ve ruh’un diriltici “sûr” üflemesi... (1)
15.6.2018
Ramazan, ümmîleşme seyrüseferi; bayram, ümmetleşme zaferi
11.6.2018
Hakikat neresi, siyaset nereye düşer?
8.6.2018
TİKA’ya ve Arifan’a saldırmanın dayanılmaz hafifliği!
4.6.2018
Süleymaniye, Sinan’ın ibadeti; senin ibadetin ne, peki?
3.6.2018
Şehir, oruç tutar mı? Hem de nasıl!
1.6.2018
Bin yıllık omurga: Ortak tarih şuuru ve medeniyet tasavvuru
28.5.2018
Ruh atılımı olmadan aslâ!
25.5.2018
Askerî darbe girişiminden sonra şimdi de ekonomik darbe...
21.5.2018
İngilizlerle Yahudileri çözmeden bir mesafe katedemeyiz!
18.5.2018
Yahudiler dünyayı esir aldılar: Dünyanın bir Yahudi Sorunu var
14.5.2018
Köklü sorunlara köklü çözümler gerekir...
11.5.2018
Batılılar, yüzyıllık hesaplarını Türkiye üzerinden yapıyorlar!
6.5.2018
Anadolu’da fırtınaya direnen ve yeşeren tohumlar...
4.5.2018
Bir medeniyet meselesi olarak sinema
30.4.2018
Osmanlı ruhu ve modeli: İnsanlığın geleceği
29.4.2018
Hakikat şarkısı bitmesin diye uykuyu kendilerine haram edenler var olduğu sürece...
27.4.2018
Neden kader seçimi?
23.4.2018
Suud ve İran: İki püsküllü belâ!
20.4.2018
Kader seçimi
16.4.2018
Asıl hedef Türkiye!
15.4.2018
Suriye vuruluyor ama hedef Türkiye kuşatılmasıdır!
13.4.2018
İsrâ ve Mirac: “Lâ”dan “illâ”ya... İki “gece yolculuğu”…
9.4.2018
Deizmin kökleri ve nasıl önlenebileceği...
9.4.2018
İki büyük tehlike: Deizm ve ateizm dalgası
6.4.2018
Türkiye, yeni bir eksen oluşturamadığı sürece...
2.4.2018
Maddî bakımdan büyürken, İslâmî bakımdan kan kaybetmemizin önüne nasıl geçebiliriz?
1.4.2018
Yürüdüğün yol kadar değil, aldığın mesafe kadarsın...
30.3.2018
Hedef Mısır değil, İhvan!
26.3.2018
Gençlerini ihmal edenler, geleceklerini imha ederler!
25.3.2018
İşte bir maarif inkılabı taslağı...
23.3.2018
Üç Aylar’da bütün yollar yürek ülkesi’ne çıkar...
19.3.2018
Kur’ân’ın kuşatıcılığını, aklın sınırlayıcılığına hapsetmek!
16.3.2018
Hem çağ’ı tanıma! Hem de tefessüh etmiş bir çağa göre Kur’ân’ı yorumla! Felâket, bu!
12.3.2018
Müslümanların direniş, diriliş ve varoluş yolculuğu...
9.3.2018
İnsan yetiştirmeden ve dünyasını inşa etmeden aslâ (1)
5.3.2018
Arapça Kitap ve Kültür Günleri: Sessiz bir devrimin ayak sesleri...
2.3.2018
Bütün darbeler İslâm’a karşı yapılmıştır
26.2.2018
Türkiye’nin ve coğrafyamızın istiklâl ve istikbal mücadelesi...
25.2.2018
Yaşadıklarımız, büyük doğum’un sancılardır...
23.2.2018
Üç Turgut Cansever: Düşünür, Mimar, Bilge
19.2.2018
Direniş ve diriliş ruhuyla donanmadan aslâ!
16.2.2018
Afrin Harekâtı: Türkiye’nin kendini bulma ve tarih yapma yolculuğu...
12.2.2018
Suriye’de kurtlarla dansımız başladı...
11.2.2018
Üç Abdülhamid: Mü’min, Mürîd, Sultan
9.2.2018
Suriye ve Mısır’la ilişkiler gözden geçirilmeli vakit geç olmadan...
5.2.2018
Türkiye’nin yanında mısın, karşısında mı?
4.2.2018
Bu ülkeyi herkes için güven adası yapmak zorundayız...
2.2.2018
Çanlar, Amerika için çalıyor...
29.1.2018
Amerikan hegemonyasının yani Yahudi gücü’nün sonuna doğru...
28.1.2018
“Türk askeri İslâmlaşıyor!” diye şikâyet eden celladına âşık tasmalı çekirgeler var bu ülkede!
22.1.2018
Afrin operasyonu: Dönüm noktası...
15.1.2018
Sorun üreten değil sorun çözen âdil bir hukuk sistemi şart!
8.1.2018
Durduğunuz yer, bakışınızı da, akışınızı da belirler...
5.1.2018
İran’la ortaklaşa oynanan asırlık tehlikeli oyun!
25.12.2017
Tarih fânîdir, hafıza bâkî...
24.12.2017
Dünyanın, “Tanrı’yı kıyamete zorlayan” bir 'Yahudi sorunu' var
22.12.2017
28 Şubat darbesi ve yıkımı...
18.12.2017
Hakikatin şifreleri: Hayatı okuma ve dokuma hamleleri...
15.12.2017
Tarihî kriz ve krizi aşmanın yolları...
8.12.2017
Küresel bir İntifada başlatılmalı!
3.12.2017
Türkiye’ye diz çöktürmek için “engizisyon mahkemesi” kurdular!
27.11.2017
Diyanet için üç büyük atılım önerisi
26.11.2017
Balkanlar’ın umudu: Köklü bir gelecek tasavvuru
24.11.2017
Suudlar ateşle oynuyor!
20.11.2017
Önümüzü açacak bir eğitim sistemi önerisi
17.11.2017
Sistemi dönüştürmek mi, sistem tarafından dönüştürülmek mi?
13.11.2017
Gazâlî yıkıcı mı, kurucu mu?
12.11.2017
İslâm, tek vazgeçilemezimiz olmadığı sürece...
10.11.2017
Suudlara biçilen tehlikeli roller!
3.11.2017
“Şoför” müyüz, “taşıt” mı?
30.10.2017
Diyanet büyük düşünmeli, kendisini yıpratmamalı ve yıpratılmamalı
27.10.2017
Medine’den Medeniyet’e, İstiklâl’den İstikbal’e...
23.10.2017
İlerleme putu ve zihnî felçleşme
16.10.2017
Kervan’ın yolu niçin kesildi?
15.10.2017
Erdoğan’dan Saddam icat etmek istiyorlar!
13.10.2017
Türkiye’nin tam bağımsızlık yürüyüşü engellenemeyecek...
9.10.2017
İslâm, nasıl yeniden geleceğimiz olabilir?
2.10.2017
Eğitim, kültür ve medyada devrim yapmadan aslâ!
29.9.2017
Dünyanın üzerinde bir Avrupa hayaleti dolaşıyor...
22.9.2017
Hicret Ruhu: Diriliş umudu ve ufku
18.9.2017
Tarih, gücün değil, hakikatin kanatlarında yükselir…
17.9.2017
Çember daralıyor ama Türkiye herkesi şaşırtacak..
15.9.2017
Dünyayı çölleştiren, insanı tehdit eden tekno-paganizm çağına hoşgeldiniz!
11.9.2017
İnsansız şehir, şehirsiz insan…
8.9.2017
Gönül coğrafyamız, fokur fokur kaynıyor, bizi bekliyor…
3.9.2017
Kurban’ın öğrettiği hakikat: Ölüm gerçeği’nden ölümsüzlük fikri’ne ulaşmak…
1.9.2017
Kevser ve ebter: Nahr günleri ve “intihar” günleri
28.8.2017
Dünya bizi bekliyor… İyi hazırlanmalıyız…
25.8.2017
Yarın, çok geç olabilir…
21.8.2017
Laiklik dogması ve sopası…
14.8.2017
Dikkat! ABD, Türkiye’nin altını oyuyor adım adım…
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları